Bir estetik ameliyat sonrasında gözümde yaşadığım sıkıntıya çoğunuz vakıfsınız. Geçirdiğim bu estetik operasyon sonrasında gözlerimde ciddi bir hasar oluştu. O kadar ki, sol gözüme hala kavuşamadım. Ve kornea nakli olacağım günü sabırsızlıkla bekliyor; 24 Kasım'dan bu yana o doktor senin, bu doktor benim geziyor ve tedavime devam ediyorum.
Bu süreçte gerek mail, gerek sosyal medya, gerekse sokaklarda önümü kesip kendi mağduriyetlerini anlatanlardan tutun da, çevremde eşimin dostumun başına gelen estetik müdahale sonrasındaki yaşadıkları inanamıyorum. Çoğu zaman "Ben ucuz atlatmışım" derken buluyorum kendimi.
Tövbe yarabbim. Yaşadığım korkunç günlerden sonra kendi durumuma şükür edeceğimi beklemezdim.
Hayat!!!
En son çok yakın bir arkadaşım "Çakma profesör" elinde ölüyordu. Bakın resmen ölüyordu.
Lütfen okuyun, okutturun ve dikkat edin!!!
Bu çakma profesör 30'lu yaşlarında ama kendisini 52 yaşanda tanıtıyor. Ve aslında kendisini profesör olarak tanıtan doktor doçentmiş. Göktürk'te bir hastanesi var. Ve sosyal medya hesabı müthiş. Görseniz direkt şu dakika gidip ameliyat olursunuz. O kadar iyi, şahane ve güven veriyor Instagram hesabı. Zaten benim arkadaşım ve onlarca mağdur da, bu sosyal medya hesabına kanıyor ve doktora teslim oluyor. Benim arkadaşım 22 Mayıs'ta sadece göz kapağı ameliyatı ve göz altı yağ enjeksiyonu yaptırmak için bu doktora teslim oluyor. Ve sonrası tufan!!!
Sonrasında üç kez daha ameliyat oluyor. En son sırf yağ enjeksiyonları temizlenecek, 20 dakikalık operasyon diye girdiği ameliyattan 5,5 saatte çıkabildi. Daha 38 yaşında ve yüzü gerildi. Ama ne gerilme. Dikiş bölümlerini anlatamıyorum bile. Şakakları falan yok edilmiş. 38 yaşında şahane kadının yüzünde hiçbir problem yokken kesilmiş, biçilmiş, yüz germe yapılmış. Birçok yerine saç ekimi yapılması gerekiyor falan filan. Ve yüzünün gerildiğini de hastaneden çıktıktan daha doğrusu kaçtıktan sonra öğreniyor. Çünkü o gün ben de yanındaydım. Çakma profesörle o gün ilk kez tanıştım. Ve doktorun konuşmalarını, anlattıklarını, bize yaşattıklarını anlatamam. Upuzun bir hikayesi var anlayacağınız. Anlatmakla bitmez. Korkunç ve üzücü. İnsan canı bu kadar ucuz olmamalı. Gerçekten olmamalı. Ve bu ameliyata 40 bin dolara yakın para ödedi.
Zaten şu anda mahkemelikler. Detayları o yüzden fazla yazamıyorum. Fakat bunların da saklı kalmamasını ve Sağlık Bakanlığı'nın bu ve bunun gibi hastalarını kandıran doktorlarla ilgilenmesini bir vatandaş olarak istiyorum.
Çünkü doktor yaptığı hatanın farkında değil. Üstüne üstlük yüzünü, gözünü mahvettiği gencecik güzel kadından özür dileyeceği yerde bir de mahkemeye veriyor.
Güler misin ağlar mısın? Benim gözümü bu hale getiren doktor da beni mahkemeye verdi mesela. Neymiş, "İtibarını zedelemişim!!!"
Arkadaş ben, sen, o, bizler size güvenerek ameliyata giriyoruz. Biz uyurken yaşadığımız şeyi nereden bilebiliriz. Bari hastanızın yanında olun. Onun için en iyisini yapmaya çalışın. Bu nasıl bir terbiyesizliktir!!!
Mesela şu anda ünlü bir ses sanatçısı da ünlü bir doktora güvendi. Fakat aşırı mağdur. Kendisinin izni olmadığı için ismini açıklayamıyorum. Fakat bu ünlü kadının başına gelmedik kalmadı. Bir yıldır uğraşıyor. Yazıktır günahtır.
Tamam her ameliyatın komplikasyonu vardır. Her ameliyata giren bunun farkında ama bu kadar da değil. Bu kadar da terbiyesizlik değil yani!!!
Ben komplikasyondur diyerek altı ay bekledim. Sesimi bile çıkartmadım. Fakat doktorum ve eşi "Esin yalan söylüyor. Gittiğin doktor yalan söylüyor" dedikten sonra sesimi çıkarttım. Bu kadar da değil arkadaş!! Ben salak mıyım durup dururken bu hale sokayım kendimi.
Neyse efendim...
***
Bir terbiyesizlik de dün başıma geldi.
