Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Ayşe Özek Karasu 14 x 8000 dağcıların ünvanları gitti gider
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Hayatında hiç dağa çıkmamış, hatta evinin kapısının önüne bile pek çıkmayan Eberhald Jurgalski adlı bir Alman yüzünden dağcı camiasının zirvelerinde fırtınalar esiyor.

        Dağ eksperi Jurgalski’nin kapı önüne bile çıkmadığı abartı değil, adam yıllardır odasına kapanmış binlerce uydu fotoğrafı ve Himalaya veri tabanı dijital kayıtları üzerinden tırmanışların kroniğini tutuyor, dağ tarihçilerinden kurulu bir ekip de kendisine destek veriyor.

        Ve Jurgalski (üstte) geçen yıl analizleri neticesinde büyük keşfini açıklıyor: 8000 metrenin üzerindeki 14 dağa tırmanmayı (*) başaran sporcuların büyük çoğunluğu ya bilerek ya da havanın pusu yüzünden yanıldıkları için zirvenin yerini şaşarak eksik metrede kalmış.

        Bu durumda seriyi tamamlamak bakımından tırmanışlar geçersiz! Özellikle Annapurna (8091 metre), Dhaulagiri (8167 metre) ve Manaslu (8163 metre) zirveleri yıllardır yanlış teşhis edilmiş. Annapurna tırmanışlarının en az 100’ü hatalı, Dhaulagiri zirvesinde hata yapanların sayısı da 150. Drone görüntüleri dağcıların Manaslu zirvesini yıllardır hep yanlış yerde bulduklarını gösteriyor; yaklaşık 2 bin dağcı en yüksek noktaya varmak için çok kısa mesafe kaldığı halde, zirveye ulaştığını zannederek tırmanışı tamamlamış.

        ŞAMPİYON MESSNER TAHTINDAN İNDİ

        Jurgalski’nin sarsıcı keşfi büyük yankı yapıyor, ancak esas fırtına Guinness’in bu yeni verileri kabul etmesi yüzünden kopuyor. Çünkü zirvelerin en namlı adamı Reinhold Messner 65 metrelik gedik yüzünden 1986 yılından beri elinde tuttuğu rekoru kaybediyor. Guinness Rekorlar Kitabı’nın 2024 baskısında Messner (altta) tahtından indiriliyor.

        8000 Metreyi aşan 14 zirvenin tamamına tırmanan ilk insan ünvanıyla bir efsaneydi İtalyan dağcı Messner; 1986’da hem seriyi tamamlamış, hem de oksijen desteği olmadan başarmıştı. Bu bakımdan iki rekor birden kırmıştı. Ancak Jurgalski’nin bulgularına göre Nepal’deki 8091 metrelik Annapurna dağı zirvesinin 65 metre gerisinde kalmıştı. Kendisi ana kamp mahalline ulaştığını söylüyordu, Jurgalski’nin Alman Havacılık ve Uzay Merkezi’nden aldığı verilerek tespit ettiğine göre ise Messner’in bulunduğu son noktada kamp yoktu ve sırt geçişinin ardından 5 metre yukarıda kalan zirveye ulaşması için iki tepeyi daha aşması gerekiyordu.

        Jurgalski bulgularını geçen yıl ilk kez yayınladığında, Annapurna tırmanışını birlikte yapan Reinhold Messner ve Hans Kammerlander, metre hesabıyla kılı kırk yardığı için lüzumsuz işler uzmanı filan diye dalga geçmişlerdi adamla. Oysa Jurgalski’nin tırmanışların çetelesini tuttuğu "8000ers.com" sitesi dağcılık çevrelerinde gayet saygın ve güvenilir bir kaynak olarak görülüyor. Bu nedenle de Guinness yöneticileri 2024 baskısında, 14 x 8000 şampiyonluk kürsüsüne Amerikalı dağcı Edmund Viesturs’ı çıkarıyorlar. Viesturs (altta), kendi serisinin son ayağı olan Annapurna’nın zirvesine 2005’te ulaşmayı başarmış.

        TUNÇ FINDIK’IN 14’Ü NE OLACAK

        Himalayalar veya Karakum’da zirveyi görmek için her türlü hava şartında ölümüne tırmanan onca gözüpek dağcının yılları alan emeği ne olacak?

        Jurgalski’nin tespitlerine göre 8000 metrenin üzerindeki 14 zirveye birden tırmanmayı başaran sadece dört dağcı var. Ve o dört kişi arasında milli dağcımız Tunç Fındık yok. Türkiye Dağcılık Federasyonu geçen haziranda açıkladı; 2006’da Everest’le başlayan Fındık, serinin 14’üncü ayağı olan Pakistan’daki Nanga Parbat (8125 metre) tırmanışını da tamamlayan ilk Türk sporcu olarak tarihe geçti. Dünyada aynı başarıyı gösteren kadını ve erkeğiyle 45 dağcı arasında yer aldı.

        Jurgalski’nin listesindeki dağcılar ise 45 değil, topu topu dört kişi: Edmund Viesturs (ABD), Veikka Gustafsson (Finlandiya), Nirmal Purja ve Sanu Sherpa (Nepal).

