Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sağ beki olmayan, santrforu Larin olan, stoperleri tartışmalı, kalecisi deneyimsiz, sağ ön oyuncusu genç Bosnalı Hasic olan Beşiktaş; Trabzon'a bir de hocasız gitmişti. (Sergen Yalçın Hoca'ya çok geçmiş olsun.)

Bu şartlar altında bana göre Sosa ve Novak gibi iki oyuncusunun kaybının yanı sıra Sörloth gibi takımın yarısını yitiren Trabzon; en azından yenilmemek için oynayacak gibi geliyordu bana. Ciddi temposuz; tamamen birbirini tartan iki takımın zevksiz futbolunda ev sahibi hiç bir hücum girişimi yapamayınca, Beşiktaş savunması rahat bir maç çıkardı. Ama Beşiktaş da üretemiyordu. Gol ancak bireysel yetenekle ya da hatayla gelecekti. Nitekim gol, Boyd'un güzel şutunda geldi.

2. yarıda Trabzon biraz hareketlenir diye bekledik ama ne çare. Guilherme ve Nwakaeme'nin hiç ama hiç olmadığı; Ekuban'ın en uçta yalnız kaldığı diziliş hiç değişmedi. Yeni transfer Flavio; kötü bir maç çıkardığı gibi anlamsızca Atiba'ya sarılınca VAR penaltısı geldi. Flavio da atıldı. Sonrası zaten Trabzonspor'daki şuursuzluk. Beşiktaş'taki rahatlıktı. Lens fişi çekti.

Beşiktaş beklenmedik bir şekilde eksiklikleri ile başladığı sezonda; zor deplasmandan çok kritik bir 3 puanla dönüyor. Muhakkak 4 üst sınıf oyuncu lazım. Kalinic - Josef iyi takviyeler. Üst düzey bir sağ bek ve sağ ön oyuncusu şart.

Trabzonspor ise çok kuvvet kaybetmiş. Sahada da moral olarak da... Tek başına transfer de yetmeyebilir toparlamaya. Trabzonspor yönetimini sıkıntılı günler bekliyor.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!