Spor gündeminin iki önemli konusu var.
Biri milli takımın Dünya Kupası serüveni, diğeri Fenerbahçe’deki başkanlık yarışı.
Milliler İstanbul’da oynadıkları hazırlık karşılaşmasının ardından Amerika’ya gitti. İkinci hazırlık maçını orada yapacaklar.
Teknik direktör 26 kişilik oyuncu grubunu belirledi. Eksiksiz ve sakatsız olarak hazırız.
Umudumuz yüksek. Futbolcularımıza güveniyoruz. Takımın enerjisi pozitif.
Dileğimiz Dünya Şampiyonası’nı en iyi yerde bitirmek.
Fenerbahçe’ye gelince;
Aziz Yıldırım ve Hakan Safi başkanlık için yarışıyor.
Her iki başkan adayı taraftarın hoşuna gidecek transfer açıklamaları yapıyor.
Yıllardır her seçim dönemi yaşananları bir kez daha görüyoruz.
Çok büyük paralar ödenerek kurulan kadroların bazen işe yaramadığı bir gerçek.
Dünya’da bunun örnekleri var.
Çok yıldızlı bir takım mı, yoksa sistemi oturmuş bir kulüp mü?
Kongre sürecince transferleri başkanların yaptığı anlaşılıyor.
Teknik direktör henüz ortada yok. Kim gelecek netlik kazanmadı.
Alınan oyuncular, gelecek teknik direktörün sistemine uyacak mı?
Soruları çoğaltmak mümkün.
Kulislerden sızan bilgilere göre, Aziz Yıldırım eski oyunculardan oluşan bir komite kurma niyetinde.
Oğuz Çetin’in adını açıkladı. Aykut Kocaman da büyük olasılıkla görev alacak.
Hakan Safi cephesinde ise, yabancı teknik adam ağırlık kazanıyor.
Bir çok yıldız oyuncunun adı dile getiriliyor.
Cumartesi günü her iki başkan adayı kongre delegelerine projelerini ve hedeflerini anlatacak. Pazar günü ise oylama var.
Fenerbahçe taraftarı sabırsızlıkla sonucu bekliyor. Yeni yönetimin önümüzdeki sezon nasıl bir kadro kuracağını merak ediyor.
Uzun süredir şampiyonluk şarkısını söyleyememek moralleri ister istemez bozdu. Yılgınlık yarattı.
Fenerbahçe başkanı kim olursa olsun, yıllardır süregelen sistemsizliğe bir son vermeli.
Yıldız futbolcu elbette olsun. Ancak, sürdürebilir bir ekol ve anlayışa ihtiyaç var.
Para her zaman sorun çözmeye yetmeyebilir. Futbol aklı ve kadro mühendisliği ön plana çıkmalı.
Bunu en iyi bilen de şüphesiz Fenerbahçeliler.