2. Dünya Savaşı'nın bilinmeyenleri
Hitler hakkındaki korkunç gerçeklere bir yenisi daha eklendi
NAZİ FOTOĞRAF ALBÜMLERİNDEN 2. DÜNYA SAVAŞI - Stalin'in büyük oğlu Yakov Dzhugashvili Almanlar tarafından yakalandığında, 1941.
Yakov Dzhugashvili, İkinci Dünya Savaşı sırasında, Kızıl Ordu'da görev alıyordu ve Almanların, Sovyetler birliği istilasının ilk anlarında yakalandı.
Stalin, oğlunun yakalandığını, Almanlar ona bu fotoğrafı yolladığında öğrendi. Hala dolaşan söylentilere göre "salak kendini vurmayı da mı becerememiş?", "korkaklar gibi teslim olmuş" şeklinde küçük oğlu Vasily'e söyleniyormuş.
Savaşın sonlarına doğru, Almanların, Stalin'in oğlu ile Stalingrad'da esir düşen bir Alman mareşali takas etmek istedikleri fakat Stalin'in bir ere karşılık bir mareşali vermeyeceğini söylediği şeklinde dedikodular yayıldı. - Yakov Dzhugashvili'ni kamp güvenliği tarafından bu şekilde vurularak öldürüldü.
Siperde donarak ölen 2 Sovyet eri, Finlandiya, 1940.Sovyetler, birliklerini Finlandiya ön cephelerine kadar getirmek zorundaydı. Bazı Sovyet askerleri güneyliydi ve Finlandiya' da soğuk kış şartlarına alışkın askerlerle karşılaştırıldığında, kışın bu kadar zor şartlarda geçeceğini düşünmüyorlardı. Yiyecek ve erzak sıkıntısı çok büyüktü ve kış şartlarında savaşmak için yeterli eğitim ve teknikleri yoktu. Siperleri çalı çırpı ile kaplayıp, üzerini karla örterek sıcaklığı 1, 2 derece artırmaya çalışıyorlardı.
Fin askerleri tarafından, Sovyet birliklerini korkutmak için desteklerle karlar arasına montelenmiş, soğuktan donan bir Sovyet askeri, 1938. Finli askerler, soğuktan donarak ölen Sovyet askerini psikolojik savaş malzemesi olarak böyle kullanmış.
HİTLER HAKKINDA HİÇ DUYMADIKLARINIZ! - Almanya, Hitler'in yönetimindeyken sadece 10 senede; Fransa, İtalya, Yunanistan, Sovyetler Birliği ve Finlandiya da dahil olmak üzere 24 ülkeyi işgal etmiş ve bir süper güce dönüşmüştü.
Naziler geliştirdikleri 'U-boat' isimli denizaltı sayesinde Atlas okyanusunda hüküm sürmüşler ve New York'a kadar ulaşmışlardı.
Hitler toplulukların düşünmesini durdurup, duygusallaşmalarını sağlayan ve kalabalıkları çok iyi ikna eden bir konuşma yeteneğine sahipti.
Miting öncesi yaptığı konuşma provalarında kendi fotoğraflarını çektirerek konuşurken ki duruşunu sıklıkla analiz eder ve geliştirirdi.
Milyonlarca yahudi trenlerle imha kamplarına götürüldü ve 1 milyonu çocuklardan oluşmak üzere Avrupa'daki yahudi nüfusunun 3'te 2'sini oluşturan 6 milyon yahudi buralarda katledildi.
Bunların yanında Hitler'e karşı çıkan almanlar, eşcinseller, özürlüler ve çingenelerle beraber toplamda 11 milyon civarında insan Nazi rejimi tarafından acımasızca öldürüldü.
Holokost'un en belirgin özellikleri arasında, insanların tıbbi deneyler için kullanılmaları vardır. Mahkumların kalbine petrol enjekte etmek, canlıyken radyasona maruz bırakmak bunlardan bazılarıdır.
Bu doktorlardan en meşhuru 2 milyon kişinin ölümünden sorumlu olan ve genelde çingene çocuklar üzerinde çalışan Josef Mengele'ydi.
Çocuklara şekerler verir ve onun sahte sevgisine kanan çocuklar da ona 'Amca Mengele' derdi.
