BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Sinema ve tiyatro oyuncusu Ahu Türkpençe, artık bir tiyatro yazarı! Kadınerkek ilişkilerinde neyin yanlış gittiğini ve kaçınılmaz sona, ayrılığa nasıl varıldığını irdeleyen durum komedisi ‘Patates’i yazdı. Oyun, aşk, intikam, ilişkiler, beklentiler ve güzellik gibi kavramlar üzerine kurulu... Oyunu yazıp bitirip de omuzlarındaki yük hafifleyince; iş sahneleme aşamasına geldiğinde şükretme sürecinin başladığını anlatıyor. Birlikte rol aldığı Orçun İynemli’den yönetmen Tamer Güler ve işin arkasındaki ekip Gergedan Yapım’a duacı... HT Pazar'dan Selin Özavcı Tokçabalaban'ın röportajı...

Yolda ‘Patates’in afişini görüp nasıl bir oyun olduğu hakkında yanındaki arkadaşıyla konuşmaya başlayacak birini düşün; tesadüfen sen de oradan geçiyorsun ve bu meraklı ikiliye oyunu özetliyorsun...

Patates, ilişkilerde neyi yanlış yapıyoruz; odağımız nasıl yanlış bir noktada ki ilişki o kaçınılmaz sona doğru ayrılık ve boşanmaya gidiyor bir parça bunları irdeliyor. Aynı zamanda güzelliğin 90-60-90 ölçüleriyle değil iç güzelliğiyle ölçülebildiğini; gerçek güzelliğin insanın kendini sevmesi, güvenmesi, kendine yatırım yapmasıyla ilgili olduğunu ve kişinin ancak o zaman parlayıp, cazibesinin arttığını anlatıyor. Tabii bunları böyle didaktik değil esprili ve eğlenceli bir şekilde anlatıyor!

‘Sanki ben değil de ilham perileri yazdı!’

Patates ortaya çıktığı andan ilk sahnelendiği ana kadar, üreticisi olarak beklentini karşıladı mı?

Emre Kınay ile rol aldığım ‘Sondan Sonra’nın ardından bir komedi yapmak istiyordum. Bir buçuk yıla yakın bir süreçte sürekli oyun senaryosu okudum ama bir türlü istediğim gibi bir oyun bulamadım. Durum komedisi seviyorum ama bel altı esprileri; ilişkilerle ilgili oyunlarda birbirine kötü davranan karakterleri sevmiyorum. Aradığım gibi bir oyun bulamayınca kendim yazmaya karar verdim yoksa haydi bir oyun yazayım diye yola çıkmamıştım. Bu oyunu yazarken derdim, durumun komikliğiyle seyirci kadar sahnede de bizi güldürsündü, öyle de oldu. Sanki ben değil de ilham perileri yazdı! Ortaya kendiliğinden bir şeyler çıkmaya başlayınca heyecanlanıp şapşal şapşal gülüp bazen daha fazlasını yazmayıp o büyüyle kalayım istediğim zamanlar oldu.

Oyuna kritik gözüyle bakabilir misin? Örneğin bu oyunda Ahu Türkpençe’nin oynaması doğru bir tercih miydi?

Ahu kesinlikle doğru bir seçim. (Gülüyor.)

Peki ya senaryo yazarı ya da yönetmen olarak bakarsan?

Kesinlikle Ahu ile çalışırdım. (Gülüyor.)

İki kişilik bir oyun...

İki oyuncuyu da Ahu’ya oynatırdım. (Kahkahalar.)

Tüm taşlar yerine oturmuş durumda yani! Komedi yazmak, insanları güldürmek hiç de kolay bir iş değil hani, o ilham perileri nelerdi?

Her şey kendiliğinden gelişiverdi. Tabii ‘Ben en çok neye gülüyorum’u düşündüm. Daha önce yaşadığım şeylerden, arkadaşlarımın anlattığı anılardan, dinlediğim anekdotlardan en çok güldüklerimi toparlamaya çalıştım. İlham perileri bisiklete binerken aklıma geliyor, hızla eve dönerek yazmaya devam ediyordum, oyun kendi kendini yazdırdı gibi oldu! Tıkandığım, yazamadığım, başaramadığımı ve yanlış bir işe giriştiğimi düşündüğüm anlar da oldu. Sonra fikrine güvendiğim insanların yorum ve eleştirilerini aldım. Şimdi sahnede kendimi dışarıdan seyirci gibi göremiyorum ama sahnede eğlenme isteğimi gerçekleştirdiğim için mutluyum.

‘HER ŞEYİ AŞKA BORÇLUYUZ’

Aşk ve intikamın iç içe geçtiği Patates’e aşk mı yoksa ayrılık komedisi olarak mı bakmalı?

Ayrılık komedisi olarak bakmalı. Hikâye esprili şekilde şunu anlatıyor: Aşk diye tanımladığımız şey ne kadar doğru? Aşk ve intikam kelimelerini rahatça bir arada kullanıyoruz ama gerçek aşk içinde asla intikamı barındırmamalı. Çünkü; aşk demek karşılıksız sevmek, onun mutluluğuyla mutlu olmak demek. E, böyle bir duygunun yanında intikam söz konusu olamaz. Aşk ve intikam yan yana olunca hiç şaşırmıyoruz o zaman aşkı yanlış tanımlıyoruz. Belki tutku ya da bağımlılık olabilir ama aşk bu değil, oyun bunu gösteriyor.

