Kadınların gönlünde yatan moda ikonu ürünler!

27.04.2018 - 17:22 | Güncelleme:

Ölmeden önce gitmemiz gereken yerler, okumamız gereken kitaplar, görmeniz gereken filmler listeleniyor da sahip olmak istediğiniz moda nesneleri neden bu listelere dahil edilmiyor? Oysa birçok kadının “Benim olmalı” dediği bir kıyafet ya da aksesuar mutlaka vardır. İşte gönlümüzde yatan moda ikonu ürünler

Esra Çoruh, HT Cumartesi'de kadınlar için gözde moda ikonu ürünleri kaleme aldı. Açıkcası bunu hiç düşünmemiştim, ta ki geçtiğimiz hafta genç bir okuyucudan aldığım elektronik postaya kadar. Genç okuyucu mailinde “Ölmeden önce son kez ne yapmak istersin” diye sorsalar “Christian Louboutin mağazasında alışveriş yapmak isterim” demiş. Evet, biz kadınlar her şeye bütün benliğimizle bağlandığımız gibi modaya da tutkuyla bağlanabiliyoruz.

DOĞAMIZDA VAR

Kimi bir filmde gördüğü bir elbiseye, kimi Hollywood yıldızının kolundaki çantaya... Beğeniyoruz, tutkuyla bağlanıyor ve ona sahip olmak istiyoruz. Peki bu tutkunun nedeni ne? 

- Kadınlar fark edilmeyi ve fark yaratmayı seviyor. Eğer bir erkek bir kadına “Asla görünümünü değiştirme” derse kadınlar buna güler çünkü değişim kadınların doğasında var. 

- Kadınların modaya olan saplantılarının temelinde karşı cinsi etkilemek var. Erkeklerin dikkatlerini çekmek için modayı aracı gibi kullanıyoruz. (Bana kızanlar çıkacak ama bu doğru!) Kadınlar biraz da giydikleri kıyafetlerle görünümlerine güvenlerini ispat ederler. Bu şekilde erkekleri etkileri altına almaya çalışırlar. Aslında erkeklerin moda hakkında bir şey bilmelerine gerek kalmaz, kadınlar zaten onlara modayı anlatmaya baştan niyetlidir.

- Kadınlar kendilerine güvenmek ister. Bunu sağlayabilmek için de öncelikle görünümlerine güvenmeleri gerekir. Bir kadın giydiği kıyafetten memnun değilse bunu hemen belli eder. Kadınların düşünceleri, kıyafetlerine endekslidir. Yeni bir kıyafet ve gösterişli bir makyaj, her kadını heyecanlandırır. Daracık elbiseler giymek, devasa topuklarla yürümek can yaksa da bazı kadınlar bu acıya sırf güzel ve stil görünmek için katlanır. 

- Kadınlar arasındaki rekabeti bilmeyen yoktur. Modayı bahane edip birbirleriyle yarışırlar. Ve şu bir gerçektir ki kadınlar, diğer kadınlar için de giyinir. Daima birbirlerini süzerler. Son moda çantayı alıp takan 1-0 önde demektir. Tabii ki bunun bedeli ağırdır. Modayı sürekli takip etmek ve alışveriş yapmak gerekir.

- Modanın saplantı haline gelmesinin bir diğer nedeni ise diziler ve sinemadır. Kadınlar dizilerde oynayan kadınları örnek alırlar. Her bölümde giyilen birbirinden güzel kıyafetler, kadınların ilgisini çeker. Aralarında dizide neler olduğundan değil o bölümde giyilen muhteşem elbiseden bahsederler. 

MUTLAKA SAHİP OLMANIZ GEREKEN 10 AKSESUAR

- Gazete ve moda dergilerinde yayınlanan muhteşem fotoğraflar, şıklıklarıyla parıldayan modeller ve “Hepsini istiyorum” dedirten kıyafetler; kadınları en zayıf noktalarından vurur. Hiçbir kadın, dergilerdeki modellere bakıp “Evet güzel kadın ve şık giyinmeyi başarabilmiş, aferin ona” demez. Aklından geçen ilk şey, “Ben de o güzel kıyafetlere sahip olsam onun kadar iyi görünebilirim” olur. 

- Her kadın övülmek ister. Mesela işyerinde “Ne kadar güzel görünüyorsun” gibi bir iltifat alırsa, uykusuzluk ve iş sendromu direkt ortadan kalkar!

Zincir sapıyla eller özgür

Chanel 2.55

İşte bir başka ikon çanta daha. Modası geçmeyen çantalar arasında gösterilen Chanel 2.55, 1955 yılında tasarım dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Zincirli klasik Chanel 2.55 çantalar, Paris’e yakın bir fabrikada tamamen elde üretiliyor. Kadınların rahat hareket edebilmesi açısından tasarlanan zincir saplar çantanın en önemli detayları arasında. Omuza asılabilen zincir sapıyla kadınların elleri özgür kalabiliyor. Çantadaki ekose dikişlerin ilham kaynağı ise o zamanlar jokeylerin giydiği ceketler olmuş. Çantanın kilit kısmıda markanın efsane logosu bulunuyor. Chanel 2.55 modelleri ilk başta kahverengi, bej, siyah ve mavi deriden üretilmiş. Daha sonra Karl Lagerfeld önderliğinde farklı model ve kumaşlarla eski çizgisini kaybetmeden yeni bir görünüm kazanmış. Çantanın, Hermes Birkin gibi bekleme listesi yok. Yani hayalinizi gerçekleştirmeniz çok daha kolay.