Ancak çocuklar gözlerine mavi mürekkep enjekte edildikten sonra veya vücutları birbirine sırtlarından dikildikten sonra sabah akşam bağırırlar ve ölecekleri günü acıyla beklerlerdi.
Nazilerin yaptıkları deney çalışmalarının tamamı maalesef hiçbir zaman bilinemeyecek, çünkü kamyonlar dolusu evrak Kaiser Wilhelm Enstitüsü'nde, Doktor Otmar von Verschuer tarafından yok edildi.
Dövmeli vücutlara düşkünlüğü ile tanınırdı ve öldürttüğü yahudilerin derilerindeki dövmeleri kesip, bazen de derileri kendisi süsleyip; çanta, eldiven ve hatta işlemeli iç çamaşırı yapardı.
1947 yılında ömür boyu hapis cezasına çarptırılınca hapisten kurtulmak amacıyla gardiyanların biriyle ilişkiye girip hamile kalmış ve 2 sene içinde serbest bırakılmıştı.
Hitler, yahudilerin neslini tükettikten sonra yahudi iskeletlerinin, vücut kalıntılarının ve bazı değerli eşyalarının içinde bulunduğu "Tükenmiş Irk Müzesi" isminde bir müze açmayı planlamıştı.
2. Dünya Savaşı sırasında Nazi bilim adamları 'süper bir ordu üretebilmek amacıyla' içinde oxycodone, kokain ve metamfetamin bulunan tuhaf bir ilaç karışımı geliştirmişlerdi.
Bu ilacı deneklere verdiklerinde denekler bir gün boyunca 20 kg'lik bir yük sırtlarındayken hiç yorgunluk çekmeden 90 km yürüyebilmiş ve vücut kondisyonları %500 artmıştı.
Tarihteki en büyük silah - Schwerer Gustavı Nazi Almanyası tarafından üretilen 1350 ton civarındaki bu nesne ancak demir yolu üzerinde ilerleyebilmektedir.
Hitler Fransa'yı aldığında Fransızlar Hitler'in Eyfel kulesine çıkamaması için kasıtlı olarak asansörün halatlarını kesmişlerdi.
1710 basamak çıkmaya üşenen Hitler Paris'i ele geçirmiş olsa da asla çok sevdiği Eyfel'e tırmanamadı, bu yüzden kendisiyle Paris'i ele geçirdi, ancak Eyfel'i ele geçiremedi diye dalga geçilmiştir.
Adolf Hitler'in ilk aşkı olan "Stefanie Rabatsch" bir yahudiydi. Hitler, kavuşamadığı ilk aşkı Stefanie için intihar etmeyi bile düşündü.
Ayrıca 1. Dünya Savaşı sırasında kasığına aldığı bir darbe sonucu bir testisini kaybettiği için cinsel gücünü artırması için kendisine boğa spermi enjekte ederdi.
Hitler, 1924'te yazdığı 750 sayfalık "Kavgam" adlı kitabıyla binlerce almana nazi ideolojisini aşılamış ve beynini yıkamıştır.
Kitap insanları nazileştirdiği için günümüzde satışı yasaklanmıştır, fakat bazı kitapçılarda hala satılır.
SON GÜNLERİNİ BURADA GEÇİRMİŞ! - Fransız fotoğrafçı dünyanın en gaddar savaş suçlularından Adolf Hitler'in son sığınağını fotoğrafladı. Ormanın içinde saklı Hitler'e ait bu sığınak 62 yıl sonra bulundu. Dönemin savaş koşullarına göre inşa edilen bu sığınakta Hitler, burada İngiltere'ye saldırı planlarını düzenlemiş.
Tünel 9 kilometre uzunluğunda, 30 metre derinlikte. Yani günümüz teknolojisiyle neredeyse 2 yılda bitirilen metro durakları arasından daha uzun mesafede. Paslanmış kapılar, aşınmış koridorlara ve karanlık odalara açılıyor.
Dönemin şartlarına göre yapılan yer altı sığınağındaki borular paslanmış.30 metre aşağıda ışıksız küçük bir kasaba inşa edilmiş. Parisli fotoğrafçı bu keşfi yapmak için Fransa'nın yıllık av sezonuna girmesini bekledi.
Ormanın konumu, ormanda eğitim gören düzenli birlik nedeniyle gizli tutuluyor. İkinci Dünya Savaşı ve o döneme ait özel ilgi duyan Askat, sonunda bu özel alanın konumuna ulaştı ve fotoğraf çekebilmek için Fransa'nın yıllık avlanma sezonunda özel izin aldı.
