Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Son dönemde özellikle Karabağ’daki gelişmelerle birlikte Türk Dünyası daha fazla konuşulmaya ve irdelenmeye başlandı. Bunun iki temel faydası var. Birincisi Türk Dünyasının uzun zamandır yapılmayan muhasebesi yapılmakta, ikincisi ise yeni işbirliği imkanları daha ayrıntılı şekilde irdelenmekte...1.5 trilyon dolarlık bir GSMH ve 300 milyondan fazla nüfustan bahsediyoruz.

Böylelikle Türk Konseyi adlı kuruluşun da nasıl bir hedefe yönelmesi gerektiği şekilleniyor.

Kim ne derse desin Türkiye’nin dış politikada oldukça yalnızlaştığı bir dönem yaşanıyor. “Milli yas” ilan edilen (!) S.Arabistan ve diğer Arap Ligi ülkeleri bile Türkiye karşıtı bir pozisyondalar.

Gerçi ben bunu uzun yıllardır söylüyorum; bu süreçte yüzümüzü Türk Dünyasına çevirerek, Hazar’ın etrafındaki işbirliği imkanlarına ve İpekyolu'nun Türkiye merkezli inşasına kafa yormak çok önemli...

Ancak M.Kemal Atatürk’ün dediği gibi “...Hazır olmak o günü susup beklemek değildir. hazırlanmak lazımdır.”

Hazırlığın başında da neler olup bittiğini ve gelecekte ne ile karşılaşacağımızı iyi anlamak geliyor.

Bakın fazla konuşulmadı ama bu zor günlerde kardeş Özbekistan’da çok önemli bir karar alındı. 2017’de göreve gelen Cumhurbaşkanı Mirziyoyev “yeni Özbekistan” parolasıyla Kiril alfabesinden Latin alfabesine tam geçişi sağlayacak bir kararname yayımladı. Buna göre oluşturulacak çalışma komisyonu tam geçişi sağlayacak öneriyi üç ay içinde başkana sunacak. Tahmini alfabenin 30 harfli olması bekleniyor. Ayrıca 2030’a kadar okul öncesi eğitim kurumlarının %80’i Özbek diline geçecek. Tüm okullarda Özbek dil eğitimi ders saatleri artırılacak.

1929-1940 arasında Özbekler Latin alfabesi kullandılar. 1940’da SSCB ile Kiril alfabesi başladı ve bağımsızlığa kadar devam etti. 2 Eylül 1993’te yeniden Latin alfabesine geçiş süreci başlasa da Kiril alfabesi hala ülke genelinde yoğun kullanılıyor.

Göreve geldiğinden bu yana büyük işler yapan Mirziyoyev’in kararnamesi sadece Özbekistan değil Türk Dünyası işbirliği için de önem taşıyor.

Öyleyse şu tarihi gerçeği hatırlatmadan olmaz. 1926'da Bakü'deki Türkoloji Kurultayı'nda Türk Devletlerinin Latin alfabesine geçmesi kararlaştırılmıştı. Türkiye'yi de Fut Köprülü ve Hüseyinzade Ali Bey temsil ediyordu. Bakü’de alınan kararlar, aslında öteden beri bunu planlayan Atatürk’ün elini kuvvetlendirmişti. Önce diğer Türk devletleri sonra da 1928’de Türkiye Latin alfabesine geçme kararı aldılar. Sonra malum...SSCB dönemi geldi. Bu arada Kazakistan'da Nazarbayev’in kararnamesi ile 2025’e kadar Latin alfabesine geçme kararı aldığını söyleyelim.

 

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00