ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
24 Ocak 2011 Pazartesi, 07:12:00 Güncelleme:07:12:00

Voltajlar düşük gerilim yüksek

Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin çevresinde, yerleşim hızla artıyor. Ne var ki trafolar bu yoğunluğu kaldıramıyor. Voltajlar sürekli düşük. Özellikle esnaf zor durumda. Vatandaş BEDAŞ’a başvuruyor ama nafile! Çevre sakinleri bu ilgisizliğe isyan ediyor

SÜREKLİ hale gelen elektrik kesintileri İstanbul’un kaderi oldu... Özellikle kış aylarında... Son zamanlarda, kesinti sorunuyla baş başa kalmayan yer neredeyse yok gibi... Aylardır bu sütunlarda okuyorsunuz işte...
Şişli, Fatih, Yeşilyurt, Büyükçekmece, Silivri, Esenyurt, Kasımpaşa, Esenkent, Sultangazi ve daha nice yerden gelen şikayetleri... Vatandaş, bir yandan karanlığa, diğer yandan bu soğuk günlerde buz gibi evlerde oturmak zorunda bırakıldıklarına isyan ediyor. Malumunuz... Elektrik olmayınca kombiler de çalışmıyor, kaloriferler yanmıyor, millet battaniyelere sarılıp ısınmaya çalışıyor.

ANİ YÜKSELİŞLER OLUYOR
Bu soruna bir türlü köklü bir çözüm bulunamaması da doğal olarak İstanbulluları çileden çıkartıyor. Yukarıda da söylediğimiz gibi, kesintiler dalga dalga tüm kente yayılıyor. Bazı yerlerde ise voltaj sorunu baş göstermiş durumda. Örneğin Bağcılar’da... Özellikle de Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin çevresinde... Bölgedeki trafoların yetersiz kalması sonucu voltajlar hep düşük... Tabii bu durumda da elektrikli aletler bozuluyor. Başta esnaf olmak üzere tüm çevre sakinleri bu duruma tepki gösteriyor. Acil Şikayet Hattı’nı mesaj yağmuruna tutan vatandaşlar, yaşadıkları zorlukları bakın nasıl anlatıyor... “Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin de bulunduğu Merkez Mahallesi 6. Sokak ve civarı, eskiden tenha bir bölgeydi. Yerleşim birimi olmasına rağmen konut sayısı çok fazla değildi. Ancak hastaneyle birlikte yerleşim de arttı... Çevredeki dükkanların sayısı da büyük bir hızla çoğaldı. Fakat trafolar yetersiz kaldı. Mevcut sistem, buradaki konut ve işyeri yoğunluğunu kaldıramıyor. Bu nedenledir ki voltajlar sürekli düşük. Bazı zamanlarda da voltajda ani yükselişler oluyor. Bu durumda da elektronik cihazlar bozuluyor.”

KİMSE İLGİLENMİYOR Kİ!
Vatandaşlar, yetkililere başvurduklarını fakat bir türlü sonuç alamadıklarını söylüyor... “Özellikle esnaf çok zor durumda. Dükkanlardaki elektrikli eşyalar sürekli arızalanıyor. İmkanı olanlar voltaj yükseltici alıyor ama bu da tam anlamıyla çözüm olmuyor. Yetkililere müracaat edip voltaj düşüklüğü için acilen çözüm bulunmasını istiyoruz ama ne fayda! Kimsenin ilgilendiği yok. Burada bölgenin en büyük hastanelerinden biri var. Gerçi hastane kendi tedbirini alıyor ama ne olur ne olmaz. Voltaj düşüklüğü hastaneyi de olumsuz etkileyebilir. Sürekli gelişen, nüfusu hızla artan bir yerde trafoların yenilenmemesi, ihtiyacı karşılayacak duruma getirilmemesi akıl alır gibi değil.”

Bir günde dört kez kesinti...

YUKARIDA bahsettiğimiz gibi, elektrik kesintileri İstanbulluları çileden çıkarmaya devam ediyor. Yetkililer ise suspus... Onlar susuyor ama vatandaşın söyleyecek çok sözü var. İşte Beşiktaş’ta oturan bir okuyucumuzun anlattıkları... “Barbaros Bulvarı’nda esnafım. Elektriklerin kesilmesi, ciddi bir gelir kaybına neden oluyor. Geçtiğimiz cumartesi günü, elektrikler gün içinde dört defa, yarım saat ve bir saat sürelerle kesildi. Bu kadar kısa sürede gidip gelen elektrikler nedeniyle başta soğutucular olmak üzere dükkandaki birçok elektrikli alette arızalar oluştu. Bir de bu aletlerin onarımıyla uğraştım. Kesintiler esnasında sürekli BEDAŞ’ı aradım ama görevliler kesin cevaplar vermek yerine benim sorularımı geçiştirmeye çalıştı. Doğru düzgün bir açıklama da yapılmadı. Sorunun ne olduğunu bile öğrenemedim. Kesintiler nedeniyle iş yapamaz duruma geliyorum. Nasıl oluyor da bu kadar merkezi bir yerde uzun süreli kesintiler yapılabiliyor, şaşılacak şey doğrusu...”

