• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Umur Talu

Umur Talu

[javascript protected email address]

Hakim ile mütehakkim

26 Temmuz 2010 Pazartesi, 11:12:48

Birincinin manasını da bazen manasızlıklarını da herkes biliyor.

İkincisi de, bazen daha gençler kullanmakta, anlamakta zorlansa da, fiilen her an idrak ediliyor.

Tahakkümden mütehakkim, hürmetler eder!

 

***

 

Şimdi aktaracağım konu, fazla ayrıntı gibi.

Esasta tam bir “devlet içi kavga.”

Bu kavgalar sık sık “muharebe”, kadim “harp” halinde yaşanıyor zaten.

Bakın, hukuk işleri nasıl garabetlere tabii.

Referandum dolayısıyla, hükümet “Yargı bağımsızlığı” derken; karşıtları “Yargı bağımsızlığı” diye bağırırken.

 

***

 

Aktaracaklarımın kaynağı tamamen “askeri hakimler”.

Hepsini bilemem ama, birçokları çifte dertliler.

Adı üstünde “bağımsız yargı, yargıç güvencesi” gibi hususlarla yaşaması gereken bu kişiler, aynı zamanda asker ve memur.

Memur ya; devletin, hükümetin elindeler…

Asker ya; üstlerinin, komutanların emrindeler.

Ve şu kritik dönemlerde bile, hu“kukla” haldeler.

Anlattıkları mesleğe özel gibi; ama nasıl sadece mesleki, nasıl sadece onlara has olabilir ki Hocam!

İşte askeri hakim subayların (“Bu sorunun düzelmesi için lütfen yazın” diyerek) aktardıklarıyla anladıklarımın harmanı:

 

***

 

  1. 1.      Askeri hakim tayinleri, Askeri Hakimler Kanunu’na göre ilgili Kuvvet Komutanlığı tarafından hazırlanıyor. Milli Savunma Bakanı, Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nca üçlü kararnameyle yapılıyor.
  2. 2.      Geçen yıl, geç kalındığı halde, 12 Haziran’da yayınlanan tayinler bu yıl hala belli olmadı.
  3. 3.      Anlaşıldığı kadarıyla, “Çürük raporculugu”ndan tutuklanan Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok hakkındaki soruşturmada, savcıların istediği bilgisayarlardaki bilgilerin silinmesi tayinleri tıkamaya kadar vardı.
  4. 4.      Bilgisayar silinmesinde rol oynadıkları iddia edilen Adli Müşavir Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, Askeri Adalet İşleri Başkanı Albay Neşet Uncu, Adli Müşavirlikteki bazı subayların karargahta görevli olmaları nedeniyle Başbakan’ın bu tayinlerin düzeltilmesini istediği, bu ekibin dağılmasını talep ettiği anlaşılıyor.
  5. 5.      Yine iddialara göre, Genelkurmay Başkanlığı da Başbakanlığın bu isteğine direniyor.
  6. 6.      Bu çatışma sonucu, tayinler kilitlenirken, bir çok askeri hakim mağdur durumda. Özellikle, eş tayini, çocukların okul durumu, taşınma gibi sebeplerle.
  7. 7.      Bu konu epey gizleniyor. Büyük ihtimalle YAŞ’a kaldı. Ama tabiri caizse, “pazarlıkların sürdüğü” de belirtiliyor.
  8. 8.      Tayinlerin iki arada bir derede kalması zaten garabet. Bir diğeri de, hangi askeri hakimin hangi mahkemede görev yapacağına, yarın o mahkemede yargılanma ihtimali olanların karar ve emir vermesi. Bir askeri hakim albayın terfi ya da emekliye sevk edilmesinin de bu etkilere açık olması. (Tabii sivilde de benzer örnekleri göz ardı etmemek kaydıyla; ama buradaki çok açık emir komuta)
  9. 9.      Bu sistemin “askeri” olduğu kesin ama “yargı” olduğu şüpheli; ülkede “yargı”nın bulunmasına karşılık “bağımsız yargı”nın kuşkulu olması gibi.

 

***

 

“Hakim”i biliyorsunuz zaten.

“Mütehakkim” ise “tahakküm eden” oluyor.

Bilmez olur musunuz?

Sadece bazılarını diğerlerinden ayırıyorsunuz, o kadar.

Oysa her tahakküm eden tahakküm eder!

Belki size, belki ötekine, belki hepinize.

Hakkınıza, hukukunuza, fikrinize, ruhunuza, kişiliğinize, kimliğinize, hayatınıza, hayatiyetinize, haysiyetinize!

Hakimi bile katı tahakküm altında olan sistemde, bireyler rehine gibidir Hocam!

Diğer Yazıları

Koku: Bir katilin öyküsü

  • Yayın Tarihi: 26/05/12 11:57
  • [javascript protected email address]
Hüsamettin Yaman yarın, 27 Mayıs'ta 42 yaşında olacak. O gün 22 yaşındaydı. O günden sonra 22 yaşında kaldı. O da yüzlerce "gözaltında, infazda kayıp" gibi, ölü ama yaşıyor; mezarları bir taş, bir dua, bir maşrapa su bulana kadar; katilleri bulunana...
Devamını Oku

Madem öyle; hepimiz figüranız!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 10:28
  • [javascript protected email address]
"Resmen" ve emir komutayla, bir görüntüyle alıp öldürdüğü 34 vatandaşına "figüran" demek, zalimliktir! Artık bize "Mavi Marmara" anlatmayın. Mavi Marmara'yı vuranlar zalimdir... Ama Uludere'de köylüleri bombardıman edip sonra da 34 kişinin öldürülmesinin...
Devamını Oku

Velev ki… Heronumuz, Neronumuz! (Silsile-i meratip)

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:14
  • [javascript protected email address]
1. Kimi ABD'liye göre "Predatör"; kimi Ankaralıya göre "Heronumuz" bir şey belirliyor. 2. ABD'li "Kitle belirledik; gerisini Türklere bıraktık. Predatörü oradan yönlendirmemiş olsala, onların köylü olduğunu saptardı" diyor. 3. Ankaralı "Predatör değil,...
Devamını Oku

Öldürmeyeceksin!..

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 10:28
  • [javascript protected email address]
Boş verin "tinerci-dindar gençlik" diye kafa patlatmayı... Önce, gençlerinizi öldürmeyin. Önce öldürmeyin. Öldürmeyin önce! Çocukları, gençleri bu kadar kolayca boğanların; oturup bilmiş bilmiş, buyurmuş kudurmuş biçimde, onların geleceklerine hükmetme,...
Devamını Oku

Rekordan bir dekor!

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:07
  • [javascript protected email address]
32 yıl önce, dış yüzünün "bulvar" tebessümünden beklenmeyecek ölçüde, basında ilk kapsamlı "Ekonomi" sayfalarını yapan Günaydın'daydım. Günaydın o vakit gazeteydi; ilave değil! Ekonomi o zaman henüz yeni bir konuydu; ama halksız değil! Necati Doğru,...
Devamını Oku
Tüm Yazıları