'Cem'i Şahan'ı üzmemek için dramadayım'
Bu akşam Fox TV'de 'Babam İçin' dizisiyle ilk kez izleyicilerin karşısına bir dramayla çıkmaya hazırlanan Hasan Kaçan, rolüne çalışırken zorlandığını söylüyor
Hasan Kaçan, aradan geçen yıllara rağmen çocuk ruhundan hiçbir şey kaybetmiyor. Bu akşam ‘Babam İçin’ dizisiyle de izleyiciyi ağlatacağına inanıyor. Bugüne kadar hep kendisinden bir parça taşıyan rollere hayat verdiğini ama bu defa çok zorlandığını söyleyen Kaçan, “Sette çok eğleniyorum. O nedenle duyguya girip ağlamak zor oluyor” dese de yönetmen “Kayıt!” dediğinde gözyaşları dökülüyor. Kaçan’la yeni dizisinin Erenköy’deki setinde heyecanını paylaştık.
Bugüne kadar hep komik bir adam olarak tanıdık sizi. Dramada oynayacağınızı duyunca açıkçası şaşırdım...
Ben komedi oynayan arkadaşları pek ekmeğinden etmek istemedim. Cem, Şahan ve Ata’yı üzmemek için dramada oynuyorum. Onlara biraz boş bir alan bırakmak istedim. Şaka bir yana Oya, ben de şaşırdımdramada olmama... Çünkü ben komedi oynamıyorum. Genellikle güleryüzlü, sempatik işlerde oynadım. İçinde hep drama vardı. Ama bu dizide ben çok ağladım, şimdi sıra seyircide...
Yıllardır komik tarafıyla tanıdığımız Hasan Kaçan’ı ağlatmak zor olmadımı?
Sorma, beni saatlerce ağlattılar. Sonuçtamizahçılık derken kendimi oyunculuğun içinde buldum. Bir sahnenin gerçek olması için onu gerçekten yaşamak zorundayım. Setteki oyunculara “Ağla!” dediklerindemusluklar çalışıyor ve yaşlar akıyor. Benimağlamamiçin korkunç derecede üzülmemgerekiyor. Aklıma çocukluktan bir şeyler getiriyorum, anneannemi düşünüyorum. Beni üzen şarkıları, türküleri dinliyorum. “Hasan Abi, tamammı?” diyorlar. O anda kopmuş, hüngür hüngür ağlamış oluyorum. Yönetmen de “Duygusu gitmeden çekelim” diyor. Gerçek anlamda hemüzüldüm, hemağladım. Ağlatmak kolay ama ağlamak da zor. İzleyenler de bundan etkilenecekler. Etkilenmezlerse yandık!
Nasıl ikna oldunuz peki bu projeye?
Ben zaten ikna olmak için bekliyordum. Yönetmenimiz Ahmet Katıksız’ı çok seviyorum. Senaryoyu yazan Deniz Akçay, çok sevdiğimbir insan. Bana bu rolü teklif ettikleri için sadece teşekkür edebilirim. Ama bana senaryo geldiğindematrak adamlar da vardı. Herhalde onlardan biriyimdiye düşündüm. Ahmet, “Orhan’dan başka kimolabilirsin ki?” dedi. Ben de, “Biraz ağır değilmi? Bizi bozmasın?” dedim. Halil İbrahimSofrası’nda birlikte çalışırken Ahmet, çektiğimiz duygusal sahneleri bir yere not etmiş. Dizi uzun süre devamederse “Beni Ahmet Katıksız keşfetti” diye açıklamalar yapacağım. Kuzguna yavrusu şahin görünür ama bu gerçekten güzel iş. Büyüklerin hep söylediği gibi dünyanın en güzel kızı da olabilir ama Allah bahtını açık etsin. Biraz da Allah çirkin şansı versin.
Pazar akşamı, hemde karşınızda ‘Umutsuz Ev Kadınları’ varken yarışa başlayacaksınız...
Biz de umutlu ev herifleriyiz. Projeden umutluyuz.
Karikatürist, yapımcı, senarist ve oyuncu diye başlıyoruz sizi tanımlamaya. İlk kez bu projede sadece oyuncusunuz. Nasılmış?
Güzel yazılmış bir projenin içinde, şahane bir ekip ve oyuncularla berabersen, bu tadından yenmeyecek bir şeymiş. Yüzde yüz işine konsantre olabiliyormuşsun. Hep bende var olan karakterleri oynamıştım. Ama Orhan çok alakasız. Böylesi daha rahatmış.
AĞLARKEN GÜLDÜRECEĞİZ
HASAN Kaçan, dizinin konusundan çok etkilendiğini ve kabul ettiğini söylüyor: “Orhan yıllarca namusuyla, şerefiyle gümrükte çalışmış, müdür yardımcılığı yapan, ailesine düşkün bir baba. Karısı, 4 çocuğu ve bir ağabeyi var. Hayatı doğruluk ve dürüstlük üzerine kurulu. Bir gün herkesi çok üzecek bir haber alıyor. O haberden sonra ailem için ne yapabilirim arayışına giriyor. Sonunda kurallarına, duruşuna, doğruluğuna hiç uymayan bir şey yapıyor. Bütün hikâyemiz boyunca da bunun bedelini ödemek zorunda kalıyor. Tabii evde de hiçbir şey yolunda gitmiyor. Senaristimiz Deniz Akçay, bu hikâyeyi gülerken ağlatan, ağlarken güldüren denilen sıcak ve samimi bir şekilde anlatıyor.”
PANA FİLMLE HÂLÂ ORTAĞIM
HASAN Kaçan, geçtiğimiz aylarda ‘Ekmek Teknesi’ni yeniden çekmek istediği ve ortaklarından veto yediği için Pana Film’le ortaklığının sona erdiği yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söylüyor: “Pana Film’le ortaklığım sürüyor. Ben ‘Ekmek Teknesi’ni yapmak istedim ama ortaklarım sıcak bakmadılar. Tek başıma yapmaya karar verdim. Daha sonra vazgeçtim. Hiçbir işte rol almadan rahat bir sezon geçireceğime ‘Babam İçin’ dizisiyle anlaştım. Kendiliğinden çıkan işler hayatımda hep önemli oldu. ‘Ekmek Teknesi’ de ummadığım bir projeydi ve çok güzel oldu. İnşallah bu proje de öyle olur.”
"SETE GELİRKEN ÇOK NEŞELİYİM"
BEN genelde bir işe girdiysem mutlaka her tarafına bulaşıyorum. Böyle bir alışkanlığım var. Ama dediğim gibi bu defa öyle olmadı. Sadece oyuncuyum bu dizide. İyi yazılmış bir senaryoda, şahane bir ekiple ve müthiş bir oyuncu kadrosuyla bir arada olup sadece oyunculuğa konsantre olmak başka bir tatmış. Ama mesela açıkçası kendi adıma zor bir karakteri oynuyorum. Şu sebepten; ne memurluk hayatını bilirim ne de Orhan gibi birini tanıdım.... Şimdi sabah oğlum Fatih beni yuvaya bırakıyor, akşam da gelip alıyor. Sete yuvaya geliyormuş gibi çocukça bir sevinçle geliyorum. Daha ne isterim!
OYA DOĞAN- GAZETE HABERTURK- HT MAGAZİN