BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Mısır’da göstericilerin hedefi olan Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’e “artık gitmesini” ima ederken “iki metreküp çukur” ile “Er kişi niyyetine” kavramlarını kullandı.
Erkek cenazelerinde imamın cenaze namazına başlarken niyeti ifade için “Er kişi niyyetine!” demesi âdettir, bütün cenazelerde bu kurala uyulur ama bir istisnası vardır, daha doğrusu vardı: Padişahların, sultanların, hanların, hünkârların, yani Müslüman devletlerin başında bulunmuş kişilerin cenaze namazları kılınırken imam “Er kişi niyyetine” demezdi!
Zira, musalladaki kişi devletin başında olmuştu, bu bakımdan memleketteki mü’minlerin emîri sayılırdı. “Emîrü’l-mü’minîn” kadından değil, dinin gereği zaten erkekten olurdu ve hükümdarın “erkek” olduğunu hatırlatmak son derece ayıptı, cenaze namazını kıldıranlar “Er kişi niyyetine!” diyerek mü’minlerin emîrine saygısızlık edemezlerdi.

SULTAN SALÂSI
Hükümdarın sadece cenaze namazının niyet cümlesi değil, salâsı da başkaydı. Padişahların ve hanedan mensuplarının vefatlarının ardından değişik bir salâ okunur, buna “Sultan Salâsı” denirdi. Salâ, yine müezzin tarafından ama minareden değil, hükümdarın yahut hanedan mensubunun ruhunu teslim ettiği odanın penceresinden dışarıya verilir; odada şayet pencere yok ise başka bir mekânda ama mutlaka dışarıya okunurdu.
Padişahlar arasında “Sultan Salâsı” ile uğurlanan son hükümdar 3 Temmuz 1918’de Dolmabahçe Sarayı’nda vefat eden Sultan Reşad oldu. Hayata 1926’nın 15 Mayıs’ında İtalya’nın Akdeniz sahilindeki San Remo kasabasında veda eden son padişah Sultan Vahideddin’in ardından böyle bir salâ verilip verilmediğini ise bilmiyoruz.
Şeklini ve sözlerini bugün artık çok az kişinin bildiği “Sultan Salâsı”, bu gelenekten haberdar olan yine çok az sayıdaki padişah torunu tarafından hâlâ devam ettiriliyor. Meselâ, Sultan Vahideddin’in kızı olan ve 26 Ağustos 1971’de Yeniköy’de bir yalıda vefat eden Sabiha Sultan’ın salâsını, o zamanın şeyhlerinden Nazmi Efendi vermişti. Aynı salâ, Sabiha Sultan’ın hayata 1998’de ve 2006’da veda eden iki kızı, Hanzade ve Necla Sultanlar için de verilmişti.

BİR İSTİSNASI VAR
Gazetelerdeki köşelerinde “Padişahlar bile son yolculuklara imamın önünden ‘Er kişi niyyetine’ nidâsı ile çıkmışlardır” diye etrafa ders vermeye çalışanların düştükleri hata işte budur. Müslüman hükümdarların da bu şekilde uğurlandıklarını zannetmektedirler.
Biz, bu kuralın hatadan kaynaklanan bir istisnasını bundan tam 150 sene önce, 1861 Haziran’ının son haftasında yaşadık: 25 Haziran günü vefat eden Sultan Abdülmecid’in cenaze namazında bir yanlışlık yapıldı ve imamlık eden kişinin ağzından “Eeerrr kişi niyyetineee!” sözleri çıkıverdi! Cemaat, niyetin geri alınması mümkün olamayacağı için, namaza devam etmek zorunda kaldı.
19. asrın büyük allâmesi Cevdet Paşa, kendisinin de kıldığı bu cenaze namazından bahsederken “Koskoca cihan padişahına böyle hitap edilmesi yüreğimizi burktu ama Allah’ın bu takdîri karşısında çaresiz kalıp namazı edâ eyledik” diye yazacaktı.
Başbakan’ın Hüsnü Mübarek’e hitaben kullandığı “Er kişi niyyetine!” ifadesi, bana bu hadiseleri hatırlattı.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!