• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Baykal ve işin raconunun yıkılışı

10 Mayıs 2010 Pazartesi, 12:59:05

BEN Teşvikiye’de doğup büyüdüm ve hâlâ Teşvikiye’deyim. Dolayısı ile de,  bizim buralarda 40-50 sene önce yaşanmış ve bir kısmı artık efsane gibi anlatılır olmuş hadiselerden bazılarını gayet net, bazılarını da hayal-meyal hatırlarım.

Hatırıma bir sis bulutunun ardında imiş gibi gelen bu hadiseler arasında, Teşvikiye Meydanı’nın hemen ilerisindeki bir apartmanın kapısına yanaşan siyah bir Cadillac otomobil vardır. Şık bir “Beyefendi”, otomobilin arka kapısından ürkek şekilde inmekte ve apartmandan içeriye girmektedir...

Sonra, komşu binaların salon pencerelerindeki tüllerin gerisinde yaşanan heyecan gelir... Hanımların, tüllerin hareketine mâni olmaya çalışmalarının titizliği ile dışarıya binbir ürküntü içerisinde attıkları gizli nazarlar; “Geldi, geldi...” gibisinden birkaç kelime, “Tevekkeli değil, Ferid Bey yarım saat önce çıkmıştı” diye bir ifade ve nihayet mânâlı bakışlar...

Teşvikiye’de haftanın en az bir günü yaşanan bu sahneye son defa şahit olduğumda herhalde beş yaşımdaydım ve neyin ne mânâya geldiğini idrak etmem için aradan uzun senelerin geçmesi gerekti.

“Beyefendi”, Başvekil Adnan Menderes idi ve Suzan Sözen‘i ziyarete gelmişti...

Evden ziyaretin yarım saat öncesinde ayrılan Ferid Bey mi? Suzan Hanım‘ın eşi!

BAKIŞLARI ÂŞIK EDERDİ
Suzan Sözen‘i sonraki senelerde Teşvikiye’de defalarca gördüm. Yüzünde yaşına rağmen tek bir kırışık bile yoktu, cildi belki siyah saçlarını arkaya sıkıca gererek topladığı için o kadar pürüzsüz görünüyordu, yahut da birşeyler yaptırmıştı, bilmiyorum. Ama görenlere “Böyle bir hanıma değil başbakan, herkes âşık olur” dedirtircesine hâlâ alımlıydı ve güzeldi.

Derken, aradan çok daha uzun seneler geçti ve Ayhan Aydan ile tanıştım. Alman soprano Elisabeth Schwarzkopf‘u andırırcasına cana yakın sevimli idi.

Suzan Sözen ile Ayhan Aydan‘ın, Türkiye’nin kaderini tam on sene boyunca elinde tutmuş olan Adnan Menderes‘i kendilerine âşık etmelerinin sebebi sadece güzellikleri değildi. Bunda taşıdıkları havanın, hareketlerinin, davranışlarının ve hattâ bakışlarının bile rolü vardı.

İşin diğer tarafını, yani bu hanımların ve Adnan Bey‘in evli olmaları meselesini bir tarafa bırakalım... Kendi kocaları ile evli sevgilileri arasında kalmış olmaları yüzünden içlerinde kimbilir ne fırtınalar kopuyordu ama, Suzan ve Ayhan Hanımlar, Adnan Bey‘den siyasî konularda kendileri için hiçbir talepte bulunmadılar; böyle bir şey Adnan Bey‘in de hatırından geçmedi. Düşünmüş yahut niyet etmiş olsa idiler onlara neler bahşedilmezdi ki...

Sadece Suzan ve Ayhan Hanımlar değil, Vesamet Hanım‘ın ve hattâ Barbara‘nın adları da siyaset sahnesinde hiç işitilmedi. İsimleri, Fatin Rüştü Zorlu‘ dan ve Refik Koraltan‘dan bahsedildiğinde biraz istihza ile geçti, o kadar...

Günün birinde milletvekili olmaları ihtimali mi? Hâşâ! Düşünülmezdi bile...

GELENEK YERLE BİR
Ya şimdi?

Deniz Baykal‘a yapılanın ne derece  pespaye bir iş olduğunu burada tekrar etmeme hiç lüzum yok, zira herşey ortada. Ama meselenin bir başka tarafının, yani gizli çekimdeki o hanımın milletvekili yapılmış olmasının asla gözardı edilmemesi gerekiyor:

CHP Lideri mâlum görüntüleri hâlâ yalanlanmadığına,  “O gizli kayıttaki kişiler biz değiliz” demediğine ve “Büyük bir hukuki mücadele başlatacağından” sözetmekle yetindiğine göre iddia maalesef gerçektir. Bu gerçek, Türk politikacısının gönül  lişkisi ile siyaseti birbirine karıştırmaması  eleneğinin Deniz Bey tarafından yerle bir edilmiş, işin raconunun da lekelenmiş olduğunu göstermektedir.

Baykal, işte bu yüzden de bırakıp gitmelidir.

mbardakci@htgazete.com.tr

Diğer Yazıları

Siz sadece pop yapın hanımefendi!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 09:39
  • [javascript protected email address]
POP müzik dünyasında son senelerde yeni bir moda çıktı: İşin tâââ başından buyana bu müzikle meşgul olan sanatçılar şimdi ardarda alaturka albüm çıkartıyor ama tavır ile üslûp bilmedikleri için alaturka müziğin canına okuyorlar!Bu albümleri yapanların...
Devamını Oku

Yeni kahraman yaratma heveslileri

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:28
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs'a bu sene bir haller oldu...Resmî kutlamaların yapılıp yapılmaması, stadyumlarda öğrencilerin katıldığı gösterilerin bundan böyle de düzenlenip düzenlenmemesi yahut Anıtkabir'e çıkılıp çıkılmaması meselelerinin yanısıra, 19 Mayıs 1919...
Devamını Oku

Osmanlıca hocalarına KPDS şartı

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:31
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Osmanlıca'nın okullara seçmeli ders olarak konması gerektiğini söyledi. Şimdi, bu dersi liselerin tarih mi yoksa edebiyat öğretmenlerinin mi verecekleri tartışılıyor.Mesele ise, bu dersi verebilecek bilgiye sahip hocaların...
Devamını Oku

Çek kadın politikacıyı astıran kadın savcı davadan 58 yıl sonra, 88’inde hapse girdi

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:59
  • [javascript protected email address]
28 Şubat'ın ardından 27 Mayıs darbesinin de yargılanması talepleri ve zamanaşımı tartışmaları, bana bundan dört sene önce Çek Cumhuriyeti'ndeki bir yargılamayı hatırlattı: Çekler'in, ülkenin demokrat liderlerinden olan kadın politikacı Milada Horakova'yı...
Devamını Oku

18 Mayıs 1944

  • Yayın Tarihi: 18/05/12 09:33
  • [javascript protected email address]
TÜRKİYE, birkaç seneden buyana, 1910'lardan 1950'lerin sonuna kadar yaşanan bazı tatsızlıklarla yüzleşme merakında..."Tatsızlık" derken Anadolu'da meydana gelen toplu göçlerin, azınlıkların ve harekâtlarda can veren sivil vatandaşlarımızın kaderinin...
Devamını Oku
Tüm Yazıları