Bakın bu yakın arkadaşım bir daha ameliyat olmak zorunda olduğu için, memleketin en ünlü estetik cerrahlarını dolaşıyor. Çünkü o "Çakma profesör"ün yaptığı hatayı bir başka doktor düzeltecek ve bunun için en iyi doktoru bulup güvenmeye çalışıyor. Fikir alıyor, akıl danışıyor. Bu arada da göz doktorlarına gidiyor. Çünkü gözünde hasar var. Ve bu kadın yemek yediği zaman yüzü şişti. Günlerce yemek yiyemeyince. Gözlerinin içinden su akıyor ve gözleri açık kalıyor. Diye uzayıp giden gerçekten çok ciddi problemleri var.
Yine sorduk, soruşturduk önceki gün bir doktora gittik. İlk gittiğimiz doktoru tanır, bilir çok severim. Arkadaşımı bir güzel muayene etti ve "Ameliyatlarda bu tarz sorunlar yaşayan hastaların göz yapısını düzelten çok iyi bir doktor var. Siz ona bir görünün sonra ben onunla konuşayım size en doğru yolu söyleyelim" dedi.
Neyse oradan çıktık diğer doktora gidiyoruz. Ben de yolda (Yaşayacaklarımız içime doğmuş gibi) "Seninle geldiğim zaman beni tanıyan bir doktor olunca çekiniyordur benim yaşadığım bu durumdan ötürü seni ameliyat etmek istemez. Korkabilirler aslında gelmem çok doğru değil" diye söyledim.
Öyle girdik doktora.
İçeriye girdik ben derin bir oh çektim. Çünkü doktor beni tanımadı. "Oh" dedim, "Süper" dedim. Benim konum açılmayacak. Düşünün korkuyoruz. Çünkü yaşadıklarımız var. Baktın bu da biri. Anlatıyorum.
Neyse arkadaşımı muayene etti. Doktor aldı sazı eline "Bu ameliyatı benden başkası yapamaz. İki kişi daha var onlarda yapar ama ben ben ben" diye anlatıyor. Bir sürü hastasınının fotoğrafını gösterdi. Yaptığı yüz, göz ameliyatlarını.
Düşünün o kadınların izni yok biz bir sürü fotoğraf gördük. Hastaları hakkında yaptığı yorumlara şahit olduk. Neyse geçiyorum bu kısmı. Gerçekten çok fenaydı...
Sonra arkadaşıma "Bana sık sık geleceksin masajlar yapılacak yüzüne. Seni ameliyata hazırlayacağız" falanlara girdi muhabbet. Sonra biz bazı doktor isimleri söyledik. En iyisini bulalım derdindeyiz. Çünkü bize kendisini yönlendiren doktor da bu doğrultuda. Onunla karar vereceğiz falan diyoruz. Fakat bizim "Ben ben ben" diyen doktorumuz tamam kararlı ameliyatı yapacak. Randevular alınacak o noktaya doğru konuşma ilerliyor.
Konuşmalar esnasında takıldığım birkaç cümlesi yüzünden; "Hocam göz kapağı ameliyatı sonrasında gözünde ciddi hasar oluşan ve şu anda da hala görmeyen bir kadın var haberiniz var mı?" diye sordum.
Bana verdiği ilk tepki şöyle oldu; "Aman yok öyle bir şey. Kadının gözü sapasağlammış. Gündemde yapılacak haberleri yapamıyorlar bu konuları malzeme yapıyorlar" dedi. Ben de, "Olur mu hocam kadının gözü yüzde 2 görmüyormuş hala" dedim. O da bana, "Ne olacak benim de gözüm yüzde 70 görmüyor" dedi.
Ben de, "Hocam kadın hala mağdur ama görmüyor. Altı ay hiç sesini çıkartmadı. Geçmesi için beklemiş geçmeyince ve doktor ona yalancı deyince sesini çıkartmış" dedim o da bana "Yok öyle bir şey. Sırf mesleğini kullandı" diye yanıt verince "Hocam o kadın benim" dedim.
O kadar kötü bir histi ki!!! Yaşadıklarımı ben biliyorum, gözümün durumu ortada ve bir doktor kalkmış benim hakkımda bilmeden, dinlemeden yalan-yanlış yorum yapıyor. Üstelik benim arkadaşım bu adama güvenip ameliyata girebilir. Sonra yüzündeki ifadeyi görmenizi isterdim.
Fakat küstahlığına devam etti. Hiç geri adım atmadı. Randevu oluşturacağı arkadaşımı ve beni kovarcasına uğurladı.
Tahammülü kalmamış bazı şeylere neden acaba? Bakın beni dinlemedi bile... Ve iddialarının arkasında durdu.
Plastik cerrahları bana kızgın biliyorum. Çünkü "Göz kapak ameliyatları olmadan göz doktoruna danışın. Göz kapak ameliyatlarını göz doktorlarına yaptırın" dediğim için.
Sayın plastik cerrahları bakın, bizler size maalesef güveniyoruz.
Sizler ben sesimi çıkarttığım için beni sevmiyor olabilirsiniz.
