Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanan Dünya Kadınlar Günü aslında sadece bir hak arayışı değil, zaten var olan bir hakkın teslimi açısından irdelenmeli. Ve sanırım bu normalleşme eğilimine ulaşana kadar sorunları ve eksiklikleri konuşmayı sürdüreceğiz.

        Kanaatimce vatan sözcüğünün yanına en yakışan sözcüklerin başında "ana" geliyor. Kadınlar bu vatanın direnç mekanizması, yarınların itici gücü...

        Elbette her ülkenin kültürü, yaşayışı birbirinden farklı ancak genel olarak bakıldığında ülkemizde bu sorunu temellendiren yegane şeyin eğitim ve sonrasında hukuki sisteminde aranması gerektiğine inanıyorum.

        Bu arada aşırı siyasallaşma ve kutuplaşma ile iş-güç kaygısının kadınlarımızı bir de bu noktada adalet problemiyle karşı karşıya bıraktığını düşünüyorum.

        Bazı verileri paylaşmak faydalı olabilir. Dünya Ekonomik Forumu 2006’dan bu yana her yıl Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Raporu yayınlıyor. Burada alınan temel ölçütler kadınların iş hayatında ve siyasetteki rolü, eğitim, sağlık ve sosyal alanlardaki konumları…

        Türkiye cinsiyet eşitliği endeksinde 156 ülke içinde 133. sırada yer alıyor. Geçen yıl 130. 2006’da ise 105.sıradaydı. Ekonomiye katılım fırsatında 140. sırada, sağlıkta 105. politik güçte 114. Sırada…

        REKLAM

        Bölgelere bakıldığında Türkiye, “Ortadoğu ve Kuzey Afrika” sahasında incelenmiş. Burada 7. sırada. Bu ülkeler arasında İsrail ilk sırayı alırken Yemen sonuncu.

        Araştırmada eşitsizliğin salgın sebebiyle arttığı belirtiliyor. Hatta salgın öncesinde cinsiyet eşitsizliğinin yaklaşık 100 yıl içinde biteceği öngörülürken, salgınla birlikte bu süre 136 yıl olarak öngörülüyor.

        Evet bu detay çok önemli zira salgın sürecinde işinden ayrılmak zorunda kalan ya da salgın sürecinde yaşadığı sorunlarla kadınların sosyo-psikolojisi daha fazla irdelenmeli ve desteklenmeli. Tamamen uzaktan eğitimin verildiği günlerde anneler çocuklarıyla daha fazla ilgilenmek zorunda kaldılar.

        BM üyesi 193 ülkede kadın vekil sayısının erkeklerden çok ya da eşit olduğu 5 ülke var. Türkiye dünya sıralamasında Rusya’nın hemen önünde 129. Sırada ve %17.5’luk bir temsil oranına sahip. AB ortalamasında bu yaklaşık %33 düzeyinde.

        Bir başka güncel araştırma İPSOS araştırma şirketinden geldi. 1-4 Mart tarihlerinde Türkiye’de yapılan araştırmada her 10 kişiden 7’si ailesinden izin almadan çalışamadığını belirtirken kadın ve erkeklere eşit davranıldığını düşünenlerin oranı sadece %22… Yine kadınların %65’i işyerinde ayrımcılığa maruz kaldığını ve %55’i de aynı işi yaptıkları halde erkeklerden daha az ücret aldığını ifade ediyor.

        Bununla birlikte kadınların yaşadıkları zorluklara ilişkin vurguladıkları 3 temel sorun var.

        (1) Kadına yönelik şiddetin cezasız kalması…Kadınların %84’ü bu sorundan şikayetçi. Üstelik erkeklerin de %70’i böyle düşünüyor. Bu epey yüksek bir oran aslında. O halde şiddet eğilimi kimi değerlendirmelerde iddia edildiği gibi genele mal edilemez. Şiddetin artmasında önleyici mekanizmanın ve suç/ceza sisteminin ciddi sorunlar içerdiği söylenebilir.

        (2) Zira ikinci maddede insanlar %85 oranda yeterli yasaların olmamasından ya da uygulanmamasından yakınıyor. Ve yine siyasetçilerin, medyanın ayrımcılığa yeterince dikkat çekmediği düşüncesi benzer bir oranla %79.

        (3) Ev işindeki görev ve sorumluluklar ile çocuk bakımının eşit paylaşılıp paylaşılmaması…Sanırım birçoğumuz bu konuyla bir şekilde karşı karşıya geliyoruz. Belki bana kızanlarınız olacaktır (!) ama burada da daha fazla empati yapılması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle çalışan kadınların evde bu empatinin yapıldığının hissetmesi bile onlar için çok değerli olabilir.

        Diyeceğim odur ki, Siyaset kurumu sözde değil özde bu sorunlara eğilmeli. Dünya Kadınlar Günü içeriği ve amacıyla her yıl sadece 8 Mart’ta değil, her gün ve öncelikle eğitim sistemimize güçlü biçimde konuşlandırılmalı, her Türk evladı bu hassasiyetleri o yaşlarda kazanabilmelidir.

        Diğer Yazılar