BU SİTEDEHAYVANBESLEMEK YASAK!
Kağıthane Başak Konutları’nın yönetimi, dairelerde evcil hayvan beslenmesini yasakladı. Kedi ve köpek sahiplerine uyarı yazısı gönderen yetkililer, ‘Hayvanlarınızı verin, yoksa hakkınızda yasal işlem başlatacağız’ dedi. Hayvan sahipleri de ayaklandı...
SOKAK hayvanlarının içinde bulunduğu zor koşullar, yerel yönetimlerin hayvan hakların a yeterli özeni göstermemesi, barınak sorunu, sokaklardan toplanan kedi ve köpeklerin ormanlara atılması, ölüme terk edilmesi, defalarca bu sayfalarda yer buldu. Bazen barınaklardaki vahim tabloya dikkat çektik, bazen aşılama ve kısırlaştırma çalışmalarının yetersiz kalmasına...
Kimi zaman barınakları kapatmak isteyen belediyeleri eleştirdik, kimi zaman yasalara rağmen sokaktan hayvan toplayan yetkilileri... Uzun lafın kısası, aylarca sokakta yaşayan hayvanların problemlerini dile getirdik, bundan sonra da yazmaya devam edeceğiz. Zira sıkıntı büyük...
UYARI YAZISI GÖNDERDİLER
Önceki gün Acil Şikayet Hattı’na gelen bir mesaj ise kentteki hayvanların sandığımızdan daha büyük bir risk altında olduğunu gösterdi... Biz sokakta yaşayan, sayıları 50 bini bulan hayvanların sorunlarıyla ilgilenirken, gördük ki sahipli, evcil hayvanlar da tehlikede... Sokakta kalma tehdidiyle karşı karşıya... Nasıl mı? İşte detaylar...
Kağıthane’deki Başak Konutları’nın site yönetimi, bir süre önce çok tartışılacak bir karara imza attı.
Ev sahiplerinin hayvan beslemesi yasaklandı. Evet... Evet... Aynen böyle oldu... 1274 konutluk sitenin yönetimi, hayvan besleyen ev sahiplerine bir uyarı yazısı göndererek ‘Kedi ve köpek beslemekten vazgeçin, yoksa yasal yollara başvuracağız’ dedi. Tabii bu uygulama hayvanseverleri ayaklandırdı. Evcil hayvan besleyen site sakinleri, karara karşı çıktıysa da değişen bir şey olmadı. Şimdi, hayvan sahipleri kedi ve köpeklerini nereye bırakacaklarını kara kara düşünüyor ve yönetimden anlayış bekliyor. Tabii kamuoyunun bu önemli soruna dikkatini çekmek için de Acil Şikayet Hattı’na başvuruyorlar ve bakın neler neler anlatıyorlar...
“SOKAKTA NASIL YAŞASINLAR!”
“Yönetim, Kağıthane Başak Konutları Toplu Yapı Yönetim Planı’nın 41. maddesine dayanarak evcil hayvan besleyemeyeceğimizi söylüyor ve hayvanlarımızı vermemizi istiyor. İyi ama hayvanlarımızı nereye bırakalım? Sokaklara mı terk edelim! Dışardaki hayvanların ne durumda olduğu malum... Barınaklar deseniz çok yetersiz. Zaten kanunlar gereği barınaklara sadece hasta hayvanlar alınıyor.
Uzun süreli bakım yapılmıyor. Beslediğimiz hayvanlar evcil. Sokakta yaşamaya alışık değiller. Ne yiyecek bulabilirler ne de su... Sokaklar zaten terk edilmiş hayvanlarla dolu. Hayvan edinme sistemindeki eksiklikler ve hatalar nedeniyle hayvan sahiplerine gerekli sorumluluk verilmiyor. Bir bakıyorsunuz, hayvanından sıkılan bir kişi, onu sokağa bırakmış.
Bu nedenledir ki sokaklarda cins köpekleri ve kedileri görmek mümkün. Hal böyleyken şimdi sokakta yaşam mücadelesi veren hayvanlara yenileri eklenecek. Biz çocuklarımıza hayvan sevgisi aşılamaya çalışıyoruz ancak şu yapılana bakın. Bugün Başak Konutları’nda başlayan kısıtlama, yarın her yere yayılabilir.”
Çırpıcı’daki manzara can sıkıcı
Bir türlü ıslah edilemeyen Çırpıcı Deresi lağım kokuyor. Üstelik güvenlik önlemi de yetersiz.
