Bursaspor ve Wolfsburg maçlarının ışığında Fenerbahçe'yi dilimiz döndüğünce analiz edelim istiyorum.
Bu iki maçın birincisi, bekleyen takıma karşı (Bursaspor) ikincisi oynayan takıma karşı (Wolfsburg) yapıldı.
Her iki maçta da Serdar Aziz sol stoper başladı. Yanında Sadık - Okan Turp ve Jailson forma giydi.
Murat Sağlam sağ bekti. Tolga Ciğerci ve Ozan Tufan Emre Belözoğlu ile birlikte en çok süre alan isimlerdi. Tolgay ve Ekici çok süre alamadılar.

Hasan Ali sol bekte tekti alternatifi ise Cebrail.
Vedat ve Max önlü arkalı oynadılar. Garry sol, Moses sağ önde ileri 4'lüyü oluşturdular. Max çıkınca Zajc; Moses ya da Garry'nin yerine de Alper denendi.
Allahyar Bursa maçında şans buldu.
Kalede Altay'ı henüz göremedik.

Kişi kişi analiz etmek istemiyorum ama Jailson'u stoperde beğendiğimi söylemek isterim.
Murat Sağlam da bekleyen takıma karşı iyi sağ bek oynadı ama oynayan takıma karşı savunmada çok açık verdi.

Ozan Tufan sistemin en önemli işletim sisteminde (8 numara) rol aldı. Çok pas hatası ve Wolfsburg maçında sadece ilk yarıda 6 faul yaptı ama Ersun Yanal'ın oyun tarzını en çok benimsemiş isim olduğu görüldü.

Dripling ile bir an evvel topu rakip alana taşıma gayreti, kaptırılan topa ani reaksiyon, en önemlisi rakip geriden oyun kurarken sürpriz baskıyı başlatan ve takım presini ileri taşıyan isimdi.

Max Kruse maç içinde kaybolmasının dışında iyi gözüküyor.

Vedat ise en verimli transfer.
En pozitif etki mıymıntı futbolunun bitmiş olması. Rakibe sürekli "ensende ben varım" hissiyatının verilme gayreti, ön alan presi, stoperlerin santraforla, öm orta alan oyuncularının rakibin oyun kurucusu ile neredeyse bire bir pres oyunu oynamaları güzel.

Oyun kurarlarken rakip geri dörtlünün hepsinin önünde bir Fenerbahçeli vardı. Bu sene kolay top yaptırmayacak bir Fenerbahçe izleyeceğiz gibi gözüktü. Topa agresif bir takım oluşacak.

Gelelim eksilere..
Bir kere bekleyen takıma karşı geriden rahat oyun kurdular ama rakip yarı alanda sete yerleşemediler. Bunun sebebi de her iki kanatta oynayan isimlerinin ikisinin de winger olması. Moses de Garry de 'alıp gitmeyi' bilen oyuncular.

Sırtını kaleye dönüp topu tutabilen, bekini çizgiye doğru kaçırabilen, içeri kat edip santraforla ikiye bir yapabilen oyuncular değiller. Misal, Feghouli, topu tutuyor, kaptırmıyor, Belhanda ile sağ içte bir üçgen oluşturuyor ve Mariano'yu sağ çizgiden kaçırıyor. Bu seti geçen yıl defalarca izledik. Bu yıl diğer tarafta da bu işi yapabilecek Babel var.

Oysa Fenerbahçe kanat oyuncuları çizgiye yakın oynamayı seven isimler. Buranın en az birine sırtı dönük oynamayı bilen, bekini çizgiye kaçırabilen, içeri kat edip şut deneyebilen bir isim lazım. Deniz Türüç mesela. Ben Arfa mesela.. Bu tür oyuncular sizi sete yerleştirir. Hocanın "kanat forveti" ısrarı anlaşılabiliyor.

Gelelim en önemli soruna.
Oynayan takım (Wolfsburg) tıpkı Fenerbahçe gibi önde pres yaptı.
Serdar - Jailson - Sadık - Tolga - Ozan - Tolgay ve Alper'den oluşan orta göbek ikililerinin hiç biri alıp dönemedi. Müthiş top kaybı yaptılar ve oyun kurulamadı. Kapılan ve doğru çıkılan az sayıda pozisyonda Moses ve Garry alıp giden oyuncular olduklarından ileride çoğalınamadı.

Emre ve Luiz Gustavo hele de arkalarında Kolarov olursa 3 solak ile pas açıları oldukça genişleyecektir. Sağ stoper de eğer Kjaer'e teslim edilirse onun da ayağının fena olmadığını hesaba katıp sağ bek Dirar ile bayağı yetenekli ve pasla çıkabilecek-presten top çıkarabilecek bir geri 6'lı oluşur.

Dirar - Kjaer - Kolarov - Hasan Ali
Emre - Gustavo
gibi dizilecek bir altılı hat, prese boyun eğmez.

Öndeki dörtlünün üçü belli. Max - Vedat en uçta bir kanatta da şimdilik Moses. Kilo verince Garry.. Ama diğer kanada demin de bahsettiğim gibi top tutup takımını çıkarabilecek bir oyuncu lazım. Atletico Madrid dönemindeki Arda gibi, Beşiktaş'taki ilk yılındaki Sosa, şimdiki Babel gibi..

Bu 4 transfer yapılırsa (2 stoper - Luiz Gustavo ve kanat forveti (Ben Arfa mesela) o zaman Fenerbahçe'nin iyi bir 10 kişilik kadrosu olur. Kalecisi için de Altay'ın performansını görmek gerekir.

Ozan - Serdar Aziz - Deniz Türüç - hatta Ekici gibi satılmazsa Jailson gibi ihtiyaç halinde katkı verecek isimlerle güçlü bir kadro oluşur.

Ekici - Tolgay - Sadık daha geride isimler.
Allahyar - Kadıoğlu gibi gençler konusunda ise kiralama bir opsiyon olabilir.

Zajc ve Alper'in bu takımda yerleri yok bence. 16-18 kişilik asli kadroyu zorlayamazlar.
Bakalım 16 bin 92 oy ile seçilen, müthiş bir kredi ile göreve gelip; geçen yıl o krediyi tamamen harcayan, buna karşın taraftardan Fener Ol'masını istediklerinde olumlu cevap alan yönetim, Elmas'ın satışıyla hatta gerekirse Jailson - Isla gibi isimlerin de satışıyla elde edilecek gelirden ne gibi bir yapılanma çıkaracak?

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!