Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Ayşe Özek Karasu Yapay zekanın taşeron köleleri
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Yapay zeka kullanırken, içine emek sömürüsü karıştığını görüp vicdan azabı çekmek de varmış. Yazar çizerin işini elinden alacak diye korku salan yapay zekaya yazı yazdırmıyoruz elbette ama arama ve araştırmalarda artan miktarda chat özelliklerini kullanınca etik bir teknoloji ürünü olmasını da bekliyorsun. Fakat Amerikan şirketlerinin emek yoğun bir iş olan AI makine eğitiminde Güney Asya, Latin Amerika ve Afrika’nın milyonları bulan ucuz iş gücünü uzaktan köle gibi çalıştırdığını öğrenince insanın adil paylaşım duygusu yara alıyor.

        Dış kaynağa havale edilen işi Filipinler’de yerinde araştıran Washington Post’un yazdığına göre bu ülkede en az 2 milyon genç insan, Amerikan şirketlerinin yapay zeka modellerini eğitmek için ihtiyaç duyduğu veri yığınlarını ayıklıyor – günde en fazla 1-2 dolara! Tıkış tıkış ofislerde, evlerde veya izbe internet kafelerde çöreklenip, otonom sürüş algoritmalarını geliştirmek için kullanılan videolarda yayalarla ağaçları birbirinden ayırıyor; siyasetçilerle ünlülerin tespiti için görüntüleri etiketliyor, ChatGPT gibi dil modellerinin saçma sapan cümleler kurmasını önlemek için metin parçalarını düzenliyorlar. Saatler süren angarya karın tokluğuna kotarılmış oluyor.

        Washington Post, denizaşırı imalatın ucuz iş gücü sisteminden esinlenerek yeni sömürü düzeninin adını da koymuş: Digital sweatshop!

        Bu arada teknoloji patronları Washington’da…

        #resim#1084760#

        Geçen gün topluca ABD Kongresi’ne giden teknoloji babalarının (aralarında kadın olmadığı için!) kapalı kapılar ardında senatörlerle beyin fırtınası seansında Bill Gates, “Yapa zeka sayesinde küresel açlığa çözüm bulabiliriz” demiş. Yapay zekanın insanlığa muhtemel fayda ve zararları tartışılıp, üzerine korku senaryoları yazılan yeni teknolojinin nasıl bir yasal düzenlemeyle güvenli hale getirilebileceği konuşulurken söylemiş.

        Yapay zekayı geliştirirken adil ücret politikasıyla açlığa daha erken çözüm bulabilirler ama söylemiş işte.

        Gates zaten vakıf çalışmaları kapsamında açlık krizine karşı sıcak ve kuru iklimlere dayanıklı yüksek teknoloji ürünü sihirli tohumlarla çözümü savunduğu için bunu Senato’da da gündeme getirmesi normal. İçeriden medyaya yansıyan bilgilere bakılırsa, yapay zekanın küresel faydalarına dair başka bir fikir de çıkmamış. Fotoğraf ve videolardan, sosyal medya ve seçim manipülasyonlarına bol miktarda deepfake tehlikesi dile getirilmiş.

        Tesla CEO’su ve X’in patronu Elon Musk, AI yönetimi için hakemlik ihdas edilmesi önerisinde bulunmuş, “Şirketlerin kamu yararına çalışmasını güvence altına almak için düzenleyici bir kuruma ihtiyaç var” demiş.

        Yapay zeka programlarının en sükselisi ve rakiplerine rağmen asli korku kaynağı ChatGPT’yi yaratan Open AI CEO’su Sam Altman yine bildik riskleri dile getirip hükümetten daha fazla işbirliği ve kaynak talebinde bulunmuş.

        Geçen mart ayında Sam Altman (üstte) dahil bir grup uzman ve yönetici, toplumları olası risklerden korumak için yapay zeka çalışmalarının altı ay süreyle dondurulması çağrısında bulunmuştu. Yapay zeka marifetiyle biyolojik silah bile yapılabileceğine dair öyle bir alarm verilmişti ki, bilgisayar işlemcileri yapay zekayı kontrol altına alamadığı takdirde veri merkezlerinin havadan bombalanmasını öneren de çıkmıştı.

