Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Ali Koç'a geçmiş olsun. Covid tedavisi zor ve sıkıcı bir süreç, bir an evvel atlatır inşallah. Kendisi, başkanlık sürecinin 3. yılında da futbol takımında başarısız oldu. Aslında diğer branşlarda işler yolunda. Finansal olarak müthiş işler yapıldı. Sadece kişisel fedakarlık değil, yönetimsel anlamda da (dolar borçlarının TL'ye çevrilip kur yükünden kurtulmak gibi) önemli adımlar atıldı. Avrupa Kulüpler Birliği yönetimine girildi. Yeni tedarikçi Puma'nın elit kategorisi kapsamına girildi. 59 öncesi şampiyonlukların tasdiki kendisinin seçim vaatlerinden biriydi zaten o konuda da sağlam hazırlanılmış bir dosya ile başvurular yapıldı. Ayrıca en önemli başarılarından biri Fenerbahçe'yi yeniden diğer kulüpler nezdine "sevilen kulüp" haline getirmesi idi. Bugün kendisi, Ahmet Nur Çebi, Ahmet Ağaoğlu ile birlikte Kulüpler Birliği'nin en etkin ismi ve genel futbol ailesinin en sevdiği simalardan biri. Siz bakmayın düşman medyanın safsatalarına. G.Saray, Aziz Yıldırım dönemi Fenerbahçe'sinin yalnızlaşmış halini alırken; Fenerbahçe, gittiği her deplasmanda ilgi ve misafirperverlikle karşılanıyor. Ne var ki bunlar futbol takımı başarısızlığı altında kayboluyor. 'Yapılması gereken nedir?' sorusuna kendimce yanıt vermem gerekirse benim çözümüm basit,
Geneli overrated isimlerden oluşan; bir kısmı ismen var cismen yok isimler yerine daha kalibreli bir yönetim kurulu ile genel kuruldan 3 yıl daha görev istemek. Sonra da liyakatli, kalibre ve kalitesi belli, uluslararası, taktik bilen, mümkünse şampiyonluğa oynamış takımlarda çalışmış kariyerli bir teknik adamı bulmak. Böylesi bir teknik direktör, yıllardır süregelen 'Abilik' müessesinin bitmesi gibi hayırlı bir işe de vesile olacaktır. Belözoğlu yeniden idari bölüme geçip transfer-futbol dünyası ile ilişkiler konumuna döner. Mevcut kadroya bir baba stoper, bir tartışılmaz santrfor bir de gol atabilen ikincil forvet dahli yeterli olur. Yeniden bir transfer çılgınlığına girmeye lüzum yok bana göre. Tabii kadrodan bir kaç önemli ismin ayrılması halinde takviye yapılabilir. Bu iki önemli tercih, yani yönetime ve kulübeye 'kalite' transferi Ali Koç'un yapması gereken tek hamledir bence. Sonrası atanan ve tercih edilen isimlerin performansına bağlıdır.

Sevgili kardeşim Emre Gelen, geçtiğimiz hafta beni aradı ve güzel haberi verdi. Emre Gelen, gencecik bir Türk girişimcisi Inflow adlı bir iletişim ajansının sahibi. Dünyanın en tanınmış sosyal medya fenomenlerini, Türkiye'de de dahil birçok ülkenin turizm-tanıtım faaliyetlerinde görev almaları için organize ediyor. İşte bu Inflow, Katar 2022 Dünya Kupası'nın 29 ülkede tanıtımını üstlenecek resmi ajansı oldu. Katar, tanıtım - sosyal medya işlerini bölge bölge ayıran Katar Dünya Kupası Komitesi, içlerinde Türkiye'nin de bulunduğu 29 ülkenin ajans olma hakkı Türk şirketi Inflow'da. Genç Türk müteşebbisinin, iletişim gibi bizim pek de mahir olmadığımız bir alanda; dünya kupası gibi çok büyük bir organizasyonda bu işi üstlenmesi tebrik edilesi. Kutluyorum Emre kardeşim.

Madem Katar'dan girdik o ülkeden devam edelim. 'Katar'ın 2022 Dünya Kupası bittiğinde beIN'in yatırımları da azalır' tezim doğrulanıyor. Ülkemizde son derece başarısız bir operasyon yürüten beIN, Şampiyonlar Ligi'ni de kaybetti. Gelecek yıldan itibaren Şampiyonlar Ligi'nin yayın hakları beIN'de olmayacak. Medyaya sızdırmaya çalıştıkları "Teklif vermedik" haberleri yalan. İstediler, alamadılar. Zaten İspanya - Almanya ligi yayın haklarını kaybeden; Saran Grup'a verdikleri sözleri tutmadıklarından İngiltere Ligi'nden de olan beIN, Şampiyonlar Ligi - Avrupa Ligi yayınlarından da oldu. Ellerinde kala kala İtalya ve Fransa ligleri kaldı. Muhtemelen Türkiye'de de devam etmeyecekler. Zaten bu kafayla etseler de hem kendilerini hem partnerlerini hem de giderek abonelik iptal eden müşterilerini memnun edemeyecekler.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00