Sen de böyle bir aşk yaşamış olmalısın ki o hissin güveni yansımış olmalı bu duruma?

Hayatımızdaki tüm güzel şeyleri aşka borçlu olduğumuza inanıyorum. Çünkü en mutlu olduğumuz zamanlar aşkla sarıldığımızda; en güzel işler çok severek ve isteyerek yaptığımızda ortaya çıkıyor. Tüm mutluluğumuzu, en güzel anlarımızı aşka borçluyuz! O kadar büyülü ki seni olduğundan daha güçlü hissettirir aşk, sence de öyle değil mi?

Ben şanslıyım, 11 yıldır aynı adamlayım ve hâlâ âşığım... Birine ya da bir şeye ilk aşk duyduğun anı hatırlıyor musun?

Nazar değmesin, helal olsun! Sana o gücü; ben her şeyi yaparım gücü ve enerjisini hâlâ hissediyorsa... Her şeyin üstesinden birlikte gelmek ne kadar güzel ve sonra o enerjiyi herkesle paylaşmak da istiyorsun. Bu çok değerli bir şey. Herkes keşke o modda kalabilse. Hatırladığım ilk aşkım yabancı bir oyuncu, Dennis Quaid idi.

İlk bakışta aşka inanır mısın?

Bilmiyorum ki! Şimdi böyle aşk profesörü gibi oldum. (Gülüyor.) İlk bakışta aşk nasıl olsun ki birini tanıdıkça, gerçeğini görüp enerjisini hissettikçe âşık olursun...

Oyundaki kadın ve erkek, nasıl karakterler; nasıl bir ilişki yaşadılar ki sahnedeki haline geldi, Patates?

İyi insanlar diyerek, susayım! (Gülüyor.) Yanlış bir ilişkiye odaklanan ve ilişki o şekilde devam ederse doğru olacağına inanan bir kadın; kendini hizmete adamış, kendini yok sayıyor. İlişkinin geldiği noktada anlıyor ki yanlış bir şeyin peşindeymiş. Erkek de aynı yanlışı devam ettiriyor; kadının tavrını kabul edip yüzeysel bir yaklaşımla seviyor. Bir kadını sadece vücuduna bakarak sevemezsin; onu tanımalı ve kalbine bakmalısın. Bunları es geçtikleri, kendilerine ve ilişkiye yatırım yapmadıkları için sona geliyorlar. Ama bunlar didaktik değil izledikçe yerleşen bir şekilde sahnede. Oyunun ritmi çok hızlı. Tahmin ediyorum ki seyirci de izlerken çok gülecek ve düşündükçe bu çıkarımları yapacak çünkü oyunda vakti olmayacak.

‘ERKEKLERİN YANINA KÂR KALACAK SIRLAR’

Oyunda kutular bir bir açılıyor, etekteki taşlar dökülüyor... Her seyirci kendi deneyimini yakalayabilecek mi?

İnşallah! Oyunda erkeklerin bilmesi gereken ama kadınların hiç söylemediği şeylerin yer aldığı sırlar bölümü var, orada bir kadının bir erkekten ne beklediğini anlayabilirler. Böyle bir şey yaptım, erkeklerin hayrına! Aynı şeyi kadınlar için yapamadım bu da erkelerin yanına kâr kalsın.

Patates, 20 Ocak Bursa Tayyare Kültür Merkezi, 21 Ocak Moi Sahne, 26 Ocak Torium Sahne ve 30 Ocak Duru Tiyatro’da...

‘Salgın bir hastalığa kapılmışız’

Oyunda canlandırdığınız kadın hayli kilolu...

Kostüm sayesinde kiloma 35-40 kilo ekledik. Çok tatlı bir kostüm sorumlumuz var, gerçek gibi oldu. Kostümü giydiğimde yadırgadım ama provalarda alıştım.

‘Patates’ dış görünüme dair kullanılan bir dalga geçme hitabı. Toplumda konu kadının güzelliğiyse herkesin de konuşmaya hakkı vardır ya; oyunda ‘Kadın aslında kendi rolünü istediği gibi kendi biçer’ göndermesi de var mı?

Oyunda bitiş ve çöküşü yaşayan kadın ardından aydınlanma yaşıyor. Kendine yatırım yapmak ve parlamak daha doğru geliyor ona. Aslında biz neyin güzel olduğunu biliyoruz ama öyle bir dünyada yaşıyoruz ki bizi o tarafa doğru itiyor; kadınlar güzel, erkekler kaslı olmalı! Bütün dünya bu salgına kapıldığı için aileden değişim olmak zorunda.

Son bir şey...

Son zamanlarda insan ilişkileriyle alakalı çok düşünüyorum. En çok istediğimiz şey sevilmek ama en çok başaramadığımız da sevmek. İnsanlar birbirlerini takdir etmeye üşeniyor, teşekkür etmekten uzak duruyor. Emek harcayarak o kadar güzel sorular hazırlamışsın ki teşekkür ederim!

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000