Kuraklık: "En tehlikeli doğal afet"

16 Aralık 2020 Çarşamba, 14:14:57 Güncelleme: 18 Aralık 2020 Cuma, 09:07:51

Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin bir sonucu olarak Türkiye şiddetli kuraklık riskiyle karşı karşıya. Hemen her gün bu konuda gündeme gelen haberler konunun çok ciddi boyutlarda olduğunu gözler önüne seriyor. İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerdeki barajların doluluk oranının son yılların en düşük seviyelerine inmesi, Bursa'da kuruyan göletler, Karadeniz'de Kızılırmak Deltası'nda su seviyesinin çekilmesi, Edirne’de Meriç ve Tunca nehirlerindeki su seviyesinin düşmesi, Sapanca Gölü'nün son hali Türkiye genelindeki korkutucu tabloyu özetliyor aslında. Son olarak Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kuraklık haritalarına göre Türkiye’nin önemli bölümünün yağış almadığı, ‘olağanüstü, çok şiddetli ve şiddetli kuraklık’ yaşandığı ortaya çıktı. Geçen yıla oranla yağışlar yüzde 53 düşerken Türkiye’de kuru tarım alanlarında verim kaybı yaşanmaya başladı. Peki kuraklık tehlikesinin bu boyutlara varmasının nedenleri ne? Önüne geçilebilmesi için neler yapılması gerekiyor? Bilinçli su tüketimi teşvik etmek için yapılması gerekenler nelerdir? Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Biyosistem Mühendisliği Arazi ve Su Kaynakları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Orta tüm bu soruları ve daha fazlasını haberturk.com için değerlendirdi. Kuraklığın doğal afetler içerisinde en tehlikelisi olduğunu ifade eden Orta "Çünkü çok sessiz ve sinsice geliyor, ne kadar süreceği belli olmuyor ve geldiğinde de çaresiz bırakıyor" dedi. Yer üstü su kaynaklarının elzem olarak geliştirilmesi ve 'Milli Kuraklık Merkezi' kurulması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Halim Orta, insanların bilinçli su tüketimine yönlendirilmesinin önemini de vurguladı.