ZEYTİNBURNU’ndan geçen Çırpıcı Deresi iflah olmuyor. Sözde ıslah edilmesi için büyük yatırımlar yapılmıştı ama dere pislikten geçilmiyor. Hâlâ lağım akışı devam ediyor. Kötü koku deseniz dayanılacak gibi değil. Biliyorsunuz... Derenin çevresinde oturanların şikayetlerini defalarca yansıttık. Derenin neden ıslah edilemediğini yetkililere sorduk! Ancak net bir yanıt alamadık.
SAYMAKLA BİTMEZ
Bölgeden geçenler bilir... Çırpıcı’nın tek derdi, bir türlü temizlenememesi de değil. Aynı zamanda çevresi de pislik içinde. Hatırlarsanız, daha önce bu konuya değindiğimizde, Zeytinburnu Belediyesi bir açıklama yapmış, “Derinin bir tarafı bize, diğer kısmı ise Bakırköy Belediyesi’ne bağlı. Bizim sorumluluğumuzdaki bölümde çevre düzenlemeleri yapıldı, dere kenarı yeşillendirildi. Fakat diğer taraf öylece duruyor” demişti. Bu açıklamanın ardından ise Bakırköy Belediyesi’nden bir cevap alamamıştık. Son günlerde, derenin etrafındaki konutlarda yaşayanlardan yine yoğun mesajlar gelmeye başladı. Okuyucularımız, dereden kaynaklanan sorunların saymakla bitmeyeceğini söylüyor ve şu tespitlerde bulunuyor...
MİDE BULANDIRICI
“Çırpıcı’nın pisliğinden bıktık usandık. Derenin suyu öyle kirli ki mide bulandırıyor... Ne yazık ki kanalizasyon suları akıyor. Tabii haşere yuvası haline geliyor. Lağım kokusu yüzünden derenin etrafından geçmek ıstırap... Etraftaki çöpler, pislik de cabası... Sorunlar bu kadarla da sınırlı değil. Güya derenin çevresinde demir parmaklık var. Ancak kapısı açık duruyor. Derenin çevresindeki parkta oynayan çocukların dereye düşmesi an meselesi. Belediye yetkilileri neden gerekli denetimleri yapmıyor? Facia yaşanmadan önlem alamaz mıyız!’
Hani nerede sinyalizasyon!
Büyükşehir Belediyesi, kazasız günün geçmediği Hacıosman’daki kavşağa sinyalizasyon yapılacağını söylemişti. Ancak herhangi bir gelişme yok...
GEÇTİĞİMİZ günlerde, Hacıosman’daki köprülü kavşağın ne kadar tehlikeli olduğunu dile getirmiştik. Maslak’tan gelip Bahçeköy’e dönmek isteyen sürücülerle Tarabya’dan gelen sürücülerin kavşakta karşı karşıya kaldığını, kazaların peş peşe geldiğini yazmıştık. İBB yetkilileri de uyarılarımız üzerine harekete geçmiş, ekipler kavşakta incelemelerde bulunmuştu. Bu gözlemlerin ardından da kavşağa sinyalizasyon yapılması gerektiğine karar verilmiş, trafik ışığı yapılacağı açıklanmıştı. Ne var ki henüz bir gelişme olmadı. Sabırsızlıkla sinyalizasyon yapılmasını bekleyen sürücüler de Acil Şikayet Hattı’na başvurup ‘Hani trafik ışığı yapılacaktı’ diye sormaya başladı. Hal böyle olduğundan, konuyu bir kez daha gündeme getirmek farz oldu. İşte bir vatandaşın mesajı... İBB yetkililerinin dikkatine sunulur... “Kavşağa sinyalizasyon yerleştirileceği için sevinmiştik. Fakat herhangi bir değişiklik göremiyoruz. Kavşağın birkaç metre uzağındaki trafik ışığı hiçbir işe yaramıyor. Tam dönüş noktasına, keskin virajın olduğu yere trafik ışığı yapılmalı. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, okullar açılmadan, trafik daha da yoğunlaşmadan sinyalizasyonu yapmalı. Zira burada kazasız gün geçmiyor."
