Savaş taktiği, IRA'dan yadigar…
ÇEVREMİZDE son 30 yıldır yaşanan savaşlar bize çok şey öğretti.
En azından iki ülke arasında bir çatışma çıktığında, ülkelerin potansiyellerine, savaşın seyrine bakarak ne kadar süreceğini tahmin olanağına kavuşuyoruz.
Ayrıca uluslararası ilişkiler ve güvenlik üzerine çalışan ve bölge deneyimini de kattıkları için geleceği doğru öngörebilen iyi akademisyenlere sahibiz…
Somut örneğini üç gün önce yaşadık…
Habertürk ekranımızda uluslararası ilişkiler alanına imza atmış iki akademisyenimiz vardı; Kadir Has’tan Prof. Dr. Mitat Çelikpala ve Başkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Ünal…
Her ikisi de İsrail-İran savaşına ilişkin beklentisini net ortaya koydu:
Yayın sonrası arkadaşım, Prof. Dr. Çelikpala’yı arayıp, kendisi ile aynı görüşte olduğumu belirttim, gerekçe olarak da İran ve İsrail’den gelen açıklamaları gösterdim…
Prof. Dr. Çelikpala öngörüsünün gerekçesine dönük önemli bir veriyi daha dile getirdi:
Herkesin “kazandığı noktada” olduğuna da işaret etti, bir tarafın altyapıyı, diğerinin de Demir Kubbeyi yok ettiğini, aynı zamanda ABD üslerine de saldırabileceğini, birçok başkentte terör eylemlerini gerçekleştirme yetisine sahip olduğunu gösterdiğini, ateşkesin de böyle zamanlarda geleceğini vurguladı.
“Herkes bir onurlu çıkış arıyordu, buldu. Uzun sürmez, birkaç güne biter” dedi…
Dediği gibi de oldu…
Prof. Dr. Çelikpala bunları söylerken, batılı gazetelerin büyük bölümü savaşın yayılacağından söz ediyordu…
Bu savaşın en dikkat çeken yönlerinden biri de “haberli bombardıman” olması…
Pek alışık olmadığımız yeni nesil hibrit bir savaş yaşıyoruz.
Askeri konularda çalışan Abdullah Ağar dün WhatsApp’tan yolladığı mesajında, yeni nesil savaşın tek başına silahla yapılmadığını, “karar- zihin merkezlerini, süreçlerini, algıları etkileme, karşıt veri, kurgu ve niyetleri de bozmaya” dönük çabaların da savaşa dahil olduğunu yazmış…
Çok haklı…
Teorik olarak “mutlak savaş” kavramından söz eden Clausewitz, gerçek hayatta politik hedeflerin, askeri kapasitelerin ve kaynakların sınırsız olmadığına vurgu yapar.
Dolayısıyla ömrü nihayet savaşın olamayacağını belirtir.
Nitekim, öyle de oldu.
Daha önce de burada belirttiğim gibi içerde İran yönetimini yıkacak bir gücün olmaması, politik, ekonomik ve toplumsal kısıtlamaları şekillendirdi ve herkesi masaya davet etti.
Bu savaşın bir diğer özelliği de vurmadan vuracağını, füzeyi ateşlemeden ateşleyeceğini ve hangi noktaya düşeceğinin neredeyse koordinatlarını birbirlerine veriyor olmaları…
Nitekim İran ateşkes kararından önce Katar’daki ABD üssüne saldırma kararı aldığında Doha yönetimini uyarmış, onların da Washington’u uyarmalarını sağlamış…
Benzer gelişmeleri iki hafta boyunca sürekli işittik…
Peki savaşan ülkeler bu yöne niye gidiyor?
Hacettepe Üniversitesi’nde güvenlik üzerine çalışan Prof. Dr. Ali Çağlar, yeni tip savaşın gereği olarak bunun yapıldığının altını çizdi.
“Haber vererek bombalama uygulamasının kökeni IRA’ya dayanır” deyip devamını getirdi:
Prof. Dr. Çağlar, bir noktaya daha vurgu yaptı…
İsrail’in ateşkes sağlamasına karşın, bölgedeki çabalarına son vermeyeceğini, asıl amacının Fırat ve Dicle sularının kontrolünü ele geçirmek olduğuna dikkat çekip, ekledi:
Bu coğrafyada suyun en önemli varlık olduğu kesin…
Ancak siz kaynağını hedef alıp, oradan kurutmaya kalkarsanız, aşağıya gidecek su kalmaz…
İsrail hedefe ulaşmak isteyebilir, ama bunu Gazze’de de görüldüğü gibi işgal edercesine, haraç alırcasına yaptığı için amacı da hasıl olmuyor…
Dönüp yine aynı yere geliyor.
Başkan Biden döneminin Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın dünkü New York Times’a yazdığı makalesi ise ASBD Başkanı Trump’ın durumunu da özetliyor.
Artık ne kadar başarılı olabilirse…
- Gazze'de ateşkesin garantisi…1 ay önce
- Gazze'li Abdullah'ın rüyası…2 ay önce
- Meclis'in mevcut aritmetiği mi, yoksa kamuoyu yoklaması mı?2 ay önce
- AK Parti'nin 76, CHP'nin ise 56…1 ay önce
- Yasası 'özel', infazı 'genel'…1 ay önce
- Mitolojik olan bitti, meteorolojik başladı…1 ay önce
- Şam'dan, İsrail'e: Egemenlikte pazarlık, toprakta müzakere yok...1 ay önce
- Lafı çok, hareketi yok…1 ay önce
- İnönü'yü devirdi, Özel'i de getirdi…2 ay önce
- Weizman'dan Yılmaz'a, Netanyahu öngörüsü!..2 ay önce