Kaza olmazsa mucize olur!

Halk otobüsü şoförleri öyle hızlı araç kullanıyor ki kaza olmaması imkansız. Hal böyle olunca şikayetin bini bir para!

KAÇ defa yazdık, çizdik hatırlamıyoruz bile... Halk otobüsü şoförlerinin kural tanımaz tutumlarının kazalara neden olduğunu... Şoförlerin aşırı sürat yaptığını, yolcuların kelle koltukta seyahat ettiğini... Kentin hemen her yerinden halk otobüsü şoförleriyle ilgili yoğun şikayetler alıyoruz. Vatandaş, halk otobüsü sürücülerinin zapturapt altına alınması için haykırıyor. Otobüs işletmecilerine kalırsa sürekli denetim yapılıyor, şoförlere eğitim veriliyor. Gelin görün ki değişen bir şey olmuyor. Her gün bir olay, her gün bir kaza... Geçtiğimiz haftalarda, aşırı hızla ilerleyen bir halk otobüsü, Şişhane’de kontrolden çıkmış ve köprüden uçmuştu.

BU DA MI MÜNFERİT OLAY!
Bu olayın yetkililere ders olmasını, acilen gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini söylemiştik. Otobüs işletmecileri de her zamanki açıklamalarını tekrarlamıştı. ‘Zaten önlem alınıyor. Bunlar münferit olaylar’ demişlerdi. Anlayacağınız sorun yine ötelenmişti. Önceki gün bir kaza daha yaşandı. Bu kez de Taksim-Yenibosna seferini yapan bir halk otobüsü, Fatih’te kontrolden çıktı, Haşim İşcan Geçidi’nin ayağına çarptı. Şoförle birlikte 18 kişi yaralandı. Bir kez daha facianın eşiğinden dönüldü. İşte bu kazanın ardından, İstanbullulardan ‘Her an benzer bir olay başka yerlerde de yaşanabilir’ mesajları gelmeye başladı. İşte o mesajlardan biri...

YOLCU KAPMA YARIŞI
“Her gün 16D Pendik-Kadıköy halk otobüsleriyle yolculuk yapıyorum. Ancak yolculuk bu otobüsler nedeniyle eziyete dönüyor. Özellikle sabah saatlerinde, iki sefer arasındaki süre uzun tutuluyor ve yolcular tıklım tıkış otobüslerde yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Ara duraklarda ise, şoförler, ön kapı müsait olmasına rağmen, otobüse binecek yolcuları arka kapılardan alarak daha sıkışık gitmemize neden oluyor.
Bu duruma itiraz eden yolculara ise kaba cevaplar veriyorlar. Diğer otobüslerle yolcu kapma yarışına giriyor ve yolcuların hayatını tehlikeye atarcasına araç kullanıyorlar. Bu hattaki otobüslerin de feci bir kazaya neden olması an meselesi...”

Çamurlu yollar buz pisti gibi

ŞANTİYELERDEN çıkan kamyonların lastiklerindeki çamuru yollara bulaştırması, büyük tehlike yaratıyor. Çamura bulanan asfalt buz pistine dönünce kazalar peş peşe geliyor. Gelin Şişli’den mesaj gönderen okuyucularımıza kulak verelim, bakalım neler anlatıyorlar... “Maslak Mahallesi, Ahi Evran Caddesi üzerinde neredeyse her gün bir kaza meydana geliyor. Bu kazaların nedeni, çevrede bulunan inşaatlardan çıkan hafriyat kamyonları... Kamyonlardan yayılan çamurlar, asfaltı kayganlaştırıyor. Hal böyle olunca da araçlar kontrolden çıkıyor. Özellikle de akşam saatlerinde süratle ilerleyen sürücüler direksiyon hakimiyetini kaybediyor. Acilen önlem alınmazsa bu durum birinin canına mal olacak.”

