Son Dakika

Bu mektup düzmecedir!

26.11.2012 - 09:46 | Güncelleme:

GAZZE'de yaşanan son facia, toplumda İsrail'e karşı nefret dolu bir tepki yaratırken Filistin'in İsrail'in kuruluşundan önceki vaziyetini yani Siyonizmin 19. asırda ortaya çıkmasından itibaren yaşananları ve özellikle de Sultan Abdülhamid'in Filistin'e Yahudi göçüne izin vermemesi sebebiyle tahtından indirilmiş olduğu yolunda uzun seneler önce ortaya atılan iddiaları yeniden gündeme getirdi...
Bu iddialara, son iki-üç seneden buyana bir de mektup ilâve edildi: Abdülhamid, güya, tahtından indirilmesinden sonra gönderildiği Selanik'ten mensubu olduğu Şâzelî Tarikati'nin Şam'da yaşayan Mahmud Ebu Şamat adındaki şeyhine 1913 Eylül'ünde bir mektup yazmış ve "Jöntürkler, beni, Yahudiler'in Filistin'e yerleşmesine izin vermediğim tahtımdan indirdiler" demişti.
İsrail'in Gazze'ye yaptığı son saldırının ardından işte bu mektup da gündeme geldi. TV'lere çıkan bazı tarihçiler ve tarih profesörleri mektubu yorumlayıp Abdülhamid'e atfedilen ifadelerin ne kadar doğru olduğunu uzun uzun anlattılar, hâlâ da anlatıyorlar...
Teknik ayrıntılara temas etmeden önce, kısaca söyleyeyim: Sultan Hamid'e ait olduğu iddia edilen bu mektup acemice hazırlanmış ucuz bir düzmeceden ibarettir!
Düzmecedir, zira mektubun üslûbunun Osmanlı ifade ve hitabet kaideleri ile hiçbir alâkası yoktur. Yazı da, altındaki imza da Sultan Abdülhamid'e ait değildir ve "Ey benim kerameti bol güzel şeyhim! Mübarek ellerinden öperim... Jöntürkler'in bana neler ettiğini ah bir bilsen..." gibisinden ucuz ifadeleri bir padişaha mâletmek, cehaletten de öte bir iştir!
Hükümdarlığının yanısıra senelerce hilâfet makamında da bulunmuş olan bir kişi, muhatabı kendi şeyhi bile olsa, "Mübarek ellerinizden öperim, dualarınızı benden esirgemeyin, ablamgillere, dayımgillere de çok selâm ederim. Ayşe'yi everdiniz mi?" gibisinden okuma-yazmayı yeni sökmüş bir kişinin kaleminden çıkma ve asker mektubunu andıran ifadeler kullanmaz.
Bitmediiii! Sultan Abdülhamid mektubun yazıldığı söylenen 22 Eylül, yani yeni tarihle 4 Ekim 1917 günü iddia edildiği gibi öyle Selânik'te falan değil, İstanbul'da, Beylerbeyi Sarayı'ndadır. Şeyhine mektup göndermesini bir tarafa bırakın, aldığı her nefes bile gayet sıkı kontrol altındadır ve çocukları ile bile haberleşememektedir. Bu kadarla kalsa, iyi... Hususi doktoru Atıf Hüseyin Bey'in Prof. Metin Hülagü tarafından yayınlanan günlüklerinde sabık hükümdarın 1913 Eylül'ünü şiddetli bir gribe yakalanmış vaziyette ve 38 ateşle geçirdiği yazılıdır. Üstelik, Sultan Abdülhamid'in "Mahmud Ebu Şamat" adında bir şeyhinin mevcudiyeti de şimdiye kadar hiç işitilmemiştir!
Mektubun düzmece olduğu konusunda yazacak daha çok şey var ama artık şu kadarını söyleyeyim: Elinden az da olsa tarihî evrak geçmiş olan hemen herkes, Abdülhamid'e atfedilen bu mektubun ucuz bir sahtekârlık olduğunu ilk bakışta, derhal anlar!
Son dönem Türk tarihine musallat olmuş bazı belgeler vardır ve bunların başında yine Abdülhamid'e atfedilen düzmece "Hatıralar" gelir. Süleyman Nazif'in kaleme aldığı bu sahte hatıralar sonraki senelerde bir gazeteci tarafından daha da genişletilip defalarca yayınlanmış, içerisine Abdülhamid dönemi ile ilgili hemen her sorunun bir şekilde cevabı konmuştur. İşin en acı tarafı da, bu sahte hatıratın bazı tarihçilerimiz tarafından hâlâ kaynak olarak kullanılmasıdır.
Acemice imal edilmiş sahte belgelere şimdi Abdülhamid'in mektubu olduğu söylenen palavra mektup da ilâve edildi. 1970'lerin başında bir Arap dergisinde yayınlanan bu düzmece mektup 40 sene sonra ısıtılıp ortaya sürüldü ve bazı tarihçilerimiz tarafından sanki gerçekmiş gibi tepe tepe kullanılıyor! Bu iş yapılırken Abdülhamid'in sürgün günleri hakkındaki tek doğru kaynak olan Prof. Metin Hülâgü'nün kitabı ve Prof. Vahdettin Engin'in Sultan Abdülhamid ile Filistin'den toprak talebinde bulunan Siyonistler arasındaki temasları belgeleri ile gösteren "Pazarlık"ı gibi ana kaynaklara bakmanın şart olduğu düşünülmüyor, bu eserlere belki de işlerine gelmediği için müracaat etmiyorlar.
Acemice hazırlanmış düzmece bir belgenin 33 sene boyunca tahtta kalan ve protokole son derece riayetkâr olduğu bilinen Sultan Abdülhamid gibi bir hükümdara mâledilmesi, tarihe saygısızlığın yanısıra hükümdarın hatırasına da hakarettir.


