• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Murat Bardakçı

Murat Bardakçı

[javascript protected email address]

Spielberg, Fatih ve paranoyamız

12 Ocak 2011 Çarşamba, 10:30:38

TÜRK Edebiyatı’nın büyük ismi Refik Halid Karay, İstiklâl Harbi senelerinde Millî Mücadele’nin aleyhinde bulunduğu gerekçesi ile meşhur 150’likler listesine alınır. 1938’de çıkan affa kadar, Türkiye’ye girmesi yasaktır.
Memlekete gelememekte ama nefis yazılarının Türk gazetelerinde yayınlanmasına göz yumulmaktadır...
Suriye’de ve Lübnan’da geçirdiği gurbet senelerinde aklına bir muziplik gelir: Uydurma bir isimle İstanbul gazetelerine “Refik Halid, dün Âsi Nehri’ni Türkiye hududuna yakın bir yerden geçmeye çalışırken boğuldu” diyen telgraflar gönderir.
İstanbul ve Ankara gazeteleri, birkaç gün sonra Refik Halid’in bu “sahte” vefatının haberleri ile doludur. Köşe yazarları söze “Millî Mücadele’nin düşmanı idi, Kuvâ-yı Milliyeye’ye karşı çıkmıştı” diye başlamakta ama hemen hepsinin yazıları “Bütün hatalarına rağmen çok büyük bir muharrirdi... Kalemi son derece kuvvetli idi... Edebiyatımızın başı sağolsun” gibi cümlelerle sona ermektedir.
Refik Halid, birkaç gün sonra gazetelere bu defa kendi ismi ile yeni telgraflar çeker. Şaka yaptığını, hayatta olduğunu, ölüm haberini dünyadan hakikaten ayrılması hâlinde ardından neler yazılıp söyleneceğini çok merak ettiği için uydurduğunu söyler ve telgrafları “Şahsımdan hoşlanmasanız bile kalemimi takdir etmeniz beni çok mes’ud etti” gibisinden sözlerle bitirir.
MANŞETLERE TAŞINDIK
Bundan 70 küsur sene önce yaşanan ve Türk basınını birkaç hafta boyunca birbirine katan bu hadiseyi hatırlatmamın sebebi, yaptığımız bir şakanın basında neredeyse gündemin ilk sıralarına kadar yükselmesi...
Neredeyse on günden buyana hemen her günümüzü “Muhteşem Yüzyıl” dizisini konuşmakla geçiriyoruz ya... Geçen perşembe gecesi, Fatih Altaylı ile beraber İlber Hoca’yı da alarak yaptığımız Teke Tek Özel’de de söz döndü, dolaştı, Kanunî’nin haremi meselesine ve dizinin tarih danışmanı olan Erhan Afyoncu’ya geldi. Fatih, “Erhan bundan sonra artık Spielberg ile beraber bir Osmanlı filmi çeker” diye espri yaptı ve karşılıklı bol bol gülüştük.
Muhteşem Yüzyıl konusu, cumartesi gecesi bizim Tarihin Arka Odası’nda da neredeyse iki saat boyunca konuşuldu.
Program sırasında Fatih Altaylı ile beraber yaptığımız geyiği hatırladım ve Steven Spielberg’in bir Fatih Sultan Mehmed filmi çekeceğini, Fatih rolünü Tom Cruise’un oynayacağını, Spielberg’in Erhan’ı arayıp danışmanlık teklif ettiğini söyledim. Sonra hızımı alamadım “Bendeniz de, bir Sultan Abdülhamid dizisinin danışmanlığını yapıyorum. Teklif çok güçlü bir mâlî gruptan gelmişti, reddedemedim” dedim.
İnternet siteleri Spielberg’in Erhan’ı aradığını sadece birkaç dakika sonra manşetlerinden veriyor, karşılıklı esprilerimiz ertesi gün gazetelerde haber oluyordu.
ANLAYIŞ KODLARIMIZ
İş bu kadarla da kalsa iyi... Hani son senelerde hemen herşeyin “gizli kodlarını çözmeye” meraklı yazarlarımız var ya... Dün köşelerinde Spielberg şakamızın kodlarını da çözüvermişlerdi: Bu iş, onlara göre Amerika’nın tezgâhladığı Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir parçası idi. İçin içerisinde CIA vardı, Amerika ve siyonistler Fatih’i, Abdülhamid’i ve dolayısı ile Erhan ile beni kullanarak geleneklerimizi yerle bir etmeye hazırlanıyorlardı. Spielberg zaten Yahudi idi, bu işi organize etme vazifesi de bu yüzden ona verilmişti!
Spielberg şakamızın Büyük Ortadoğu Projesi’nin “gizli kodları” ile bir alâkası yoktur ama bu şaka son derece işe yaramış, basınımızın “anlayış” ve “paranoya” kodlarının açık şekilde ortaya çıkmasını sağlamıştır. 

Diğer Yazıları

Siz sadece pop yapın hanımefendi!

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 09:39
  • [javascript protected email address]
POP müzik dünyasında son senelerde yeni bir moda çıktı: İşin tâââ başından buyana bu müzikle meşgul olan sanatçılar şimdi ardarda alaturka albüm çıkartıyor ama tavır ile üslûp bilmedikleri için alaturka müziğin canına okuyorlar!Bu albümleri yapanların...
Devamını Oku

Yeni kahraman yaratma heveslileri

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:28
  • [javascript protected email address]
19 Mayıs'a bu sene bir haller oldu...Resmî kutlamaların yapılıp yapılmaması, stadyumlarda öğrencilerin katıldığı gösterilerin bundan böyle de düzenlenip düzenlenmemesi yahut Anıtkabir'e çıkılıp çıkılmaması meselelerinin yanısıra, 19 Mayıs 1919...
Devamını Oku

Osmanlıca hocalarına KPDS şartı

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:31
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, Osmanlıca'nın okullara seçmeli ders olarak konması gerektiğini söyledi. Şimdi, bu dersi liselerin tarih mi yoksa edebiyat öğretmenlerinin mi verecekleri tartışılıyor.Mesele ise, bu dersi verebilecek bilgiye sahip hocaların...
Devamını Oku

Çek kadın politikacıyı astıran kadın savcı davadan 58 yıl sonra, 88’inde hapse girdi

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 12:59
  • [javascript protected email address]
28 Şubat'ın ardından 27 Mayıs darbesinin de yargılanması talepleri ve zamanaşımı tartışmaları, bana bundan dört sene önce Çek Cumhuriyeti'ndeki bir yargılamayı hatırlattı: Çekler'in, ülkenin demokrat liderlerinden olan kadın politikacı Milada Horakova'yı...
Devamını Oku

18 Mayıs 1944

  • Yayın Tarihi: 18/05/12 09:33
  • [javascript protected email address]
TÜRKİYE, birkaç seneden buyana, 1910'lardan 1950'lerin sonuna kadar yaşanan bazı tatsızlıklarla yüzleşme merakında..."Tatsızlık" derken Anadolu'da meydana gelen toplu göçlerin, azınlıkların ve harekâtlarda can veren sivil vatandaşlarımızın kaderinin...
Devamını Oku
Tüm Yazıları