HER yıl 274 binden fazla kadının ölümüne sebep oluyor…
Sadece kadınları değil, erkekleri de ciddi oranda etkileyen HPV bugün kanser listesinde ikinci sıraya yerleşmiş durumda.
Sağlık Bakanlığı’nın ücretsiz olacağını belirtip, bir süre uyguladıktan sonra tekrar paralı hale getirmek zorunda kaldığı HPV aşısı ile hastalığı tekrar hatırladık…
Fakat Türkiye’deki hasta sayısı her geçen yıl artığı için dün kiminle konuşsam bir an önce tedbir alınması gerektiğinin altını çiziyordu…
Rahim Ağzı Kanseri diye de bilinen, 100 kadar türü bulunan ve 14’ünün öldürücü etkisi yüksek olan HPV enfeksiyonunun risk faktörleri olarak sigara, çoklu cinsel ilişki, genital uçuk virüsü ve vajinaya sık duş uygulaması…
Son dönem bütün çalışmaların gösterdiği bir diğer bulaş yeri ise umumi tuvaletler…
Sağlık Bakanlığı’nın konuyla ilgili uzmanları, bulaşın ağırlıklı olarak umumi tuvaletlerden geldiği görülünce uyarıda bulunduklarını belitti.
Virüs olduğu için sifon çekildiğinde veya idrar yapılırken ortaya çıkan buharlaşma ile de bulaşmasının çok yoğun olarak görüldüğüne vurgu yapıldı.
Aslında en bilineni, iki derinin birbirine sürtünmesinden kaynaklı bulaşma yöntemiydi.
Daha çok da bununla ilgili önlemler alınıyordu.
Ancak bu virüsün kansere neden olan çok çeşidi olduğundan bulaş yöntemi de fazlalaşmış…
Dolayısıyla çamaşırların ortak yıkanması, ortak tuvalet kullanımı gibi durumlar sıklıkla yaşandığından bir annede HPV virüsü varsa, kızına da bulaşması kaçınılmaz oluyor.
NEDEN ÜCRETSİZ OLMADI
ABD ve Avustralya bu durumu dikkate alarak en azından ölümcül sonuçlanan 14 HPV’den 9’unu engelleyen aşıyı zorunlu hale getirmiş.
Okullarda 9 yaşına gelen kız çocukları başta olmak üzere herkese HPV aşısı yapılmasını sağlamış…
Sadece kızlar da değil, erkek bulaşına da yol açması nedeniyle erkek çocuklara da aşı yapılması yoluna gidilmiş.
Bu yolla Avustralya ülkesinde HPV hastalığını yenen neredeyse sıfırlayan ülke olarak anılıyor…
Peki, Türkiye’de aşılama hızı ne denli yüksek?
Öncelikle Türkiye’deki aşıların ağırlıklı bölümü 4 tipine karşı koruyor; 9 tipine etki yapacak aşının girişinin ise yakında olacağı belirtiliyor.
KİTLERİ ÇALIŞMADI
Ancak mesele tek başına aşı da değil, erken teşhis de bir o denli önemli görülüyor.
Bunun için de üretilmiş kitler söz konusu…
Bu amaçla Sağlık Bakanlığı, DMO’dan HPV kiti ihalesine çıkmasını istemiş.
Yapılan ihaleyi en ucuz veren firma kazanmış; ancak tespit kitleri çalışmamış; durum böyle olunca 30 bine yakın sayıda numune yığılmasıyla karşılaşılmış.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı’nın (TÜSEB) geliştirdiği tespit kitler aracılığıyla bu sayıda bir miktar erime sağlanmış.
Buna karşın hastalık bulaşmış olmasına rağmen bundan haberdar olmayan çok sayıda kişinin olduğu gerçeğini bütün bilim insanları kabul ediyor.
Test kitleri için yeni bir ihale hazırlığının yapılmakta olduğuna vurgu yapılıyor.
TEK ÇARE AŞI
Yine de tek eşe sadakat konusundaki tutumu dolayısıyla Türkiye’deki hasta sayısının dünya ortalamasının üzerinde bulunmadığı belirtiliyor.
Hacettepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Serhat Ünal da bu görüşte olanlardan…
“Türkiye’de HPV yayıldı demek doğru değil” diye söze giren Prof. Dr. Ünal, mücadele için iyi programların bulunduğunu belirtti.
Avustralya’nın aşı ile sorunu çözdüğüne de vurgu yapan Prof. Dr. Ünal, Türk örf ve adetlerinin bazen kızlara HPV aşısı yapılmasında zorluklar yarattığını da anımsattı.
Ancak bu konudaki tek çözümün de aşı olduğunu vurguladı.
AŞININ FİYATI UÇTU
Sorun da tam bu noktada başlıyor…
Çünkü aşının fiyatı dövizdeki yükselmenin de etkisiyle dört kat artmış…
Dört tipine karşı etki ettiği belirtilen aşının beş yıl önceki fiyatı 421 lira iken, bugün 2 bin lirayı aşmış bulunuyor.
Aşıdan bir tane alıp yaptırmak da söz konusu değil, 9-14 yaş arasındaki çocuklar için 2 doz, 14-26 için üç doz yapılması gerekiyor.
Dolayısıyla 6 bin lira gibi bir aşı bedelini de herkes ödemekte zorlanıyor.
HPV’nin daha fazla tipine, örneğin Türkiye’ye de yakında gelmesi beklenen 9 tipine karşı etkili olan aşıların fiyatlarını orta gelirli bir ailenin alması ise çok kolay görünmüyor.
Ayrıca evde anne ile birlikte bir de kızı varsa her ikisinin aşı maliyeti çılgın bir rakama ulaşıyor ki bunu birçok ailenin karşılamasının olanağı yok.
Bundan dolayı Avusturya meseleyi devlet sorumluluğu haline getirmiş ve daha az sayıda aşı gerektiren 9 yaşa aşılama yaparak problemi önlemenin yolunu bulmuş…
Aslında Türkiye’de uygulanan aşının faz çalışması aşamasında, aynen koronovirüs döneminde de görüldüğü gibi ücretsiz yapılmış.
Ancak faz çalışmaları bittikten sonra da ücretli hale gelmiş…
Mesele tek başına aşı ile de bitmiyor, umumi tuvaletler başta olmak üzere temizliği elden bırakmamak gerekiyor.
Bir de Avusturya’nın da yaptığı gibi kadınlar için kolay ulaşılır tespit kitlerinin de bedava verilmesi...
Umarım Türkiye benzer uygulamaya bir an önce geçer…
Yoksa yakın gelecekte en çok uğraşılan, üstelik bulaşıcı olan kanser türüyle boğuşur…
Sanıldığı gibi sadece kadınlara da değil, erkeklere de bulaşan bir kanser ile uğraşır…