        Kongre’de altı saat süren toplantıya katılanlar arasında Meta’nın CEO’su Mark Zuckerberg, Alphabet’in (Google) CEO’su Sundar Pichai, Microsoft’tan Satya Nadella, IBM’den Arvind Krishna da var. Aralarında kafes dövüşü gerginliği bulunan Musk ve Zuckerberg, sektör temsilcilerinin oturduğu uzun kürsünün iki ucuna, mesafeli yerleştirilmiş

        Oturumu yöneten Demokrat çoğunluk lideri Chuck Schumer, partiler üstü yapay zeka politikası oluşturmak için son derece komplike ve hayati önemde bir başlangıç yaptıklarını söylemiş. İçeride konuşulanlardan satır başlarını da aktaran kendisi. Partiler üstü aksiyona gelince, Cumhuriyetçi senatörlerden Josh Hawley “Dünyanın en büyük tekelcilerini, nasıl daha fazla para kazanabilecekleri konusunda Kongre’ye tüyo versinler diye neden davet ettik anlamıyorum… Büyük teknolojiye kokteyl parti” diyerek toplantıya katılmadı.

        Başkan Biden uzun süredir Silikon Vadisi’nin ileri gelenleri ve Kongre komiteleriyle yapay zeka toplantıları düzenliyor, ulusal güvenlikten insan haklarına uzanan geniş bir yelpazede konu ele alınıyor. Ancak bugüne kadar yasal bir çerçeve oluşmuş değil. Oysa Avrupa Birliği bu alanda hayli yol aldı; tüketiciyi yapay zekanın potansiyel tehlikelerinden koruma amaçlı yasanın bu yıl son şeklini alması bekleniyor. Çin de yapay zeka kullanımına yönelik kuralları geçen temmuz ayında belirledi.

        550 MİLYAR DOLARLIK SALON

        Neticede Senato’daki son toplantıdan da komitelerin üzerinde çalışmaya başlayabileceği bir uzlaşma çıkmadı. Bugüne kadar devlet kontrolü dışında büyüyen yapay zeka teknolojisinin temsilcileri, hükümetin hem inovasyon hem de düzenleme-denetleme safhasında etkin rol üstlenmesini istiyor ki, bu federal kaynak tahsisi anlamına geliyor. Bazı Kongre üyeleri ise sektöre aşırı kamu müdahalesi kaygısıyla bu yaklaşımı benimsemiyor.

        Sivil toplum örgütlerinin de davetli olduğu toplantıya bu kesimden katılmayanlar oldu; nedeni, büyük şirket çıkarlarının kamu yararı üstünde tutulmasına duyulan tepki. Bazı senatörler de kapalı oturuma tepki gösterdi, şirket yöneticilerinin halk önünde ifade vermesi gerektiğini savundular. AI Now Institute adlı sivil toplum örgütü de “550 milyar dolarlık salondan geniş kalk kesimleri yararına sonuç çıkmaz” diyerek toplantıya temsilci göndermedi.

        İşte o 550 milyar dolarlık teknoloji sadece Amerikan halkına kapalı değil, sırtını Güney’in ucuz iş gücüne de dayıyor. Washington Post’un Filipinler’deki araştırmasına dönersek, uzaktan çalışma sistemi çok sayıda Amerikan yapay zeka şirketi tarafından yürütülüyor. Örneğin Mindanao Adası’nda on bin kişiyi çalıştıran San Francisco merkezli Scale AI adlı 7 milyar dolarlık start-up, işçileri asgarinin altında ücretlendirdiği gibi ödemeleri de geciktiriyor veya iş vaktinde bitirilmedi gibi çeşitli bahanelerle kesintiler yapıyor.

        Meta, Microsoft ve Open AI gibi şirketlere çalışan Scale AI web sitesinde, işçilere asgari geçim kaynağı sağladığını iddia ediyor. Filipinler’de günlük asgari ücret bölgeye göre 6-10 dolar arasında değişiyor. Washington Post’a konuşan işçiler ise başka gerçekleri anlatıyor: Birine dört saatlik çalışma için 2 dolar sözü verilmiş, iş bitiminde aldığı ücret 30 sent. Bir başkası, üç günlük çalışmadan 50 dolar kazanacağını zannederken eline 12 dolar tutuşturulmuş. Hele biri, 150 dolar birikmiş alacağı varken aniden platformdan atılmış, havayı almış!