Galeriler hâlâ şehir içinde
 
GEÇTİĞİMİZ aylarda, İçişleri Bakanlığı bir genelge yayınlamıştı. Bu genelgeyle, kaldırımları işgal eden, kent trafiğini olumsuz etkileyen oto galerilerinin, yerleşim yerlerinin dışına taşınmasına karar verilmişti. Ardından da birçok semtteki oto galerileri kapanmış, galeriler yerleşim yerlerinin dışındaki iş merkezlerine taşınmıştı. Ancak başta Aksaray, Kadıköy, Yeniköy ve Bahçelievler olmak üzere bazı bölgelerdeki oto galerileri hâlâ yerleşim merkezlerinde faaliyetlerine devam ediyor. Tabii bu durum da İstanbulluları çileden çıkartıyor. İşte Bahçelievler sakinlerinin eleştirileri... “Sözde oto galerileri şehir merkezlerinden kaldırılıp, kent yaşamını etkilemeyecek iş merkezlerine taşınacaktı. Ancak aradan geçen zaman içerisinde Bahçelievler’deki oto galerilerinde pek de bir değişiklik olmadı. Dükkanlar hâlâ apartmanların giriş katlarında faaliyetlerini sürdürüyor. Kaldırımlar ve yol kenarları araçlarla dolu. Yayalar yürüyecek yer bulamıyor. Mecburen yolun ortasından yürümek zorunda kalıyoruz. En ufak bir dikkatsizlikte, trajik bir kaza yaşanabilir. İyi ama galeriler neden hâlâ şehir merkezinde, üstelik de bu kadar yoğun bir bölgede? Hani nerede denetim?”

Barınak gönüllüleri iddiaları reddediyor

ÖNCEKİ gün, Büyükada Hayvan Barınağı’yla ilgili sarsıcı iddiaları gündeme getirmiştik. Barınakta, hayvanlara kötü muamele yapıldığına şahit olduğunu söyleyen bir hayvansever, tüyler ürpertici açıklamalar yapmıştı. Bu iddiaların ardından, Adalar Sahipsiz Sokak Hayvanlarını Koruma Gönüllülerinden bir açıklama geldi. Gönüllüler aynen şöyle diyordu:

408 KISIRLAŞTIRMA
“Bizler Adalar Belediyesi sokak hayvanlarını koruma gönüllüleri olarak yıllardır Büyükada Barınağı ve sokak hayvanları için hizmet etmekteyiz. Yıllar önce çok kötü durumda olan barınağımız Ocak 2008’de yeni yerine taşınmış ve daha sağlıklı bir ortamda hayvanlarımıza bakılmaya başlanmıştır. Gönüllülerimizin de desteği ile hayvanlarımızın gıda, ilaç ve diğer ihtiyaçları eksiksiz olarak karşılanmaktadır. Kurduğumuz sistem ile düzenli olarak makarna, et ve ekmek transferi ile hayvanlarımızın beslenme ihtiyaçları karşılanmaktadır. Ayrıca gönüllülerimizin de desteği ve ziyaret sırasında getirdikleri kuru mamalar ile lodos, fırtına gibi zor günler için stoklarımızı sağlıyoruz. Bildiğiniz gibi diğer barınaklardan farklı ve güç bir durum olarak ulaşımın sadece deniz araçları ile yapılması gibi bir engele rağmen gıda transferini belediyenin çıkarma gemisi ile aksatmadan yapmaktayız. Adaların özel konumu nedeniyle mevcut mobil klinik ile tüm adalarda, kısırlaştırma ve tedavi faaliyetlerini yürütmekteyiz. 2005 yılından beri 480 hayvanımız kısırlaştırılarak aşılanmış ve küpeleri takılmıştır. Adalar’da sadece Büyükada’da bulunan barınağımızda 380 köpek bulunmaktadır. Bunlar doğal ortamda kulübelerde 3 ayrı bölüm halinde ve kapalı alanlarda barınmaktadırlar. Hayvanlara iyi bakılmadığına dair iddialarda bulunan şahıs, evindeki hayvanlarının kısırlaştırılması için belediyenin destek olduğu ve yardım ettiği birisidir. Geçen ay içinde bahçesinde yavrulayan bir köpeğin 6 yavrusuna bakamadığını beyan etmiş, yavruların barınağa alınmalarını istemişti. Yavrulardan 2 tanesi kanlı ishal nedeni ile öldü. Barınakta hayvanlara iyi bakılmaması, kötü muamele edilmesi söz konusu değildir.”

Postacılar nicedir Kartal’a uğramıyor

POSTA ulaşımındaki sıkıntılarla ilgili haberlerimizi hatırlarsınız... Geçtiğimiz aylarda Küçükçekmece, Bağcılar, Üsküdar, Güngören sakinlerinden gelen şikayetleri ilgililerin dikkatine sunmuştuk. Haberlerimizin ardından yetkililer soruşturma başlatacaklarını söylemişti. Basın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası ise, posta dağıtımındaki sorunların personel eksikliğinden ve taşeron firmalardan kaynaklandığını belirtmişti.

