Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Çin, birkaç senedir Güney Çin Denizi’nde yapay adalar inşa ediyor…

        Bu iş yeni değil, dünyanın değişik bölgelerindeki ülkeler aslında senelerden buyana yapay ada inşası ile meşguller. Japonya, Hindistan, Hollanda, Brezilya, Maldiv, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve daha başka memleketler turizm, tarım ve bilimsel araştırma maksatları için sahildaş oldukları denizlere çok sayıda ada yaptılar. Hattâ, Dubai’de bulunan ve dünyanın en yüksek binalarından olan bol yıldızl Burc el Arab Oteli da böyle yapay adalardan birinin üzerine dikildi.

        Çin ise, adaları sadece askerî maksatlarla inşa ediyor... En tartışılan yapay adalar Tayvan, Vietnam, Malezya, Bruney ve Filipinler’in hak iddia ettikleri ve çok sayıda küçük ada ile kayalıkların bulunduğu Spratly ve Paracel Adaları bölgesinde...

        Spratly de birbirlerine yakın kayalıkların çevrelerinin doldurularak inşa edilen adalardan biri, şimdi hava üssü olarak kullanılanılıyor. Güney Çin Denizi’ne komşu olan ülkeler inşaatın egemenlik haklarının ihlâli demek olduğunu ve çevreye büyük zararlar verdiğini iddia ediyorlar ama Çin suçlamalara aldırmadan hem askerî faaliyetlerine devam ediyor, hem de bölgede daha başka adalar yapıyor.

        Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre yapay adalar karasularına sahip olamıyorlar ama Çin bu kuralı da umursamıyor; zaten koskoca bir hava üssü inşa ettikten sonra umursamasına hiç gerek yok, “Burası benim adam...” diyor, o kadar...

        REKLAM

        Güney Çin denizi, yetki alanla konusunda aynı Ege gibi anlaşmazlıkların yaşandığı bir denizdir ve aralarındaki fark Ege’de sadece Türkiye ile Yunanistan’ın bulunması, diğerinde ise o denizi çevreleyen birçok ülkenin hak iddia etmeleridir...

        Çin, bu hak iddialarına karşı tavrını yapay adalar inşa edip bunları silâhlandırmakla ortaya koyuyor!

        YÜZME MESAFESİNDEKİ MEİS...

        Yapay adalar meselesini, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın geçen gün yaptığı konuşmada Yunanistan’ın Ege Adaları’nı uluslararası andlaşmalara aykırı olarak silâhlandırmasından bahsederken söylediklerini dinlerken hatırladım.

        Hulusi Paşa, Meis Adası’nın Türkiye’ye 1950 metre mesafede olduğunu hatırlattı, “10 kilometrekarelik bir ada. Bu adaya 40 bin kilometrekarelik deniz yetki alanı istiyorlar, buna ‘hayır’ dediğimiz zaman biz ‘yayılmacı’ oluyoruz” dedi, sonra Harbokulu öğrencilerinin Meis’e yüzerek gidebileceklerini söyledi ve konuşması Yunanistan’da kıyametleri kopardı!

        Şimdi aklıma, ekonomik sisteminden arada bir takdirle ve hayranlıkla bahsettiğimiz Çin’in tartışmalı deniz meselelerinde yaptığını yapmak ve Ege’de yahut Akdeniz’de yapay adalar inşa etmek fikri takıldı...

        Karşımızda durmadan silâhlanan ve bizi sadece Ege’de değil, Akdeniz’de de kıyılarımıza hapsetmek için her türlü çabayı gösterip ittifaklar kuran bir Yunanistan var, Yunanistan ile destekçilerinin tehditlerini boşa çıkartmak için şimdi başta “Mavi Vatan” olmak üzere çeşitli doktrinleri uygulamaya koyup canla başla çaba gösteriyoruz.

        Kendi silâhını kendisi yapmaya başlayan ve İHA’ları ve SİHA’ları ile dünyanın sayılı güçlerinden biri olma yolunda hayli mesafe alan Türkiye’nin Çin’in yaptığını yaparak Ege ile Akdeniz’in tartışmalı bölgelerinde yapay ada inşaatını gündeme getirmesi hiç de fena olmayacaktır!

        Ege’nin en tartışmalı bölgelerinden birinde ve hattâ Harbokulu öğrencilerinin yüzerek gidebilecekleri Meis’in yakınlarında Türkiye’ye ait yapay adalar, son zamanlarda gittikçe şirretleşen Yunanistan’ı kimbilir ne hâle getirir!

        Diğer Yazılar