“Ticaret Savaşları” kavramını sanırım hepimiz öğrendik.

ABD Başkanı Trump’ın, 2016’da seçilmesinin ardından hayatımıza soktuğu “Ticaret Savaşları” tabiri,  ABD – Çin arasında başladı ve bir çok ülkeye yayıldı.  Bu çerçevede artırılan vergiler, ambargo konulan şirketler, izin verilmeyen şirket satın alma faaliyetleri son 3 yıl içinde hepimizin malumu.

Bugünkü yazımızın konusu da oldukça sert ve yıkıcı geçen bir savaştan bahsediyor. Bu savaşta ülkeler ve siyasiler henüz ortaya çıkmadılar. Ama dünya çapında devasa bir sektör resmen kabuk değiştiriyor ve inanılmaz bir rekabete girişiyor.

Bahsettiğim sektör “medya”, savaş ise “paralı internet yayıncılığı” üzerinde yapılıyor.

2015 yılında ABD’de Walt Disney CEO’su, geleneksel yayıncılık metotlarının (kablo TV ya da açık platformlar) zayıfladığını ifade etmiş ve Disney’in kanalı olan ESPN’in üye kaybettiğini açıkladığında ortalık birbirine girmişti. Bunun aslında yaklaşmakta olan ve sektörü tamamen dağıtacak bir kasırganın ayak sesleri olduğunu öngöremeyen bir çok analist hesabı Disney’e kesti ve Disney hisseleri çakıldı.

Aslında Disney CEO’sunun açıklamasından 5-6 yıl önce Netflix, geleneksel medya yayıncılığını alt üst edecek olan internet üzerinden seyredilebilen paralı yayınların bulunduğu platformunu devreye sokmuş ve fitili ateşlemişti. Ancak Netflix’in sektördeki Büyük Abi’lerin huzurunu kaçırması, 2012’de kendi markası ile “Netflix Original” ismiyle yaptırdığı ve yayınladığı dizilerin devreye girmesiyle oldu.

İşte bu tarihten sonra aynı Disney CEO’su Bob Iger’in dediği gibi; medya yayıncılığında bir daha hiç bir şey eskisi gibi olmadı!

Paralı internet yayıncılığı herkesin oyun planını değiştirdi.

ABD’de de, arkasına Hollywood’u da alarak yüzyıla yakın süredir ayakta kalan film yapımcıları ve medya şirketleri, Netflix’in başlattığı bu büyük değişimin dışında kalamadılar. Netflix büyük bir devrim yapmıştı ve herkes bundan nasibini almıştı.

2012 yılında, Netflix Original markası devreye girmeden önce 30 milyon kullanıcısı olan şirketin 2019 sonu itibarıyla dünya çapında ulaştığı üye sayısı 160 milyona geldi. 2012 yılında yıllık geliri 3.5 milyar dolar olan Netflix’in 2019 sonunda gelirinin 19 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Netflix kendi geliştirdiği yayıncılık stratejisiyle yukarıda detaylarını verdiğim başarıyı yakalarken, ABD’de kazandığı her üyeyi geleneksel kablolu TV izleyicisi pastasından alıyordu. Bu durum da HBO, Walt Disney gibi büyük medya şirketlerini zor durumda bıraktı ve başlıkta bahsettiğim “internet yayıncılığı savaşları”  bu sebepten başladı.

650 milyar dolarlık yatırım

The Economist dergisinin haberine göre, son 5 yılda Amerika Birleşik Devletleri’nde medya ve eğlence sektöründe, şirket satın alma ve birleşme ya da film/dizi yapımı için harcanan toplam para 650 milyar dolar! Sadece 2019 yılında ABD’de bahsi geçen alanlara yapılan yatırım 100 milyar doların üzerindeymiş; ki bu rakam petrol sektöründe 2019’da yapılan yatırım ile aynı.

Netflix’in başlattığı ve diğer şirketlerinde dahil olduğu üyelik bazlı internet üzerinden yayıncılık modası bütün dünya genelinde 700 milyon kullanıcı sayısına ulaşmış durumda.

Yapılan araştırmalara göre, ABD’de yaklaşık 80 milyon kişi hâlâ kablolu TV ya da uydu üzerinden paralı yayın seyrediyor. Bu rakam her yıl azalsa da hâlen ciddi bir kitleye işaret ediyor. Yine araştırmalara göre, ABD’de paralı TV izlemeyi kabul eden insanların ortalama aylık TV harcaması 100 dolar civarında.

Paralı ve müşteri isteğine göre dizayn edilmiş, internet üzerinden yayın yapılan platformların dünya çapında gördüğü büyük ilgi ve ABD’deki halihazırda 80 milyon klasik kablolu yayın izleyicisinin varlığı, medya devlerinin aklını başından almış durumda.

Bu sebeple de son 1 yılda medya sektöründe olup biteni takip etmek bile çok zor bir hal aldı.

Walt Disney, bir yandan raflarındaki ürünlerini artırabilmek için 2019 Mart ayında 71 milyar dolarlık bütçeyle, 21st Century Fox Medya şirketini satın aldı. Diğer yandan da “Disney +” markasıyla internet üzerinden Netflix gibi yayıncılığa başladı.

Disney bu konuda o kadar iddialı ki, şimdilik ABD, Kanada ve Hollanda’da izlenebilen “Disney+” internet yayıncılığını aylık 6.99 dolar gibi bir sinema biletinden de ucuz satmaya başladı.

Apple, Amerikalı dev teknoloji şirketi. Hayatımıza akıllı telefonları, bilgisayarları ile giren Apple da, paralı internet yayıncılığı savaşına giriyor. Kasım ayı itibarıyla “Apple TV+” markasıyla ayda 4.99 dolar gibi bir ücret karşılığında 100’a yakın ülkede, üyelik bazlı paralı internet yayıncılığına başladı.

AT&T, Amerikalı telekomünikasyon şirketi. 2018 yılında, 85 milyar dolarlık bir bütçeyle Time Warner’ı satın aldı. Time Warner bilindiği üzere HBO markasıyla kablolu yayında oldukça güçlü bir isim.

Şirket, 2020 Mayıs ayında markasıyla paralı internet yayıncılığı yapmaya başlıyor. AT&T Warner Media’nın, "HBO Max" markasıyla başlatacağı yayınlar, aylık 15 dolarlık bir üyelik ücretiyle izlenebilecek.

Bu şirketlerin yanına Amazon Prime da eklenebilir. Her türü işi yapan Amazon, yakın zamanda Amazon Prime markasıyla dijital yayıncılığa girerek, burada da ısrarcı ve rekabetçi olacağını gösterdi.

ABD’de yaşanan ve zaman içerisinde dalga dalga dünyaya yayılacak olan paralı internet yayıncılığının etkilerini bazılarımız hissediyor. Bazılarımız yakın zamanda hissetmeye başlayacak. Özellikle Türkiye’de başta sektör temsilcileri olmak üzere, tüketici, reklam veren ve hatta vergi noktasında devlet bu gelişmeleri takip ediyor mu? Hiç zannetmiyorum. 

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!