Zeytinburnu’nda dertler derya
ZEYTİNBURNU sakinlerinin tek derdi Çırpıcı Deresi değil. Derenin hemen yakınındaki Koşuyolu Sokak’ın moloz döküm sahası haline getirilmesi de canlarını fena halde sıkıyor. İşte bir vatandaşın isyanı... “Birileri, inşaat atıklarını, kum yığınlarını, taş parçalarını yol kenarına atmayı alışkanlık haline getirdi. Çuvallar dolusu inşaat atığı asfaltın hemen yanına bırakılıyor. Toz-toprak etrafa saçılıyor. Yağmurlu günlerde ise her taraf çamur oluyor. Görüntü kirliliği de almış başını gidiyor. Hadi çevre bilincinden bihaber kişiler bu atıkları buraya bırakıyor.
Peki ya belediye yetkilileri neden müdahale etmiyor? Neden molozlar temizlenmiyor, burayı hafriyat döküm sahası haline getirenlere ceza yazılmıyor. Şehrin orta yerinde bu olup bitenler akıl alır gibi değil.”
Balık istifi gibi yolculuk
TOPLU ulaşım araçlarıyla seyahat edip de araçların tıklım tıklım olmasından şikayetçi olmayan bir İstanbullu yoktur herhalde... Zira otobüs, metrobüs, metro, minibüs hiç fark etmiyor. Tüm ulaşım araçları hıncahınç. Tüm hatlarda bu sorun yaşanıyor. Gelin bugün de Tuzla sakinlerine kulak verelim. Bakalım neler söylüyorlar... “Tuzla’ya bağlı Aydınlı Köyü’ne, 133AP ve 133TP No’lu özel halk otobüsleri hizmet veriyor. Ancak buraya gelen otobüsler çok küçük. Yolcu yoğunluğu fazla olmasına rağmen otobüsler yetersiz olduğundan araçlar sürekli kalabalık. Balık istifi gibi yolculuk yapıyoruz. Araçlarda havalandırma sorunu da had safhada. Otobüste nefes almak ne mümkün!
Hayvanseverler Ada’daki atlar için ne yapıyor
GEÇTİĞİMİZ hafta, Büyükada’daki fayton durağının içler acısı halini taşımıştık sayfalarımıza... Her taraf çöpler ve at pislikleriyle doluydu. Öyle ki pislik sahile kadar uzanıyordu. Yetkililer ise topu birbirlerine atıyordu. Arkadaşlarımızın fayton durağında çektiği çarpıcı fotoğrafların ardından çok sayıdaki ada sakininden mesaj almıştık. Büyükadalılar, bir yandan pislikten yakınıyor, diğer taraftan da atların kötü koşullarda çalıştırılmasını eleştiriyordu. Bu serzenişleri de yine sizlerle paylaşmıştık.
ORMANA BIRAKILIYORLAR
Dün, Acil Şikayet Hattı’na benzer bir mesaj daha geldi. Bu kez bir Heybeliada sakini atların bakımsız bırakılmasına isyan ediyordu. İşte o mesaj... “Özellikle yazın atlar çok kötü koşullarda yaşıyor. Zavallı hayvanları bütün gün faytonda çalıştırıyorlar. Yaşlanınca da ormana salıyorlar. Barındıkları yerlerin koşulları çok kötü durumda. Ancak nedense hayvanseverler Adalar’daki atların durumunu gündeme getirmiyor, onlar için mücadele etmiyor. Faytonlara belli bir standart getirilmeli. Faytoncuların hayvanlara eziyet etmesi önlenmeli. Belediye bu konuda ciddi adımlar atmalı.”
KISACA
*Tur otobüsleri Tepebaşı’nı ele geçirmiş durumda
Her gün Taksim-Fındıkzade arasında yolculuk yapıyorum. İstisnasız her gün de yolların işgal edildiğine tanık oluyorum. Özellikle de Tepebaşı’nda tam virajda turist taşıyan tur otobüsleri bekliyor. Bu nedenle de akşam saatlerinde trafik tıkanıyor. Kısacık bir mesafeden geçmek dakikalar sürüyor. Bu kadar merkezi bir yerin istila edilmesine yetkililer nasıl göz yumuyor, anlayabilmiş değilim. Tur otobüslerinin beklemesi için başka bir yer gösterilemez mi? Bu ilgisizlik, duyarsızlık niye? M. B.