‘MAĞDUR OLDUK’
Acil Şikayet Hattı’na gelen mesajlardan anlıyoruz ki, posta ulaşımındaki problem aynen devam ediyor. Geçen hafta, Beylikdüzü ve Alibeyköy’den bu konuya dair isyan mesajları gelmişti. Her iki semtin sakinleri de ‘Postalarımız elimize ulaşmıyor. Mağdur durumda kalıyoruz’ diye isyan ediyor ve yetkililerin soruna çözüm bulmasını istiyordu. Dün de Kartal’dan benzer mesajlar aldık. Acil Şİkayet Hattı’na başvuran bir okuyucumuz da uzun süredir postaların eline ulaşmamasından şikayet ediyordu...

‘SORDUK AMA...’
“Kartal Atalar (Rahman) Caddesi’nde oturuyorum. İşlek, merkezi ve herkes tarafından bilinen bir cadde olmasına rağmen aylardır postalarımız evlerimize ulaşmıyor. Bu durum semt sakinlerini zor durumda bırakıyor. Çünkü özel kuryelerin getirdiği postaların dışında elimize hiçbir evrak ulaşmıyor. Önemli evraklarımızın gelmemesi yüzünden türlü türlü sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Bölgemizdeki Posta Müdürlüğü’ne bu konuda şikayetlerde bulunduk, sıkıntılarımızı dile getirdik, araştırma yapılmasını istedik. Neden postacıların buraya uğramadığını sorduk. Ancak sonuç alamadık. Yetkilerin bu konuda bir çalışma yapmasını istiyoruz.”

Yollar kaygan felaket kapıda

GEÇTİĞİMİZ hafta, kentte çok sayıda kaza meydana gelmişti. Kazaların büyük bir bölümü de gece olmuştu... Hatırlarsınız Haliç Köprüsü’nde üç gece üst üste zincirleme kaza yaşanmıştı. Olaylarda toplam 5 kişi yaralanmıştı. Köprü üstünde direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücülere göre kazaların nedeni yoldaki gizli buzlanmaydı. Sürücüler, gece sıcaklıkların düşmesiyle gizli buzlanma olduğunu ve tuzlama çalışması yapılmadığını iddia ediyordu. İBB ise kazalara gizli buzlanmanın değil, çiğ ve kırağının neden olduğunu açıklamıştı.

‘UCUZ ATLATTIK’
Kazaların nedeni ister gizli buzlanma, ister çiğ olsun, şu bir gerçek ki, şu günlerde yollar çok kaygan ve tehlikeli. E, hal böyle olduğundan İstanbullulardan da bu konuda yoğun şikayetler geliyor. İşte İstinye’de oturan bir okuyucumuzun gözlemleri... “ABC Yolu zaten keskin virajlar nedeniyle son derece tehlikeli. Bir de bu günlerde gece sıcaklığının düşmesiyle yollar kayganlaşıyor, kaza kaçınılmaz oluyor. Geçtiğimiz gün ağabeyim de bu noktada trafik kazası geçirdi. Aracın hakimiyetini kaybeden ağabeyim, refüjden atlayıp, karşı şeritten gelen araçla çarpıştı. İki araba da hurdaya döndü. Ağabeyim ciddi şekilde yaralandı. Bu kazadan sonra yine aynı noktada başka bir kaza daha meydana geldi. Biz bu kazayı, can kaybı yaşanmadan atlattık. Ancak yetkililer bu noktada acil önlemler almazsa feci bir kaza yaşanacak. Felaket bağıra bağıra geliyor...”

KISACA

* Araçlar kaldırımda, yoldan yürümek zorundayız
Bayrampaşa Kartaltepe Mahallesi’nde oturuyorum. Bilgehan Caddesi 1, 3, 5 No’lu apartmanların önündeki kaldırımlar işgal altında. Yaya yolları otoparka dönmüş durumda. Bayrampaşa Belediyesi’ne ve trafik ekiplerine bilgi verdiğim halde sonuç alamadım. Kaldırımlara park edilen araçlar nedeniyle yayaların kaldırımdan yürümesi mümkün değil. Çaresiz, yol kenarından ilerliyoruz. Yoldan geçen araçlar da çok süratli ilerliyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Yetişkin kişiler kendilerini bir şekilde koruyabilir ama küçük çocuklar için büyük tehlike. E. N.
* Yağışlı günlerde yokuşta önlem alınmalı
Küçükçekmece Cennet Mahallesi, Yeni Yol Caddesi, 106 Sokak’ta yaşıyorum. Bu sokak çok dik bir yokuş üzerine kurulu. Kış aylarında büyük sıkıntı çekiyoruz. Yağmur ve geceleri oluşan buzlanma nedeniyle yol kayganlaşıyor. Değil yürümek, dengede durmak bile çok zor oluyor. Tabii sürücüler de risk altında kalıyor. Hele bir de kar yağdığı zaman, evden dışarı çıkamıyoruz. Ne yazık ki bu kadar dik bir yokuş üzerine kurulu sokakta yeterli tedbirler alınmıyor. H. Z.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Ziyaretçi
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Perşembe24 MPH28°
Az Bulutlu