        Guinness’in Jurgalski’den gelen verileri kabul etmesi sonrası Messner köpürüyor. Gerçi, “Adımın rekorlar kitabında yer alması umurumda değil. Rekorlarımın reklamını yaparak yaşamadım, kaale almadığım bir şeyi elimden almaları mümkün değil” diyor ama Jurgalski’ye ağzına geleni söylüyor. Messner 79 yaşına gelmiş, Annapurna’ya yeniden tırmansa bile 14 x 8000 serisini başaran ilk dağcı ünvanı elden gitti. Daha asap bozucu olan ise Jurgalski’nin hayatında dağa çıkmamış olması bir yana, dağları herkesten daha iyi tanıdığını iddia etmesi.

        Messner, “Jurgalski uzman filan değil, dağları birbirine karıştırıyor. Kendi hayallerini gerçekleştiremediği için benim adım sayesinde şöhret olmaya çalışıyor” diyor. Sosyal medyada Messner hayranlarının linçine uğrayan Jurgalski ise dağcı da insandır hata yapabilir görüşüyle, istatistikçi ve vakanüvis sıfatıyla tırmanış kayıtlarının doğru tutulmasından, yanlışların düzeltilmesinden sorumlu olduğunu söylüyor.

        Bugün zirvelerin ancak GPS yardımıyla bulunabildiğini belirterek metre hesabını eleştiren bir kesim var, ancak Jurgalski’nin de itirazı var: “İlk tırmanışı yapan ekip 1956’da Manaslu’nun gerçek zirvesini bulabildiyse, kadın dağcılar ilk kez 1974’te bunu fotoğraflarla belgelediyse ve Reinhold Messner 1972’de zirveye tek başına ulaşabildiyse, GPS bahanesini öne sürmenin lüzumu yok.”

        MESSNER VE ÖTZİ DEDİKODULARI

        Messner bugüne kadar yayınladığı kitaplarda, Hans Kammerlander ile birlikte Annapurna dağında bulut örtüsünü nasıl da yırtıp zirvedeki kamp yerine ulaştıklarını anlatıyor. Ancak uydu fotoları orada kamp olmadığını gösteriyor. Messner daha önce de şüpheli hareketlerin kahramanı olmuştu, iddialı çıkışlarıyla da bilinen şişkin egolu bir figür.

        Biz dağcı alemi dışındakiler onu daha çok buz adam Ötzi vesilesiyle tanıyoruz. İtalya’nın Güney Tirol bölgesinde yaşayan Messner, 19 Eylül 1991’de dağ yürüyüşü yapan Alman karı kocanın, beş bin yıllık mumyayı bulmasından hemen bir gün sonra olay yerinde bitince bazı dedikodular dolaşmaya başlamıştı.

        İtalya’nın Avusturya sınırı yakınında bulunan mumyayı aslında Messner ve dağcı kankası Kammerlander’in Avusturya tarafından alıp Tirol’e taşıdığı iddia edilmişti. Hatta Ötzi’nin aslında Mısır kökenli olduğu ve Messner’in Tirol reklamı uğruna mumyayı İtalyan Alplerinin Ötztal buzuluna getirip bıraktığını bile söyleyenler çıkmıştı.

        Yıllar içinde Ötzi’nin gelmişi geçmişi araştırıldı, “19.9.91” gibi tersten de aynı şekilde okunabilen bir tarihte bulunması sebebiyle acaba İlluminati’yle ilgisi var mı diye komplo teorileri yürütüldü, Büyük Tufan kurbanlarından olduğu ileri sürüldü, adamın biri çıkıp Ötzi’nin vücudundaki dövmelere bakarak kayıp Enno amcası olduğuna yeminler etti, bir kadın pedagog kendisinin Ötzi’nin reenkarnesi olduğu iddiasıyla anılarını bile yayınladı. Ezoterikçiler ise Ötzi’nin iklim felaketi konusunda insanlığı uyarmak için gönderilen bir ulak olduğu temasını işledi.

        Neticede DNA testleri Ötzi’nin Mısırlı olmadığını, Avrupa’nın güney insanı özelliklerini taşıdığını ortaya koydu; 5 bin 300 yıllık yaşıyla dünyanın bulunmuş en eski mumyası şöhretiyle uzun süre İtalya ve Avusturya arasında paylaşılamadı. Zaman içinde Messner’in olaya ne şekilde dahil olduğu meselesi sönümlendi. Messner ise bu konudaki son sözünü, mumya keşfinin 25’inci yıldönümünde söyledi: “İtalya’nın bana minnet borcu var. Ben tez davranıp olay yerine gitmeseydim, Avusturyalılar Ötzi’yi yürütecekti…”

        -------------

        *14 zirve - Everest (Nepal), Cho Oyu (Nepal), Lhotse (Nepal), Dhaulagiri (Nepal), Makalu (Nepal), Kanchenjunga (Nepal), K2 (Pakistan), Shishapangwa (Tibet), Manaslu (Nepal), Gasherbrum II (Pakistan), Broad Peak (Pakistan), Annapurna I (Nepal) ve Gasherbrum I (Pakistan).