Ali Koç, yöneticilik kariyerinin ilk dönemlerinde finans sorumlusuydu. Zaten holdingten önce çalıştığı kurumlarda finans bölümünde çalıştı. İki konuda ana tema uzmanlığı var, finans ve bilgi teknolojileri... 

Şimdi kendisi, F.Bahçe'nin klasik "Para yok" durumunda al takke ver külah yaparak transferi çözmeye çalışıyor. Lakin el oğlu "Senden önceki yönetim sana 621 milyon Euro borç bırakmış. FFP ensende. Seni de anlamak lazım" demiyor. Koç da 100 bin Euro aşağı, 50 bin Euro yukarı gibi pazarlıklarda.

Öte yandan 'piyasadaki en büyük rakibi' 3 yılda 22 milyon Euro'dan fazla bedelle (bonservis hariç) Falcao'yu alıyor. Finans bilen herkes şu tabloda "Rekabet imkansız" der...

Ali Koç, 200 bin Euro'ların; 100 bin Euro'ların derdinde... Cebinden 136 milyon dolar (50 milyon dolar hibe - 50 milyon dolar şahsi kefaletle kredi - 36 milyon dolar ise şirket sponsorlukları ve günlük kasa kolaylıklarına harcanan para) veren adam 3'e 5'e bakmaz. Başkanın derdi F.Bahçe'nin kasası...

Ama finansçı diliyle diyorum ki gecikmenin bir de faizi var. Treni kaçırma bedeli...

Bizzat babası Rahmi Bey de misal; "Telekomünikasyon trenini kaçırdık" demiş ve Turkcell işine girmemenin en büyük hatalarından biri olduğunu söylemiştir.

Demem o ki Kolarov'da 300-500 bin Euro; Gustavo'da 1 milyon Euro; falanca da 400 bin, filanca da 600 bin Euro ucuz olsun hesapları, kulübü düşünme açısından doğaldır. Ancak bir de bunların bu isimlerin futbol piyasasına göre küçük bedellerle kaçırılmasının bedeli çok daha ağır olur.

Lige Kolarov - Gustavo - Santrafor eksikliği ile başlanmasının faizi çok daha yüksek olacaktır. Finansçı diliyle gecikme faizinin bedeli daha yüksek olur. Bu hafta, 3 transfer bitirilmeli artık. Kolarov - Gustavo ve stoper.

Kjaer olmayacak ve bu şartlarda olmamalı (4 yıllık anlaşma, her sene 3.2 milyon Euro ve 6 milyon Euro bonservis) zaten.

Hatta Jailson satılmayacaksa stoper rotasyonunda oynar. Ancak Kolarov ve Gustavo gibi sınıf atlatacak isimler olmadan lige başlanmamalı. Haa diyeceksiniz ki "FFP ne olacak?" ben de Ali Başkan'a daha önce defalarca söylediğimi tekrar ediyorum: FFP'yi boşverin. Ceza ise ceza...

Sonuçta Ali Bey'in zamanında Mehmet Ali Aydınlar'a söylediği gibi "UEFA İsviçre'de bir dernek..!!!" Haa UEFA çok umurunuzdaysa "Allame-i Cihan olan Demiyın'ınız" Zajc denen kazığını satsın kaynak yaratsın...

Bu hafta ya en az 2 kalite transferi ve transfer sürecinin sonuna kadar bir de forvet ya da gecikme faizinin ödenecek bedeli...

Seçmelisiniz birini...

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!