Konu başlığını açıklamak bakımından bu göçmen sınıfını, zoom toplantısına Bali arka planıyla katılan dijital göçebeler olarak tarif edebiliriz mesela. Veya daha iyi bir sosyoekonomik yaşam için zengin ülkelere yönelen nitelikli iş gücü; veya giderek yükselen bir trendle, en başta BAE ve Singapur olmak üzere ülke adresini değiştiren milyonerler - ki Ukrayna işgali sonrası önemli kısmı Rus milyonerler -, veya OECD ülkeleri arasında ekonomiden çok kamusal nedenlerle, daha az bürokrasi ve deniz-güneş-kumla daha gevşek bir yaşam tarzı için göç hareketlerine girişenler olarak tarif edebiliriz.
Pandemi sonrası büyüyen bir uluslararası bireysel göç hareketine tanık oluyoruz. Kimselerin istemediği göçmenler değil onlar. Çatışmalardan ve yoksulluktan, iklim krizi nedeniyle artık yaşanamayacak coğrafyalardan kaçarken denizlere dökülen, sınırlarda jiletli tellere toslayan düzensiz göçmen kategorisinden değiller.
BM Göç Raporu’na göre bugün 281 milyon kişi doğduğu topraklarda değil, uluslararası göçmen sıfatıyla bir başka ülkede yaşıyor. Bu kitle dünya nüfusunun sadece yüzde 3.6’sını oluştursa da küresel sosyal ve ekonomik değişimleri gösterdiği için önemli bir oran. Geleceği planlarken göz önünde bulundurulması gereken bir faktör. Çünkü 1990’dan bu yana uluslararası göçmen nüfusunda 128 milyonluk bir artış söz konusu.
TÜİK verilerine göre geçen yıl 139 bin 531 Türk vatandaşı yurt dışına göç etti; Türkiye’den başka ülkelere göçen yabancıların sayısı ise 327 bin 383.
2022’de Türkiye’ye gelen 494 bin göçmenin 94 bini ise Türk vatandaşı. Türkiye’ye gelen en büyük grubu yüzde 25’le Rusya vatandaşları oluşturuyor. Ukrayna, İran, Afganistan ve Irak vatandaşları izliyor.
Türkiye’den en fazla 25-29 yaş grubundaki nüfus göç etmiş. Nedenlerini tahmin etmek zor değil, ekonomik sıkıntılar ve işsizlik itici güç. Ancak bu gençlerin ne kadarı nitelikli iş gücüne dahil, hangi ülkelerde hangi işlere angaje oldular, net bilmiyoruz. TÜİK’in işi sadece istatistik tutmak.
ALMANLAR NEREYE VE NEDEN GÖÇ EDER
Geçen yıl Almanya’dan ayrılan 270 bin Alman vatandaşının göç rotaları ve nedenleri ise daha net. Nüfus Araştırmaları Enstitüsü verilerine göre Almanlar daha az bürokrasi, daha yüksek ücret ve daha az vergi, daha iyi hava koşulları ve daha rahat hayat tarzı arayışıyla ülke değiştiriyor. Göçmenlerin yüzde 18’i Almanya’da mutlu olmadığı için ülkeyi terk ettiğini söylüyor. Ancak göç ettikleri ülkelere ilişkin şikayetleri de diz boyu; hepsi tek tek detaylandırılmış.
Federal İstatistik Bürosu’na göre 2022’de Türkiye'ye göç eden Almanların sayısı 5 bin 722.
Almanların ilk tercihi ise İsviçre, geçen yıl komşuya göçenlerin nüfusu 20 bin 107. Nedeni belli, ücretler daha yüksek, vergiler daha düşük, dil problemi yaşanmıyor ve İsviçre’nin doğal güzellikleri de malum. Ancak entegrasyon kolay değil, ülkede yaşayan 300 bin Alman, İsviçrelilere fazla geliyor. Vatandaşlık almak için 10 yıl beklemek gerekiyor, emlak fiyatları yüksek ve özel sağlık sigortası şart.