Fotoğraftaki sığınaklar Hitler'in son komuta merkezi olarak tarihe geçti. Sığınağın duvarında Hitler'den sonra Fransızlar "Terrain Militaire Defense D'entrer" yazmışlar.
HİTLER AKIL HASTALARINI DA KATLETTİ 6 Milyon Yahudi'nin öldürücü gazla katledildiği, Hitler'in ilk toplama kampı olan Poznan'ın kapılarını açan bir Nazi askeri.
Nazi askerleri, Owinska kasabasında bulunan bu hastaneden yüzlerce akıl hastasını, öldürücü gaz deneyleri için kaçırarak Poznan Toplama Kampın'a hapsetti.
19. Yüzyıldan kalma kalenin, toplama kampına dönüştürülmeden 3 yıl önce çekilmiş bir kare...
Marianna Marszalkowska adındaki bu kadın Nazi toplama kampından sağ kurtulan ender kişilerden...
Gaz odasının kapısı kapatıldıktan sonra, kapıdaki delikler toprak ve karbonmonoksitle kapatılıyordu.
Nazilerin "Sonderkommando" adını verdiği, Yahudi esirler arasından seçilen bu kişiler, Yahudi tutsakların değerli eşyalarını alır ve gaz odasına götürürlerdi. Gaz odalarında ölen esirleri fırında yakma görevi de bu seçilen esirlere verilirdi.
Bu kimlikler Poznan Toplama Kampı'nda görev alan iki Nazi subayına ait. Josef Bohm ve Ernst Thiele
Kasım 1943, Nazi Almanya'sının 2. adamı olan Heinrich Himmler'in Poznan Toplama kampını ziyareti sırasında çekilmiş bir fotoğraf.
Henryk Romuald Braun, Poznan Toplama Kampı'ndan başka bir kampa nakledildiği sırada kaçmış ve savaş sonrasında maraton koşucusu olmuştur.
Halina Wojtasik, Poznan Toplama Kampı'nda işkence gördükten sonra Berlin'in kuzeyinde bulunan Ravensbruk Toplama Kampı'na nakledildi ve orada öldürüldü.
Celina Choynacka, Poznan Toplama Kampı'na gelmeden önce bir doktordu. Poznan'dan sonra Auschwitz ve Ravensbruck toplama kamplarına nakledildi. Savaş sona erdiğinde hala hayattaydı. 1955 yılında geri döndüğü Poznan'da yaşamını yitirmiştir.
Eski bir direniş savaşçısı olan Adam Plucinski ise Alman gizli servisi Gestapo tarafından uzun süre işkence gördükten sonra ortadan kaybolmuştur.
Hermann Weinberg ve Preisler Oskar, Poznan Toplama Kampı'nda görev yapan 2 gardiyanın kimlik kartları.
Gardiyanların, Hitler ve Himmler tarafından ziyaret edildikleri sırada çekilen bir fotoğraf.
Yahudi esirler arasından seçilen Sonderkommando birliklerinin, 5 binden fazla mahkumun ölümüne sebep olduğu belirtiliyor.
Naziler 1942 yılında gaz odalarının kullanımını durdurdu fakat mahkumlara ağır taşlar bağlayarak merdivenlerdenleri koşarak çıkmaya zorladı.
Tutsaklar merdivenin sonuna ulaştıklarında gardiyanlar tarafından tekmelenip tekrar aşağıya düşürülüyordu.
2. Dünya Savaşı sona erdiğinde Almanlar, Avrupa Yahudi nüfusunun üçte ikisinin ölümüne sebep oldu.
KORKUNÇ NAZİ DENEYLERİ Yazar Sarah Helm'in Ravensbruck'taki Yahudi kadınlarına işkence için kurulmuş kampı son kitabında anlattı
Bunlar doktorlar, operacılar, siyasetçiler ve fahişeler olabiliyordu. Daha sonra Nazilerin fethettiği ülkelerden kadınlar gelmeye başladı. Yorgun ve hasta olanların öldürülmesine, ölüm kampında, öncelik veriliyordu.