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • seckindeniz 26 Kasım 2012 Pazartesi 20:39
    yazın murat bey... meydan kimilerine kalmasın. birileri olan biteni insanlara anlatacak adam gibi adamların olduğunu bilsinler. sakın vazgeçmeyin. istediğimiz şey duymak istediklerimizin söylenmesi değil. gerçeklerin söylenmesi. işimize gelse de, gelmese de...
  • talebe1 26 Kasım 2012 Pazartesi 18:47
    hocam elinize sağlık sizin gibi gerçekleri söyleyen üstadlara ihtiyaç çok hocam , kitaplarınızı 3'er defa okudum şahbaba,neslişah ı,kısa zamanda son osmanlıları istanbula gidenlere sipariş vereceğim alırlarsa okurum maalesef burada kitapçı yok eski dönem kitap 60-70 yılların kitaplarını ve bazı yeni kitaları satan sahaf var maalesef onlarda satışları olamdığından kitap getirtemiyorlar illa alacağım kitabınızı allah zeval vermesin size sağlıcakla kalın hoşça kalın
  • kuzgun1978 26 Kasım 2012 Pazartesi 17:10
    2 apdülhamit okumanızı tavsiye ederim eğer gazzeden osmalı cıkarda burda kıyamete kadar kan durmayacak demiştir...rahmetle anıyoruz...
  • alpogan 26 Kasım 2012 Pazartesi 17:05
    murat bardakçı üstadımız çok güzel açıklık getirdi olaya..ama ben bu makaleyi okurken açıkçası fena halde ürktüm..adamlar kendi ideolojileri uğruna tarihi bir tahrif edip saptırıyorlar..burada bence arap ülkelerinin rol aldığı uluslararası bir komplo var..birileri bizi yahudilere karşı biliyor..çok ama çok dikkatli olmalıyız.
  • 100bindefapes 26 Kasım 2012 Pazartesi 14:48
    hilafet makamını işgal etmiş biri için , keramati kendinden menkul bir şeyhe bu tarza mektup yazdığını iddia edenlerde ,bu mektubu imal edenlerde ;bu günkü bavul belgecilerinin ağabeyleridir. çünkü her ikisinde hem kültür hemde devlet terbisiyesi eğitimlerinin eksik olduğu, ortaya koydukları yazılı imalatlarda ortaya çıkmaktadır.
Kalan karakter : 300