Bizim meslekte yıllar içinde duygularınız kayboluyor. Sevmek, sevmemek gibi hisleriniz olamıyor. En azından benim için öyle.. Ancak Okan Buruk'u seviyorum. Kendisini çok az tanıyorum ve sadece 1 tam günümüz birlikte geçti. Show TV'de milli maç yayıncılığı yaptığımız dönemde bir milli maç yayınında ekran konuğumuz olmuştu. O gün Konya'da beraberdik.. O kadar.. Ama beyefendi bir insan-sakin ve kaliteli bir insan imajı oluşturmuştu bende.. Onda gelecek nesiller adına umutlu bir hocalık görüyor-d-um.. Akhisar'da kupayı alırken de Rizespor'da harika bir performansla takımı yükseltirken de hep beğendim kendisini.. Ancak ne olduysa Başakşehir'e gelince oldu.. Daha önce görülmemiş bir korku çemberi sardı Okan Buruk'u.. 
Geçen hafta G.Saray maçını kazandı Başakşehir ama Okan Buruk baştan sona korkak bir tavır sergiledi.. Elalemin tamamen yok ettiği ön liberoları, Okan Hocam 3'lemişti.. Tam 3 tane ön libero bile değil ön stoper ile sahaya sürmüştü takımını.. Kazandılar ama hatalıydı..

Kendisi bu 'korkaklık ve temkin' hastalığına o kadar tutulmuştu ki Roma maçına 3 stoper ve 2 ön stoper ile çıkmaya devam etti.

Başakşehir'in Roma'yı yenmesi beklenmiyor. Roma, Başakşehir'i yense kim ne diyebilir? Nitekim yenildi de zaten. 
Ancak Okan Hocam sahaya Skrtel ve Epurianu tandemi, sağ beke de oynayamayan Junior Çaiçara yerine Ponck ile çıktı. Sol bek de Clichy idi.. Önlerinde Azibuke ve Topal ile iki stoper daha vardı. Altılı önlem paketi yani. Yanlarında İrfan, en önde ise Gulbrandsen - Crivelli ve Visca üçlüsü vardı.

16. dakikada Gulbrandsen sakatlandı ve Okan Buruk oyuna bir başka sol bek Aziz Behich'i aldı. O an takımın sol tarafı 2 sol bek ile sağ beki tam bir stoper olan Ponck ile müstahkemdi. 2 stoperin önünde 2 stoper (Topal-Azibuke) duruyor, aslen merkez orta saha oyuncusu olan İrfan da orta alanı 3'lüyordu. Visca zaten geri gelen bir kanat forveti.. E Crivelli de koşucu ve mücadeleci bir santrafor.. Nefret ettiğim bir laf olan '11 kişi topun arkasında' idi yani..

Efendim normalde bu kadar önlem ile Roma'nın nefes alamaması lazımdı. Peki ne oldu? 16. dakikada 2. sol bek ile iyice tahkim edilen Başakşehir takımı 45. dakikada soyunma odasına 3-0 yenik girdi.. Korkunun ecele hiç bir faydası olmadı yani..

Şimdi aslında doğrudan Okan Buruk hocama, dolaylı olarak da diğer tüm "iyi mücadele ettik hocaları"na bir soru sorayım: 
Başakşehir maça, sağ bekte Uğur 2 stoper önlerinde İrfan - Berkay ve Aleksic onların önünde de yine Gulbrandsen- Crivelli - Visca ile çıksaydı; 16'da Gulbrandsen sakatlandığında Behiç yerine Robinho girseydi ne olurdu? Devrede skor maksimum kaç olurdu? Deyin ki 3-0 olmazdı da 4-0 olurdu.. Peki ne fark ederdi?

Bu korkuları aşamayan, dünyanın kaldırdığı kazma ön stoperlerden vazgeçemeyen temkinli hocaların maksimum 2 senesi var, gelecekleri yok. Ama Okan Buruk gibi genç ve geleceği olma potansiyeli olan bir hoca adayının "Büyük takımlara layık hoca" sıfatını taşıyabilmesi için mutlak surette şu kahrolası küçük takım hocası hasletlerinden kurtulması lazım. Değil 3, bir tane bile ön stoper ile oynamamayı; öğrenmesi, öne geçtikten sonra oyuna savunmacı sokmayı acilen unutması lazım. Yoksa kendisine yazık edecek.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!