İkinci tercih İspanya, özellikle iklimi ve rahat yaşam tarzı Almanları çekiyor. İlk beş yılda yabancılara vergi indirimi iyi geliyor. Fakat ücretler Almanya’ya göre daha düşük ve hayat pahalı. Hastane randevusu için aylarca bekleniyor. Üçüncü sıradaki Portekiz’den de şikayet çok; sağlık sistemi kötü, bürokrasi ağır işliyor, hayat pahalı, çocukların özel okul ücretleri çok yüksek ve bir de Portekizceyi öğrenmek, zannettiklerinden zormuş.
Sonra Almanlar sırasıyla İsveç’teki konut sıkıntısı ve çetelerin yüksek suç oranından, İsveçlilerin bir kahve içmeye bile davet etmeyecek kadar konukseverlikten uzak olmasından; Kanada’nın iş gücünde çok yüksek nitelik beklemesinden; Avustralya’nın sıcağında evlerin yeterli izolasyona sahip olmamasından, zehirli hayvanlarla köpekbalıklarından; Yeni Zelanda’nın izole bir ada olarak her yere uzaklığından şikayetçi.
Göründüğü kadarıyla Alman göçmenler Birleşik Arap Emirlikleri’nden şikayetçi değil, çünkü özel kişiler vergi ödemek zorunda değil, bütün kazanç cepte kalıyor. Varlık ve emlak vergisi de yok.
Vergi cenneti Singapur’dan şikayetçi değil. Şehir temiz ve yeşil, trafik nadiren, eğitim ve sağlık sistemi dünyanın en iyilerinden. Finans ve gemicilik sektöründe çalışanlar hafta sonları Tayland, Bali, Vietnam’a kaçarak hayatın tadını çıkarıyor. Fakat Singapur ortalama göçmenden pek memnun değil, vize almak giderek zorlaşıyor. Uzmanlık düzeyi yüksek, üst gelir grubundan yabancılara öncelik tanıyorlar.
MİLYONER GÖÇMENLER
Nitekim Singapur 2022 rakamlarına göre net serveti 1 milyon dolar üzerinde olan göçmenlerin üç numaralı tercihi haline geliyor, Birleşik Arap Emirlikleri ve Avustralya’nın ardından.
Bu konudaki istatistikler uluslararası danışma şirketlerinden geliyor. Nüfus bakımından küresel göç hareketinin küçük bir kısmını oluşturuyor, ancak yer değiştiren para miktarı yüksek. On yıl önce sayıları 51 bin olan milyoner göçmen nüfusunun bu yıl 125 bini bulduğu tahmin ediliyor. Bugüne kadar en geniş kitle Çinli ve Hintlilerdi. Ancak Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası binlerce Rus milyoner, hem kendi ülkelerinden hem de yaşadıkları Batı Avrupa ülkelerinden göç etti. İngiltere Savunma Bakanlığı’na göre geçen haziran itibariyle Rusya’dan göçen milyonerlerin sayısı 15 bini buldu.
Değişen jeopolitik trendler nedeniyle zenginlerin göç modelleri de değişti. Düne kadar daha çok sosyopolitik iklimi daha güvenli olan ABD, Kanada, Almanya ve İngiltere tercih edilirdi. Fakat son zamanlarda uluslararası elit, daha istikrarlı ekonomilere yönelmeye başladı. 2022’de Birleşik Arap Emirlikleri küresel çapta milyonerlerin ilk tercih ettiği ülke oldu. Avustralya, Singapur, İsrail ve İsviçre takip etti. Tabii bunda Batı’nın Ruslara uyguladığı yaptırımların da payı oldu.
KÜRESEL GÖÇ KORİDORLARI
BM Göç Raporu’na göre uluslararası göçmenlerin yüzde 40’ı, yani 115 milyonu Asya doğumlu; altı ülkeden - Hindistan, Çin, Bangladeş, Pakistan, Filipinler ve Afganistan’dan göçenler ağırlığı oluşturuyor.