Mağdur ettiğiniz ve sesini çıkartan hastalarınızdan nefret de ediyor olabilirsiniz. Fakat onlar size güvenerek ve kendilerini iyi hissetmek için bıçak altına yatıyor. Az biraz empati... Az biraz saygı... Az biraz yaptığınız hataları kabul edin... Bu kadar küstahlık yapamazsınız!!!
Bir kere beni geç; size gelen soru soran yüzü gözü perişan olmuş kadına bu saygısızlığı yapamazsınız. Yazık gerçekten yazık!!!
Ben şu dönemde şahit olduklarımı yazsam kimse inanamaz. Doktor bey, "Gündemdekileri yazamıyor bunları yazıp gündem oluşturmaya çalışıyor" diyor ya!!!
Bu kadar sığ bakış, bu kadar sıfır empati gerçekten pes...
***
Siz yaşanılan travmayı düşünebiliyor musunuz?
Bu nasıl garip ve kötü bir travmadır düşünebiliyor musunuz?
Ben mesela kendimi altı ay sakladım. Utandım, gizlendim. Millete açıklayana kadar neler çektim. İyi ki açıkladım sonrasında çünkü ruh halimde ciddi düzelmeler oldu. Ruhum iyileşmeye başladı. Sırf gözüm kaldı o da iyileşecek inşallah.
Ama sizlerin bu tavrı bizleri çok daha da yaralıyor.
Benim arkadaşım güzeller güzeli kadın 40 bin dolara yakın para ödemiş.
Hala da doktorlara para saçıyor.
Ve yine bir sürü para ödeyip ameliyat olacak yüzünü gözünü düzeltecek.
Ve bu zaman zarfında kendi işini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Gülümsemeye çalışıyor. Eşine, dostuna zorluklarını belli etmemeye çalışıyor.
Ve kendini kaf dağına oturtmuş bazı doktorlar bu kadınlara küstahlık yapıyor. Yapamazsınız efendim yapamazsınız.
Sizler bu kadınlara terbiyesizlik yapamazsınız yeter!!!
Tamam bizler size saygı duyuyoruz, güveniyoruz ama bu da değil. Yeter!!!
O doktor beni dinlemedi bile. Bakın dinlemedi bile. Arkadaşımı da dinlemedi ki!!! Hemen bir sürü kişinin fotoğraflarını göstermeye başladı.
Allah ona güvenip ameliyat olan hastaya yardım etsin. Yarın bir gün hastasının başına bir şey gelse onları da dinlemeyecek, inanmayacak demek.
Bu doktorlar başka hastaların fotoğraflarını izinsiz bizlere gösterdikleri gibi keşke bizler de rahat rahat isimlerini yazabilsek.
Keşke bu doktorlar rahat rahat sosyal medya hesaplarından paylaştıkları ameliyat görüntüleri, fotoğrafları gibi bizler de onların isimlerini yazabilsek.
Bakın Allah korusun başıma bir şey gelse ameliyat olmaya korkuyorum. O derece travma yaşıyorum. Ve kornea nakli için ameliyat olacağım. Olmamak için direniyorum bekliyorum. Belki 3-5 sene geçireceğim böyle.
Arkadaşım yüzünü, gözünü düzeltmek için tekrar ameliyata girecek.
Bizler gibi insanların yaşadığı travmalar üstüne bir de bazı doktorların densizliği inanın çekilecek dert değil. Yapmayın, etmeyin lütfen. Diğer saygılı, empati kurabilen doktorları da lekeliyorsunuz!!!
***
Beni soracak olursanız
Efendim çooook şükür görüntüm düzeldi... Yüzüm gözüm düzeldi. Spora, diyete falan başladım. Zoooor günler geçirdim ama kendi travmamı kendim atlattım. Çok şükür.
Şükür tekrar stüdyoya girebiliyorum. Salı-Perşembe Habertürk'te yayınlarım başladı.
Dostlarımla buluştuğumda daha rahat masada oturabiliyorum. Sokaktaki insanlar tuhaf tuhaf yüzüme bakmıyor. Siz bunların ne demek oldugunu biliyor musunuz? Çok şükür bu günlere geldim. Gözüm de çok daha iyi olacak.
Arkadaşım da iyi olacak.
Zor günler geride kaldı...
Biliyorum ki, düzeleceğiz.
Hukuka teslim olduk. Gerek hukuka gerekse Sağlık Bakanlığımıza güveniyorum.
En doğru, en iyi kararı vereceklerine inanıyorum.
Benim, bizim, diğerlerinin başına gelmemesi için.
Ve lütfen sosyal medyada gördüğünüz her doktora inanmayın. Lütfen araştırın, sorgulayın, didikleyin. Hatta günlerce araştırın. En iyisini bulmaya çalışın...
A diyeceksiniz ki, "O sanatçı en iyisine olmuş ama bak başına olay gelmiş!"
Evet çok haklısınız. O zaman da sesinizi çıkartın. Bağırın, her zaman söylüyorum sessiz kalmayın. Keşke o da sesini çıkartsa... Keşke o da yaşadıklarını anlatsa da bir başka kişinin başına gelmese...