Hitler'in bakanı Himmler'in verdiği yetkiyle kadın tutuklular üzerinde deneyler yapılmaya başlandı. Sadist doktor Sonntag, yaralı kadınları sopasıyla döverek veya ayakkabısıyla ezerek gezmeyi seviyordu.
Anestezi yapmadan diş çekmenin ise kişisel favorisi olduğu biliniyordu. Askerlerin daha başarılı olması için düzenli seks yapmaları gerektiğini düşünen Himmler, Sonntag'a hastalık bulaşmadan cinsel ilişkiye girmenin yollarını araştırmasını söyledi.
Sonntag kadın hastalara bel soğukluğu ile frengi bulaştırmaya başladı. Hastalığı omuriliğe yapılan iğnelerle bulaştırdılar.
"Tavşan" adı verilen denekler ise savaşta yaralı askerlere nasıl müdahale edilmesini araştırmak için canlı ve güçlü kadınlara verilen isimdi.
"Tavşanlar" yatağa yatırılıp bacakları canlı canlı kesilip, enfeksiyon kaptırılıp tedavi edilmeye çalışılan kadınlardı. Bu süreci kaldıramayan pek çok kadın öldürüldü.
Ravensbruck kampında aşırı yoğunluktan dolayı 1945 yılında gaz odası yapıldı. Silahla öldürme ve zehirlemeye göre çok daha hızlı öldürülebiliyordu. Sadece bir hafta sonunda 2 bin 500 kadın öldürüldü.
30 Nisan 1945'te Ravensbruck kampı Rus askerleri tarafından kurtarıldı. SS subayları kaçmıştı, ancak kampa gelen Rus askerleri kadınlara tecavüz etmeye başladı.
Kampta bulunan Rus bir kadın, Almanlar bizi domuz olarak gördüğü için tecavüz etmiyorlardı ancak bizim askerlerimiz bize günlerce tecavüz ettiler, diye konuştu.
II. Dünya Savaşı sırasında, bir grup Alman doktor toplama kamplarındaki binlerce esir üzerinde, onların rızasını almaksızın acı veren ve genellikle ölümle sonuçlanan deneyler yaptı.
Dachau toplama kampında buzlu suda bekletilerek Nazi tıbbî deneylerine maruz kalmış bir kurban. SS doktoru Sigmund Rascher deneyi yönetiyor.
Uçak mürettebatının oksijensiz yaşayabileceği rakımı belirlemek üzere yapılan bir deneyde basınç odasında bilincini kaybeden bir esir (daha sonra ölmüştür.)
Deniz suyunun içilebilir hale getirilmesi için Nazilerin tıbbî deneylerinde kullanılan Roman (Çingene) kurban.
Neungamme toplama kampında tüberkülozla ilgili tıbbı deneylere tabi tutulan Sovyet savaş esiri.
SS doktorları lenf düğümlerini çıkardıktan sonra kalan yarayı göstermeye zorlanan Yahudi çocuk. Bu çocuk tıbbî deneyin bir parçası olarak tüberküloz mikrobu verilen 20 Yahudi çocuktan biriydi. Hepsi 20 Nisan 1945'te öldürüldü.
Neungamme toplama kampında tüberküloz deneylerinde kullanılan yedi yaşındaki Jacqueline Morgenstern. Kampa girilmesinden hemen önce öldürüldü.
1942'de tıbbî deneylerde kullanılan Ravensbrueck'ten sağ kalan Polonyalı siyasi esir Helena Hegier'in deforme olmuş bacağının savaş suçları tahkikatı sırasında incelenmesi. Bu fotoğraf, Nuremberg'deki Tıbbî Dava'da kanıt olarak sunuldu.
Ensizyon sonucu bacağın şekil değiştiren yaralarına tıbbî personel tarafından bilerek bakteri, pislik ve cam parçaları ile enfekte edildi. Auschwitz-Birkenau'da Dr. Josef Mengele'nin tıbbı deneylerde kullandığı kurbanlar.
Eduard, Elisabeth ve Alexander Hornemann. Neuengamme toplama kampında tüberküloz deneylerinde kullanılan çocuklar, kampa girilmesinden kısa süre önce öldürüldü. Elisabeth Aushcwitz'de tifüs nedeniyle hayatını kaybetti.
Birleşmiş Milletler personeli Auschwitz kampındaki tıbbî deneylerde kullanılan 11 yaşındaki sağ kalan çocuğa aşı yapıyor.