Dünyanın en fazla göç veren ülkesi Hindistan. Yüzyılı aşan bir zamandan beri öyle ve bugün 17.9 milyon Hintli dünyanın dört bir yanına dağılmış durumda. En kalabalık nüfusu oluşturdukları ülkeler, Birleşik Arap Emirlikleri (3.5 milyon), ABD (2.7 milyon) ve Suudi Arabistan (2.5 milyon). Hindistan’ın ardından en büyük göçmen kaynağı olarak 11.2 milyonla Meksika ve 10.8 milyon göçmenle Rusya geliyor.
1970’lerden beri en fazla göç alan ülke ABD, 1970’te 12 milyon olan sayı 50 milyonu çoktan geçti. İkinci sırada Almanya var, 2020’de göçmen sayısı 16 milyonu buldu.
Kıta bazında Avrupa (87 milyon) ve Asya (86 milyon) küresel göçmen stokunun yüzde 61’ini barındırıyor.
Ancak dünyanın nüfusuna oranla en fazla göç alan ülkesi Birleşik Arap Emirlikleri; nüfusun yüzde 88’ini uluslararası göçmenler oluşturuyor.
Üst gelir grubundaki ülkeler aynı zamanda yurt dışına en fazla para havalesi yapılan bölgeler. Son rakamlara göre 68 milyar dolarla ABD her zamanki gibi ilk sırada. BAE, 43.2 milyar dolarla takipte, üçüncü sırada ise 34.6 milyon dolarla Suudi Arabistan var.
Bu arada uluslararası öğrencilerin nüfusu 6.3 milyon; öğrenim gördükleri ülkede kariyer potansiyeline sahip bir kitle.
DİJİTAL GÖÇEBE CENNETLERİ
Pandemi döneminin de etkisiyle bugün küresel olarak şirketlerin yüzde 16’sı tam kapasite uzaktan çalışmayla faaliyet gösteriyor ve 22 – 65 yaş aralığındaki çalışanların yüzde 62’si en azından dönem dönem uzaktan çalışıyor. Böylece dünyayı serbestçe gezip dilediği yaşam tarzını tadarak çalışan dijital göçebe denilen topluluk ortaya çıkıyor, birçok şirket verimlilik ve memnuniyetin arttığını gözlemleyerek çalışanlarını bu yönde teşvik bile ediyor. Ve birçok ülke dijital göçebeler için özel vize gibi kolaylıklar getiriyor.
Conde Nast Traveler’da grafik tasarımcısı bir İngiliz kadının hikayesine rastladım. Uzaktan çalışarak tam 82 ülkeyi dolaşmış. Belize ve Moğolistan’dan tutun Fas’ın Sahra Çölü sınırına kadar dayanmış, yolu Kapadokya’dan da geçmiş. Dijital göçebeler için en ideal ülkeleri de sıralamış.
İlk sırada Endonezya var ve Bali en tutulan uzaktan çalışma mekanı. Tayland’da Chiang Mai de dijital göçebeler arasında efsaneleşmiş durumda. Portekiz’de başkent Lizbon, Peniche, Madeira ve Porto dijital göçebeler için en elverişli kentler olarak geçiyor. Sri Lanka’da da Bali’yle yarışacak kadar mükemmel yerler mevcut.
Endonezya dijital göçebeler için beş yıllık özel vize uyguluyor. Uzaktan çalışanlar gelirlerini Endonezya dışından elde ettikleri sürece vergiden muaf tutuluyorlar. Bali sonsuz sahilleri, yoga ortamı, WiFi bağlantısı sağlam şirin kafeleri, ucuz yaşam koşulları, yabancılara sıcak davranan insanlarıyla revaçta. Fakat Bali’de en kalabalık Avrupalı nüfusunu oluşturan Almanlar, radyodan kan aranması, yağmurda dışarı çıkılamaması, otoban olmaması ve trafik yüzünden Moped mahkumiyeti gibi şeylerden şikayetçi, o ayrı.