*Tur otobüsleri Tepebaşı’nı ele geçirmiş durumda
Güngören Mehmet Nesih Özman mahallesi sakiniyim. Zeki Sokak temizlik hizmetlerinden mahrum bırakılıyor. Akşam saatlerinde sokağı pislik götürüyor. Ayrıca belediyenin yol kenarlarına diktiği ağaçlar ne sulanıyor ne de dipleri temizleniyor. Güzelim çevre düzenlemeleri heba olup gidiyor. Ağaçlar ve çiçekler kuruyor. Bitkilerin dibinde çöpler birikiyor. Bölgenin sorunları bu kadarla da bitmiyor. Ramazan ayının başından beri her köşe başı dilenci dolu. Duygu sömürüsü yapan kişiler çocuklarını da dilenmeye alıştırıyor. İ. E.
Olmaz ki, böyle de balık tutulmaz ki!
BİLİYORSUNUZ... Galata Köprüsü, oltacıların mekanıdır. Oltasını kapan soluğu Galata’da alıyor, geç saatlere kadar balık tutuyor, keyifli bir gün geçiriyor. Gelin görün ki İstanbulluların bu zevkli uğraşı, bazen çok çirkin manzaralara neden oluyor. Köprüye saçılan balık atıkları, ortalığa dökülen pis sular, bu tarihi ve turistik atmosfere hiç mi hiç yakışmıyor.
TURİSTLER ŞAŞKIN
Köprüye her daim hakim olan kötü koku, duyarlı vatandaşları rahatsız ediyor. Bakın bir okuyucumuz, karşılaştığı görüntülerden duyduğu üzüntüyü nasıl dile getiriyor... “Her gün yüzlerce turistin geçtiği, kentin en etkileyici yerlerinden biri olan Galata Köprüsü’nden geçerken içim acıyor. İstanbul’un gözbebeği Galata Köprüsü, leş gibi kokuyor. Olta balıkçıları, balık atıklarını sağa sola atıyor. Tutulan balıkların konulduğu kovalardaki pis sular yola dökülüyor. Keskin koku tahammül edilir gibi değil. Maske taksak yeridir. Tabii bu pislik turistleri de şaşkına çeviriyor. Belediye yetkililerinin bu vahim tabloya ilgisizliğine ise hayret ediyorum. Tamam, elbette vatandaş balık tutacak. Ancak bazı kurallar, yasaklamalar getirilmeli. Oltacıların çevreyi kirletmemesi sağlanmalı. Balık atıklarını etrafa bırakanlara, pis suları yola dökenlere ceza yazılmalı. Dünyaya rezil oluyoruz, kimsenin bir şey yaptığı yok.”
Nişantaşı’nın dört yanı çöp...
ACİL Şikayet Hattı’na mesaj gönderen bir okuyucumuz, Nişantaşı’ndaki çöplerden dert yanmış... “Şişli Belediyesi’nin Nişantaşı’nda uyguladığı çöp toplama sistemine göre çöpler sokağa atılıyor, çöp arabaları bir ara poşetleri topluyor. Ancak çöp toplayıcılar poşetleri yırtıp içinde işe yarar bir şey var mı diye bakıyor. Hayvanlar da yiyecek bulmak için çöpleri karıştırıyor. Çöpler dört bir tarafa yayılıyor.
Her akşam, Nişantaşı, Teşvikiye ve Topağacı’nda çöp manzaraları görmekten bıktık usandık. Bölgeye konteyner yerleştirilmeli. Hem de en kısa zamanda...”
Hasanpaşa ne zaman huzur bulacak!
KADIKÖY Hasanpaşa’daki eski Gazhane binasının çöp toplama merkezi haline getirildiğini, kentin birçok bölgesinden getirilen çöplerin burada ayrıştırıldığını, koca bir semtin pislik içinde kaldığını, çevre sakinlerinin canından bezdiğini aylar önce gündeme getirmiş, vatandaşın isyanını, feryadını yansıtmıştık. Gazhane’yle ilgili sıkıntı devam ededursun, Hasanpaşa sakinleri şu günlerde bir önemli sorunla daha karşı karşıya... Tam iki buçuk ay önce Taşocakları Sokak’ta taşan kanalizasyon kanalına hâlâ müdahale edilmiş değil. Rögardan çıkan lağım suları sokağa akıyor. Doğal olarak vatandaş da ‘Yeter artık’ diye haykırıyor...
ÇOK KOKUYOR
“Haftalardır sokak pislik altında... Hem İSKİ’ye, hem de belediyeye başvuruyoruz. Görevliler gelip inceleme yapıyor ama sorun nedense çözüme kavuşamıyor. Kötü kokulara maruz kalıyoruz. Şehrin göbeğinde bile kanalizasyon arızası giderilemiyor ya pes!”