Alman doktor ve SS yüzbaşı Josef Mengele. 1943'te Auschwitz SS garnizon doktoru (Standortartz) unvanını aldı. Mevkisi gereği çalışabilecek denli formda olanları ve gaz odasına gitmeye mahkumları seçmek ve ayırmaktan sorumluydu.
Auschwitz kampında 10. Blok'ta kalanlar üzerinde tıbbı deneyler yapan Nazi doktor Carl Clauberg.
Friedrich Hoffman bir yığın ölüm kaydıyla, Dachau toplama kampındaki Nazi tıbbî deneyler sırasında sıtmaya yakalanan 324 Katolik rahibin öldürülmesi hakkında ifade veriyor.
Ravensbrueck kampındaki tıbbı deneylerde kullanılan, Doktorlar Davası'nda iddia makamı adına şahitlik yapan dört Polonyalı kadından biri olan Wladislava Karolewska.
Uzmanlık alanı tıp olan bir şahit 22 Kasım 1942'de Ravensbrück toplama kampında kendisine uygulanan prosedürleri açıklarken, toplama kampından sağ kalan Jadwiga Dzido yaralı bacağını mahkemeye gösteriyor.
Ravensbrueck toplama kampında doktorluk yapan Herta Oberhauser Nuremberg'deki Doktorlar Davası'nda hüküm giydi. Obrhauser kamptaki esirler üzerinde tıbbi deneyler yapmaktan suçlu bulundu ve 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Toplama kampındaki esirler üzerinde tıbbı deney yapmaktan yargılanan Nazi doktorlardan biri, Victor Brack.
Dört Polonyalı kadın Doktorlar Davası'nda iddia makamı adına şahitlik etmek üzere Nuremberg tren istasyonuna geliyor. Soldan sağa Jadwiga Dzido, Maria Broel-Plater, Maria Kusmierczuk ve Wladislawa Karolewska. 15 Aralık 1946.
Sovyet askerleri içinde tıbbı deneylerde kullanılan zehir olan bir kutuyu inceliyor. 27 Ocak 1945'ten sonra, Auschwitz, Polonya.
Buchenwald toplama kampı SS baş doktoru Waldemar Hoven, Amerikan Askerî Mahkemesi huzurunda yargılanması esnasında. Hoven esirler üzerinde tıbbî deneyler yürütmüştür. 23 Haziran 1947, Nuremberg, Almanya
Hitler, 1933'te iktidara gelişinden beri her yıl Nürnberg'de miting düzenler bu mitingleri de Nazi Almanyası'nın en büyük propagandalarından birisi olarak gösterirdi.
Naziler 1920'lerden beri düzenli olarak parti kongreleri düzenliyorlardı. 1933'e gelindiğinde artık bu durum miting alanlarına taşındı. Nazilerin parlamenter kanadı SA bu mitinglerin marşçılarıydı. Uzun bıçaklar gecesinde onların da kalemi kırıldı.
Tam ortada gördüğünüz kişi Hitler. 1934 yılında önceki savaşlarda hayatını kaybeden askerleri onure ediyorlar. 1934'teki bu mitingin filmi de yapıldı. 'Triump of the Will' bu şekilde Nazi kültürü Almanya dışına da taşınmış, tanıştırılmış oldu.
1934 mitingi aynı zamanda "Işığın Katedrali" gösterisiyle de ünlenmişti. Savaş uçaklarına karşı kullanılan bu ultra güçlü spotlar yukarı doğru baktırılarak sütunlar oluşturuldu. Hava kuvvetleri bütün ışıkların böyle bir gösteride kullanılmasına karşı çıkmıştı ama Hitler ısrar etti.
Hitler 1935 yılında gerçekleştirdiği 'Özgürlük Mitinginde' konuşuyor. Burada Hitler zorunlu askerlikten bahsedip asker gücüyle Versay'ı fesh edeceklerinden bahsediyor.
Hitler 1935 mitinginde o kritik konuşmaları yaparaken binlerce asker onu korumak için bekliyor. Hitler o sıra yeni yasaları belirtiyor 'Hiçbir Yahudi Alman ile evlenemez ve ancak Alman kanı taşıyanlar (Yahudi olmamak kaydıyla) Alman vatandaşı olabilir.'
