Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Yunanistan’ın Avrupa Parlamentosu milletvekili Ioannis Lagos kürsüde bayrağımızı yırttı diye haklı olarak kıyametleri kopartıyoruz.

Önce herifin adından bahsedeyim:

Yunanca en yaygın isimlerden olan “Iannis”e biz “Yanni” deriz. Anglo-Saksonlardaki “John”un Grekçe telâffuzudur, dört İncilden birini yazan Yuhanna da aslında “Yanni”dir. Batı’da sık geçen isimlerden bazılarının bizde kendimize mahsus telâffuzları olduğu halde bu isimleri o memleketlerde ve oraların basınında kullanıldıkları gibi aynen almak gibi tuhaf bir âdete kapıldığımız için “Yanni”yi de “Ioanis” diye naklediverdik!

Avrupa Parlamentosu’nda milletvekili olan Yanni’ye ettiği terbiyesizlik sebebi ile şimdi demediğimizi bırakmıyoruz, aslında az bile söylüyoruz, daha da yüklenmemiz ve bunu yaparken Yunanistan’ın bir zamanlar kralı olan başka bir herifin, Birinci Konstantin’in daha büyük terbiyesizlik etmiş olduğunu da bilmemiz gerekir…

1913 ile 1917 ve 1920 ile 1922 yılları arasında iki defa Yunan tahtına oturan Kral Birinci Konstantin’in, Küçük Asya’yı işgale çalışan birliklerine moral vermek için 1921 yazında Anadolu’ya geldiği sırada Bursa’da tarihte eşine rastlanmamış bir terbiyesizlik yaptığı, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin mezarını tekmeleyerek hakaretler sarfettiği anlatılır…

Tahta 1913’te çıkan Konstantin, bizde “Kayzer Wilhelm” diye bilinen Alman İmparatoru Wilhelm’in kızkardeşi ile evliydi. Gönlü hep Almanya’dan yana olmasına rağmen Birinci Dünya Savaşı’nda önce Yunanistan’ın tarafsızlığını ilân etti ama başbakanı Venizelos’un savaşa müttefiklerin tarafında katılma yolundaki baskılarına sadece iki sene dayanabildi ve Venizelos’u destekleyen bir müttefik donanmasının Yunan topraklarına asker çıkarıp işgale başlaması üzerine, 1917’nin 12 Haziran’ında tahtını ve tacını küçük oğlu Aleksandr’a bırakıp sürgüne gitti.

Konstantin’in tahttan feragatinin ardından Yunanistan dünya savaşına katıldı, Yunan birliklerinin 1919’un 14 Mayıs’ında İzmir’e çıkmaları üzerine Anadolu’da savaş başladı.

Aleksandr daha 27 yaşındaydı ve iktidarın asıl sahibi, babası Konstantin’i tahtından eden Başbakan Venizelos idi. Yunanistan’ın Anadolu’yu işgal macerası, Aleksandr’ın tahtta olduğu senelerde yaşandı ama genç kral da tahtta sadece üç sene kalabildi. Sarayında beslediği maymun bir sabah dişlerini Aleksandr’ın boynuna geçirdi ve kral, birkaç gün sonra ölüverdi! Yeni kralı seçmek için yapılan referandumdan sabık kral Konstantin’in adı çıktı; Konstantin sürgünden dönüp üç sene bırakmak zorunda kaldığı tahta 19 Aralık 1920’de bu defa kahraman gibi oturdu.

Kral Konstantin Atina’ya dönerken, Başbakan Venizelos sürgün yolundaydı...

Venizelos’un başlatıp yarım bıraktığı Anadolu macerasını temizleme işi geri gelen Konstantin’e düşecek, içinden çıkılmaz bir hal almış olan çılgınca macera iki yıl sonra Yunanistan için büyük bir hezimet hâlini alacak ve kralı yeniden tahtından edecekti.

Konstantin, Türk topraklarını işgale çalışan askerlerine moral vermek maksadıyla, 1921 yazında Anadolu’ya gitti ve birliklerini ziyaret etti…

Yunan Kralı, bayrağımızı yırtan Yanni Lagos’a rahmet okutan terbiyesizliği işte bu ziyareti sırasında etti. Başbakanı Dimitri Gunaris ve komutanı Anastas Papulas ile Bursa’da Osman Gazi’nin kabrine gitti, içeriye çizmeleriyle ve kılıcıyla girip sandukayı tekmeledi, “Osman, kalk da bak! Döndük” dedi!

DARBE, SÜRGÜN VE İDAMLAR…

Konstantin’in şımarıklığı sadece bir sene sürdü ve ordularımızın 1922’nin 26 Ağustos’unda başlattığı Büyük Taarruz, Yunanistan’ın hayallerinin sonunu getirdi. 30 Ağustos’ta zafer bizim oldu, batıya doğru ilerlemeye devam ettik ve 9 Eylül’de İzmir’i kurtardık.

Mustafa Kemal Paşa, Kral Konstantin’in Bursa’daki terbiyesizliğinden haberdar olduğu halde, zaferden sonra gittiği İzmir’de ayaklarının altına Yunan bayrağının serildiğini görünce “Kaldırın onu” diye bağıracaktı...

Mağlûp olan işgalci Yunan ordusunun dağınık birlikleri Ege’yi binbir zorlukla geçip memleketlerine döndüler ama bu defa Atina birbirine girdi. 22 Eylül’de Albay Nikolaos Plastiras darbe yaptı, Kral Konstantin’i yeniden sürgüne yollanıp yerine oğlu Yorgo’yu getirdi. Kral’ın Bursa’daki edepsizliğine iştirak eden Başbakan Dimitri Gunaris, Anadolu’daki işgalci Yunan birliklerinin bizim “Hacı Anesti” dediğimiz kumandanı General Yorgo Hacianesti ve daha dört kişi Atina’daki Gudi Kışlası’nda 1922’nin 28 Kasım günü kurşuna dizildiler.

Yeni kral Yorgo sadece bir süs olacak, Yunanistan’ı bir cunta idare edecek, sabık Kral Konstantin ise sürgününün dördüncü ayında Sicilya’da otelde ölecekti.

Bayrağımızı yırtan Yanni Lagos’un memleketinin bir zamanlar kralı olan ve askerlik tarihindeki en büyük edepsizliklerinden birini eden Konstantin’in hayatı işte böyle noktalandı…

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Timur Arslan_1568022893523524 1 yıl önce Yunana haddini bildirmenin zamani geldi kana kan
    CEVAPLA
  • galpa1980@hotmail.com 1 yıl önce Biz konstantine ders vermemişiz yalnız
    CEVAPLA