Son Dakika

Gerçekçi ol, imkansızı iste... Bayern’i mi eleyecekti?

22.02.2018 - 03:36 | Güncelleme:

 

Türk futbolunun en büyük sorunlarından biri ‘gerçeklikten kopuk’ oluşu. İkinci büyük sorunu ise hayallerinin küçük oluşu. Genelde hayalleri ve vizyonları dar isimler tarafından yönetiliyoruz. Bir miktar başarı da gelince gerçeklikten kopuyoruz.

Vizyoner olmak, daha iyisini istemek, yüksek hedefler koymak önce gerçeklikle ilişkilidir. Çünkü aksiyonsuz vizyon halisünasyon, fazla vizyon da ilüzyondur.

Beşiktaş harika bir 2 yıl geçirdi.

Aslen bakıldığında Feda’dan Sefa’ya geçen süreç dünyanın her yerinde başarı hikayesi olarak adlandırılır. Uzun bir aradan sonra katılınan Şampiyonlar Ligi’nde 3. olup UEFA’ya devam etmek, orada da yarı finali basit bireysel 2 hata ile kaybetmek başarıydı. Üstelik sezon sonu şampiyon olunmuşken... Bu sezona da iyi transferlerle başlandı. Şampiyonlar Ligi’nde iyi bir kura çekilip o büyük turnuvaya da iyi başlanınca özellikle yönetim, başkan ve Beşiktaş medyası gerçeklikten koptu. 2.5 yıldır devam eden ‘başarılı ve karizmatik ama aynı zamanda sempatik’ takım imajı örselendi. Bu süreçte doğru bir analiz yapılsa ve Bayern maçlarına haddinden fazla anlam yüklenmese ligde de bu kadar puan kaybı olmazdı. Başta Şenol Güneş olmak üzere herkes Bayern’e konsantreydi. Münih’te ‘tarih yazmak’ isteği tam bir hedef, iyi bir vizyondur. Ama şu anki Beşiktaş’ın bunu yapamayacağını görmek ve ağırlığı lige vermek gerekirdi. Bugün herkes 5-0’ı konuşuyor. Ağır bir skordur ama normaldir. 10 kişi kalmış bir takıma 5 gol atması Bayern normalidir. Ancak gerçeklikten kopup uçarsanız tokatla yere düşüp travma yaşıyorsunuz. Beşiktaş’ın her şeyden önce başta Fikret Orman ve yönetimi olmak üzere yeniden ‘sempatik’ takım havasına bürünmeleri gerek. Travmayı atlatmanın tek yolu bu. Önce kendi gerçeğinizle yüzleşip sonra hedef koymalısınız. Beşiktaş’ın hedefi Bayern kurasından itibaren lig olmalıydı, orayı bu kadar ihmal etmemeliydi.

*********** 

AVRUPA ŞAMPİYONU FENERBAHÇE

Aykut Kocaman’ı dikkatle dinledim. 20 yıldır Aziz Yıldırım gibi lokal bir adamın başkan olduğu takımda ilk kez bir adam ‘Avrupa Şampiyonluğu’ndan bahsetti. İşte vizyon budur. Sonra gerçekçi analize başladı: Dedi ki “Başakşehir maçındaki oyunu geliştirirsek, oyuncu bazında da gelişim sağlarsak UEFA şampiyonu oluruz.” Yani ilk kez F.Bahçe’de ayakları yere basan bir vizyon gördüm. UEFA Avrupa Ligi Şampiyonu F.Bahçe... Kulağa hoş geliyor. Peki olabilir mi?

Başakşehir maçı sonrası yazımda “Adeta Diego Simeone’nin Atletico’sunu izledim” demişim. Gerçekten de o oyun harikaydı. Peki oyuncu bazında gelişim konusu nasıl olmalı? Burada Kocaman ile ayrı düşüyoruz. O muhtemelen Aatif ve Dirar’ın sadece 1 kademe daha kalitelisi oyuncu ile yetinmek isteyecektir. Oysa bana göre ‘şampiyonluk’ kaliteli oyunculara bağlıdır. Simeone’nin Atletico’su olup mükemmel bir takım haline gelseniz de David Villa’ya, Diego Costa’ya, Griezmann’a ihtiyacınız vardır.

Kocaman, haklı olabilir. O oyun F.Bahçe’yi yukarı taşır. Ama şampiyonluk için 2-3 yıldız gerekir. Aykut Hoca’nın da yıldız konusunda ne tür tavırlar geliştirdiğini biliyoruz. Demem o ki, F.Bahçe UEFA Avrupa Ligi’ni alabilir. Nasıl mı? Başakşehir maçındaki oyunu biraz daha geliştirir, oyuncu bazında da biraz geliştirip kadroya 2 yıldız oyuncu katılabilirse ve Kocaman bu kez bu isimlerle sorun yaşamazsa elbette...

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 23 Şubat 2018 Cuma 17:16
    Aykut Kocaman, ortaya koyduğu o büyük hedefin sadece 1 maç öncesine kadar gelmeyi zaten başardı. Hem de kulüp ve hatta Türk spor tarihinin en kaotik döneminin tam ortasında, akıl dışı baskıların, zorbalığın ve maddi/manevi linçlerin arasından dimdik yürüyüp geçerek.. Dolayısıyla Serdar Ali Bey, Aykut Kocaman bu vizyonun zaten sahibidir ve dağılmak zorunda bırakılmış bir kadronun mütevazi bakiyesiyle, ateşlerin üzerinde yürüyerek dahi bunu gerçekleştirmeye muktedir olduğunu ispatlamıştır. Unutmayalım..
Kalan karakter : 2000