Hitler, 1936 yılında gerçekleştirdiği 'Onur Mitinginde' Nazi selamı veriyor. Bu mitinge 'Onur Mitingi' demesinin sebebi ise Mart ayında Ren kıyılarına asker yetiştirmesiydi.
Hitler'in 1937 Mitingindeki 'Işığın Katedrali' gösterisi. 300.000'den fazla insanın bulunduğu bir mitingdi.
1937 mitingi 'İşçi Mitingi' olarak adlandırılmıştı. Bunun sebebi ise Almanya'daki işsizlik oranının düşmesiydi. Nazilerin iktidara gelmesinden önce 6 milyon olan işsizlik 1937'de altın çağını yaşıyordu ve 1 milyona düşmüştü.
1938 mitinginde Hitler marşçılarını inceliyor. 1938 mitingi "Daha Büyük Bir Almanya Mitingi" olarak adlandırılmıştı. Bunun nedeni ise Mart 1938'de Almanya'nın Avusturya'yı topraklarına katmasıydı. Bu sondu... 1939 Mitinginden 1 gün önce Polonya işgal edilmiş savaş başlamıştı.
ÇÜRÜMEYE TERKEDİLDİ! - Almanya'nın Baltık Denizi kıyılarında tamamı deniz manzaralı 10.000 odası ile dünyanın en büyük oteli yatıyor.
5 km'lik uzunluğa sahip otelin 10 bin adet odası bulunuyor. Böyle devasa bir otel 77 yıl önce kurulmuş olmasına rağmen hiçbir zaman müşterileriyle buluşamamış.
Bunun ana nedeni ise Nazi Almanya'sı zamanında Hitler'in emriyle Prora ismiyle 1936 ve 1939 yılları arasında kurulmuş olması.
1939'da savaştan dolayı bitirilemeyen otelin inşaatında çalışan işçiler ise silah fabrikalarına tayin edilmişler.
inşaatında 9.000 kişinin çalıştığı komplekste sinema, festival salonları ile yüzme havuzları ve yolcu gemileri için bir iskele vardı.
Otelin yapılış amaçlarından biri ise Nazi propagandasını iyi yapan vatandaşlar ve Nazi subayları için tatil imkanı sağlamaktı.
2. Dünya Savaşı sırasında Hamburg şehri bombalanırken birçok insan bu otele sığınmış.
Savaş sonrası Batı Almanya ordusu tarafından karargah olarak kullanılan otel 1990'da Almanya'nın tekrar birleşmesinden sonra kaderine terkedilmiş.
Bugün yüzlerce oda ve duvar vandallar tarafından parçalanmış durumda. Otelin şimdiki odak projesi ise tekrar hayata otel olarak döndürülmesi üzerine…
ÖLÜM ODALARI BÖYLE GÖRÜNTÜLENDİ! - Filmlere de konu olan Sobibor imha kampında yüz binlerce Yahudi öldürülmüştü. Arkeologlar, yıllar süren çalışmalar sonrası, ölüm odalarının kalıntılarını buldu.
İsrailli ve Polonyalı arkeologlar 2007 yılından beri Polonya'nın güneydoğusunda yer alan Sobibor toplama kampında çalışmalar yürütüyordu.
Yapılan çalışmalar sonucu, toplama kampında esir tutulanlara ait mücevher, parfüm, ilaç gibi çok sayıda kişisel eşya bulundu.
Adını yakındaki bir köyden alan Sobibor imha kampı, 1942 yılı başında Almanların Polonya'yı işgali sırasında inşa edilmiş ve Belzec ile Treblinka toplama kampları ile birlikte ölüm kampı olarak işlev görmüştü.
Auschwitz-Birkenau'dan farklı olarak Sobibor'daki Yahudilerin zorunlu işçi olarak çalışarak hayatta kalma gibi bir şansları yoktu. Tahminlere göre, Sobibor'da 1942-1943 yılları arasında 250 bin kişi öldürüldü.
14 Ekim 1943 tarihinde kampta isyan çıkmış ve 300 tutuklu kaçmıştı ancak çoğu kaçarken vuruldu ya da daha sonra Naziler ve Ukraynalı gardiyanlar tarafından öldürüldü.
İsyandan sonra Naziler izleri silmek için kampı yok etti. Daha önce barakaların olduğu yerlere ağaçlar dikildi.
REKLAM advertisement1