Mücevher olsun ne olursa olsun

Cartier ve Tiffany & Co mücevher

Her kadının en iyi arkadaşı olarak gösterilen mücevher, aynı zamanda tutkularından da biri. Cartier’nin kırmızı, Tiffany & Co’nun yeşil kutusundan ne çıkacağı önemli değil. Yeter ki “Mücevher” denildiğinde ilk akla gelen markalardan ikisinin damgasını taşıyan bir yüzük ya da küpe bizim olsun, arzu etmenin sınırı yok nasıl olsa!

Modası geçmeyen efsane çanta

Hermes Birkin

Listelere girip yıllarca bekleyenler var! Yani tutku bu boyutta. 1837 yılında eyer ve binicilikle ilgili deri aksesuar tasarımı yaparak işe başlayan firma, 1920’lerde fermuar patenti alarak, kadın çantalarında bu fermuarları kullanmış ve kadınların hayatına girmiş. Markanın Kelly modeli şöhretini; 1956’da Monaco Prensesi Grace Kelly’nin hamileliğini gizlemek için bu çantayı karnının üzerinde tuttuğu fotoğrafının tüm gazetelerde yayınlanmasına borçlu. Birkin modeli 1984’te aktris Jane Birkin’den doğmuş. Ne eskiyen ne de modası geçen Hermes çantalar, rüyalarımızı süslüyor. Siz de ölmeden önce sahip olmak istiyorsanız Kapalıçarşı’nın yolunu tutun. Ne de olsa Türkiye’den 10 kadının yedisinde Hermes Birkin var!

Vücuduna güvenenlere

Herve Leger Bandaj Elbise

Bir zamanlar Hollywood yıldızlarının üzerinden çıkartmadığı bandaj elbiseler, bizleri de bu elbiselere sahip olmak için kıskandırıyor. Ama giymek için sıkı bir rejim gerekiyor. Bandaj elbiselerin mucidi, Herve L. Leroux. 1985 yılında kendi markasını kurdu ve bu tarihten itibaren kadınların vücut hatlarını ortaya çıkaran tasarımlarıyla moda tarihinde yeni bir çağ başlatmış oldu. Bandaj gibi kalın şeritleri andıran çizgileri nedeniyle bandaj elbise ismi verilen bu şık modeller, Herve Leger’in 1990’daki defilesinde elbiseyi Cindy Crawford giydikten sonra çok konuşuldu. Markayla bütünleşen Herve Leger imzalı bandaj elbiseler, o yıllardan itibaren klasikler arasında yerini aldı. Ve bu tutkunuzu gerçekleştirmek için önce sıkı bir rejim öneriyoruz.

1900’lü yıllardan bir klasik

Burberry Trençkot

Trençkotun tarihi çok eskiye 1900’lü yıllara dayanıyor. Burberry markasının kurucusu olan Thomas Burberry, Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz donanmasında çalışan askerlerin giydiği kullanışsız ve ağır parkaların yerine rahat ve hafif trençkotlar tasarlıyor. Gabardin kumaşından tasarladığı trençkotlar, yağmur geçirmemesi ve hafif kalıbıyla askerlere o yıllarda büyük kolaylık sağlıyor. Trençkotlar İkinci Dünya Savaşı’yla birlikte İngiliz ve Amerikan askerlerinin üniforması haline geliyor. Savaş bittikten sonra cepheden dönenler günlük yaşamda da trençkot giymekten vazgeçemeyince, trençkot, siviller arasında da popüler bir giysi haline geliyor. Sadece erkekler değil, kadınlar da trençkot giymeye başlıyor. Trençkotun klasik ve popüler bir parça haline gelmesinde Hollywood filmlerinin etkisi de yadırganamaz. Peter Sellers’ın ‘Pembe Panter’, Humphrey Bogart’ın ‘Kazablanka’, Audrey Hepburn’ün ‘Tiffany’de Kahvaltı’ filmlerindeki trençkotlu sahneleri hafızalardan silinmeyen örnekler arasında ilk sıralarda yer alıyor. Ve bu klasiğe de sahip olmak bir tutkuya dönüşüyor.

Kırmızı tabanlara karşı koyamıyoruz

Christian Louboutin

Kırmızı taban deyince hepimizin aklına gelen Christian Louboutin ayakkabılar, kadınlar için tam bir arzu nesnesi. Başarılı tasarımcının imzası olan kırmızı tabanlar, gösterişli adımların simgesi haline geldi. Louboutin markasının belirgin özelliği olan kırmızı taban, ilk başlarda belli belirsizken tasarımcı, asistanının tırnaklarına kırmızı oje sürdüğünü görünce, bundan esinlenerek tüm ayakkabı tabanlarını kırmızıya boyamaya karar vermiş. Christian Louboutin ayakkabıları sadece kırmızı tabandan ibaret değil tabii ki... Farklı çizgiler ve zarif tasarımlarla ayakkabıyı hem şık hem de rahat kalıplara sokan başarılı tasarımcı, her sezon tasarladığı farklı modellerle markanın müdavimlerini şaşırtmayı başarıyor. Evet kırmızı tabanı sadece erkeklere değil, kadınlara da yeşil ışık veriyor. Ve her kadın kırmızı tabanlara sahip olmak istiyor.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
YORUM YAZ