Fenerbahçe Avrupa Ligi’nde İngiltere’nin Nottingham Forest takımına farklı yenildi.
Kadıköy’de oynanan karşılaşma İngiliz ekibin üstünlüğü altında geçti. Sarı-Lacivertliler kazanmak için yeterli performansı göstermekten çok uzaktı.
Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi karşılaşmasında İtalyan ekibi Juventus’u harika bir maç sonucu 5-2 yenmesinin ardından, Fenerbahçe’nin de galibiyet alması bekleniyordu.
Öyle olmadı. Sarı-Lacivertliler çok kötü bir oyun sergiledi. Rakip kaleye gitmekte zorlandılar. Doğru dürüst pozisyon bile üretemediler.
Nottingham Forest kalecisi sanırız en rahat maçlarından birisini oynadı.
Sarı-Lacivertli teknik ekip ve teknik direktör Tedesco, rakip analizini iyi yapamamış.
Hızlı oynayan, fizik gücü yüksek bir takıma karşı nasıl oynayacaklarını iyi çalışmamışlar. Baskıyı nasıl gidereceklerini bile bilmiyorlardı.
Sahaya çıkan kadroya baktığımız da, İsmail’in olmadığını gördük. Oysa bu oyuncu son haftaların en başarılı ismiydi. İsmail olmazsa olmazdı.
Şunu kabul etmek gerekir ki, Nene ve Cherif üst düzey oyuncu değil. Top tutmakta zorlandıkları gibi, rakip savunmayı zorlayamadılar bile.
Yönetim, Kante’yi almak için büyük çaba gösterdi. Ciddi bir ücret karşılığı transfer edildi.
Bunun karşılığında iki santrfor gönderildi. Yerlerine bir golcü alınmadı. Kante’ye verilen parayla en az iki iyi forvet oyuncusu alınabilirdi.
Bu takım Türkiye’de iyi işler yapabilir. Ancak, Avrupa arenasında kalite farkı ortaya çıkıyor.
İlk yarı Nottingham Forest kalesine gidemedik. Orta alan otoban gibiydi. Dirençle karşılaşmadılar. Her geldiklerinde çok rahat geçtiler.
Skriniar’ın sakatlığı da işi iyice zora soktu. Çağlar oyuna girdi. Maç eksikliği bu oyuncunun performansını etkilemiş. Güven vermedi.
Takım kötü olunca, kendisinden çok şey beklenen Asensio da kayboldu gitti. Etkisizdi.
Bu kadro ve anlayış İngilizler karşısında başarılı olamazdı. İlk dakikadan itibaren ezik bir oyun izledik.
Günümüz futbolu güce ve hıza dayanan bir oyuna evrildi. Bunu yapamazsanız kaybetmek kaçınılmaz oluyor.
Tedesco yaptığı değişiklikler ile oyuna ortak olmak istedi. Yanlış hamleler yaptı. Gol atacak adam kalmadı.
Bireysel hatalar takımın bütününü etkiledi. Kenar yönetimiyle birlikte hepsi sınıfta kaldı.