DIŞARIYI izlediğiniz oda pencerenizin bir kanadının buzdolabınızın elektriğini karşılamasını istemez misiniz?
Veya salonunun balkona açılan geniş camlarının evin bir günlük elektriğini üretmesini...
Beta kasetten, USB ve buluta geçişe benzer süreç yaşam alanlarımızın hemen her ölçeğinde hızla ilerliyor…
Konuya girmeme neden de finans işleriyle uğraşan arkadaşımın şirketin çatısına güneş panelleri yerleştirme anısından söz etmesiyle başladı.
Birkaç yıl önce eski teknoloji ile elektrik üretilen ağır solar panelleri çatıya çıkarmayı uygun görmemiş.
“Ürettiği zahmetine değmeyecek” deyip vazgeçmiş…
Teknokentlerden birinde iki genç girişimcinin üzerinde çalıştığı şeffaf cam solar elektrik üretim sistemini görünce anlattığı hikaye zihnimde canlandı…
Acaba o tarihte bu teknoloji olsaydı şirketin camlarını toptan değiştirir miydi?
İSTANBUL’UN CAM BİNALARI
Sadece o da değil…
İstanbul’da Büyükdere Caddesi boyunca uzanan, Bomanti’ye kadar da genişleyen her biri 150 metreden yüksek binalar bu teknolojiyi görseydi pencerelerine uygulamaz mıydı?
Eminim ki uygulardı…
Çünkü en küçüğünün en ve boy çarpımı alan yüzeyi 30 dönümden (30 bin m2) başlıyor, 90 dönüme kadar ulaşıyor…
Cam yüzeylerinin en az bir tarafı da kesinlikle güneş görüyor.
Böyle bir yapıda, bu kadar alanda saydam, şeffaf solar camdan binasını yapmış olsaydı ne kadar enerji üretiyor olurdu?
Şunu baştan belirteyim cam solar enerji üretimi, yer panelleri kadar gelişme kaydetmemiş...
Bu alanda çalışmaları olan Kutay Kaleli’nin dünkü sohbetimizdeki hesaplamasına göre, yer solar sistemden bir megavat enerji üretmek için 11 dönüm yüzeye ihtiyaç var.
Dolayısıyla yüksek binalardan birinde 1 milyon 650 kwh enerji üretmek olası olurdu…
Ancak şeffaf cam solar teknolojisi henüz bu seviyeye ulaşmamış değil; üçte biri kadar üretiyormuş…
Bu da yeterli gelir, çünkü güneş panelleri çatı boyutu kadar alana yerleştirilirken, elektrik üreten şeffaf pencere camları yüzey alanları çatının onlarca kat büyüklüğünde…
Dolayısıyla çatıya konulandan daha fazla elektrik almak olası…
Ayrıca teknolojisi geliştikçe yer panellerinde olduğu gibi enerji üretim kapasitesi de artacak.
BAKANLIĞIN ZORUNLU KILDIĞI
İşin içinde bir de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın attığı adım bulunuyor.
Buna göre 5 bin metrekareden büyük binalarda enerjinin %5’inin güneş enerjisinden karşılaması zorunlu kılındı…
Ancak bir farkı var; örneğin Almanya ve ABD’de Tesla’nın veya muadili şirketlerin ürettiği güneş elektrik enerjisi kiremitleri sıradan kiremitten %20 uçuşa satılırken, Türkiye’de hala pahalı bir ürün olarak işlem görüyor.
Benzer uygulamanın Türkiye’de de devreye girmesi halinde, sınırsız enerji kaynağı güneş, gündüzleri sorunsuz kaynak olarak duruyor.
PİL TEKNOLOJİSİNİ GELİŞTİRİYOR
Sorun ise gündüz gelen enerjinin gece için nerede depolanacağı?
Bu da mecburen pil teknolojisini geliştiriyor.
Güneş enerjisi teknolojisini bir miktar geç olsa da yakalayan Türkiye aslında pil teknolojisinde atak davranmış…
Ayrıca maddenin, katı, sıvı, gaz haline eklenen dördüncü hal olarak da tanımlanan plazma enerjisi de bir başka alan…
Anlaşılan o ki hepsi adım adım gelecek…
Şeffaf, manzarayı engellemeyen pencere camları yaşamımızın ayrılmaz unsuru olacak.
GRAFEN SOBALAR
Türk gençleri de bu alanda önemli yol kat etmiş…
İşin temeli de bir grup Türk gencinin üretmeyi başardığı, ultra ince karbonun bal peteği örgülü yapısına denilen grafene dayanıyor…
Nitekim gençler burada da kalmamış, grafen kullanarak camdan ürettiği elektrik ile yine grafen kullanarak yüksek ısı sobası yapmayı başarmış…
El kadar iki tabak büyüklüğünde soba ile koca odayı ısıtmayı başarmış.
Hayal etmesi zor değil…
Penceresindeki camın ürettiği az elektrik enerjisi ile bir odayı ısıtmak olası hale gelecek.
Denemesi de yapılmış bulunuyor…
VEDA EDİLECEKLER ARASINA KALORİFERİ DE SOKACAKLAR
İşin ilginç yanı elektrik üreten şeffaf pencere camlarının malzemesini, bu alanda önemli mesafe kat eden Michigan Eyalet Üniversitesi de Türk gençlerden satın almaya başlamış.
California Üniversitesi NANO Sistem Enstitüsü’nün geliştirdiği ışık geçirgenliği yüksek güneş filmi de bunun en iyi örneği.
Polimer Güneş Hücresi (PCS) olarak tanımladığı sistem görünmüyor, güneşten gelen infrared ışığını depolayıp elektrik üretiyor.
Fotoaktif plastik kullandıkları için de ucuz üretim sağlıyor; özellikle mobil cihaz şarjlarında kullanılıyor.
Aktardıklarına göre 3M firması Japonya’daki CEATEC fuarında cama yapıştırılan bir metrekarelik güneş filmi ile bir cep telefonunu rahatlıkla şarj edebildiğini göstermiş.
Film takılan camın iki yüzeyi arasındaki ısı farkı 10 dereceyi bulmuş...
Türk gençler de yakında düzenlenecek teknoloji fuarına hazırlık yapıyor…
Camdan gelen düşük elektrik ile yüksek ısı aktaran kaloriferi yaşamımıza sokmak için uğraşıyor.
Görünen o ki kalorifer kazanları, petekleri, kombi sistemleri, doğalgaz boruları unutulan antikalarımız arasına doğru yol almak üzere…