Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini bu hafta bir kez daha düşürdü.

Son yapılan 75 baz puanlık indirimle, 7 ayda toplam 1275 baz puanlık (%12.75) faiz indirimi yapılmış oldu. Böylece TCMB,  geçen sene temmuz ayında yüzde 24 olan politika faizini arka arkaya 5 toplantıda indirerek, 2020 ocak ayı itibariyle yüzde 11.25’e çekti.

TCMB'nin faiz indirimlerinden doğrudan ya da dolaylı etkilenerek hareket eden diğer finanslar enstrümanların faizinde de sert düşüşler oldu.

Son 7 ay içinde ortalama TL mevduat faizleri yüzde 22-23 bandından yüzde 10’a kadar geriledi.  Kredi maliyetleri de aynı dönem içeresinde hızlı düştü. Geçen yıl temmuz ayında yüzde 25 seviyesinde olan ortalama ticari kredi faizleri, bugün yüzde 12’e kadar inmiş durumda. Bireysel krediler de aynı dönemde yüzde 27-28’lerden yüzde 14-15’lere kadar geriledi.

Sadece kredi faizleri de düşmedi.

Kredi kullanım oranı son dönemde hızlandı. 10 Ocak itibariyle toplam kredi kullanım oranında yıllık yüzde 10, bireysel kredilerde ise yıllık yüzde 18 artış var.

Artan kredi kullanımı başta inşaat ve otomotiv sektörlerinde olmak üzere iç tüketimde hemen etkisini göstermeye başlamış.

TÜİK verilerine göre aralık ayında, Türkiye’de 202 bin adet konut satılmış. Bu rakam serinin tutulmaya başlandığı zamandan beri en yüksek aralık ayı konut satış rakamı. Bu rakamın 50 bin adetini de mortgage kredisi kullanılarak yapılan konut satışları oluşturmuş. Mortgage kredisiyle ev alımında geçen senenin aynı aya göre yüzde 600’lük artış olmuş. Konuta artan ilgi fiyatları da yükseltmeye başlamış. Merkez Bankası’nın açıkladığı rakamlara göre Kasım 2019’da konut fiyatları yıllık yüzde 7 artış göstermiş. İstanbul’daki konut fiyatları da uzun süre sonra düşüş trendinden çıkıp artıya geçmiş.

Otomobilde de Aralık ayı iyi gitmiş. Otomobil ve hafif ticari araçlar pazarı aralıkta yüzde 16 büyümüş. 2018 Aralık ayında 77 bin satış yapılan pazarda 2019 aralıkta 90 bin araç satılmış.

Rakamlar ortada..

2019 ikinci yarısında başlayan faiz indirimleri nihayet geçen yıla Kasım – Aralık itibariyle kredi kanallarının açılmasıyla iç pazarın kıpırdanmasına vesile olmuş.

Şimdi gelelim bu kıpırdanmaya sağlayan faiz indirimlerinin olası yan etkilerine.

İlk yan etki Türk Lirası’nın üzerindeki koruma kalkanında yaşanacak mevcut enflasyon yüzde 11.8, 12 ay sonra beklenen enflasyon ise yüze 9.9. Bu oranlara göre TCMB politika faizi mevcut enflasyona göre – 0.6 negatif faiz veriyor. 12 aylık beklenen enflasyona göre ise 125 baz puan (%1,25) pozitif faiz veriyor.

Böylece Türkiye’de negatif faiz veren gelişmekte olan ülkeler kervanına katılmış oldu. Bloomberg’in hazırladığı listeye göre – 3.1 puan veren Macaristan, -2,2 puan veren Hindistan, -1,9 puan veren Polonya ve -1.2 puan ve Çekya'dan sonra -0,6 negatif faizler Türkiye geliyor.

Bu ülkelere hızlıca göz atalım.

Macaristan, Polonya ve Çekya EuroZone dışında ama AB üyesi. Üç ülkenin de notu yatırım yapılabilir ülkeler seviyesinde. Risk primleri 30-60 baz puan arasında gidip geliyor. Macaristan hariç diğer 2 ülke cari fazla veriyor. 3 ülkede uzun süredir faizlerini aynı yerde tutuyor ve 2020’de bu ülkelerde her hangi faiz indirimi beklenmiyor.

Gelelim Hindistan’a.

BBB notu ile yatırım yapılabilir ülke klasmanında olan ve risk primi 60 baz puan seviyesindeki Hindistan’ın en büyük derdi soğuyan ekonomi ve artan enflasyon. Bu sebeple, geçen Aralık ayında faiz indirimlerini durduran Hint Merkez Bankası'nın 2020’nin ortasına kadar, enflasyonun indiğini görmeden yeniden faiz indirmesi beklenmiyor.

Görüldüğü üzere negatif faiz veren diğer gelişen ülkelerin hem rating’leri bizden çok daha iyi hem de CDS yani risk primleri bizden oldukça düşük. Üstelik bu ülkeler 2020’de daha fazla faiz indirimi yapmayacaklarını açıklamış durumdalar.

CDS oranı L+ 250 baz puan, rating’i de BB olan Türkiye’nin bu listede en zayıf halka olduğu net görülüyor. Bu durumun en fazla baskı yarattığı varlık sınıfı ise Türk Lirası.

Negatif reel faizin bir başka yan etkisi de içeride mevduat sahiplerinin döviz tercihinde ortaya çıkıyor. Mevduat faizlerinden brüt 10, stopaj sonrası yüzde 8.5 ortalama getiri alan yerli yatırımcı mevcut yüzde 11.8 enflasyona karlı koruma aracı olarak dövize yöneliyor. Nitekim son 7 ayda TCMB’nin faiz indirdiği dönemde yurt içi yerleşiklerin aldığı 10 milyar dolar artmış vaziyette.

Bir yandan 2020 hedefi olan yüzde 5 büyümenin ayak seslerini getirecek kredi musluklarının açılması ve düşük faizli kredi kullanımının artması, diğer yandan negatif faiz verecek kadar risk alınarak olası bir küresel türbülansa ters ayakta yakalanma ihtimali…

Ama ben yazımı başka bir soru ile bitireyim “Neden 2020 için bu kadar risk alınıyor?”

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!