ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
16 Aralık 2016 Cuma, 00:30:15 Güncelleme:08:53:45

Asıl hareket dolarda değil faiz tarafında

 

FED’in aralık ayı kararında sürpriz yok. Faiz artırımı yüzde 100’e yakın fiyatlanmıştı. 2017 yılına ait beklenen faiz artırımı sayısı da 2-3 arasında gidip geliyordu. Çıkan sayı 3 oldu. Eğer sürpriz sayılacaksa buydu.

Bitişikte görülen ABD ekonomisine yönelik FED üyelerinin tahminlerinde eylüle göre genelde olumlu yönde değişmeler oldu. Tek olumsuz değişiklik 2017 yılına yönelik beklenen FED faizlerinde yüzde 1.1 tahmin ortalamasının yüzde 1.4’e yükselmesi. Bu da ekstradan bir faiz artışı anlamına geliyor. Bunun kısmen beklentiler arasında olduğunu belirtelim. O zaman piyasalarda kopan gürültü ve yapılan sert fiyatlamalar neyin nesi?

Öncelikle FED kararı sonrası piyasaların tepkisini abartılı bulduk. Geçen sene ilk faiz artırımı yapılırken 2016 için 4 faiz artırımı beklentisi vardı. Bu beklenti hemen bir ay sonra revize edildi ve bir faiz artırımı da yılın sonuna bırakıldı. Yani beklenti demek ille de aynı şekilde gerçekleşme olacak demek değil. Ciddi sapmalar söz konusu olabilir. Tıpkı bu yıl olduğu gibi.

İkincisi bu tepkinin asıl büyük kısmı, doların değerlenmesi değil, ABD faizleri üzerinden kendini gösterdi. Dolar büyük paralara karşı yüzde 1.5 arttı, Dolar Endeksi 101.070’ten 102.620’ye kadar çıktı. Dolar gelişmekte olan ülkeler para birimlerine karşı da yüzde 1.06 değerlendi. JP Morgan Kur Endeksi 66.353’ten 65.644’e indi. Kabaca doların değer artışı yüzde 1-1.5 arasında değişti.

Ancak ABD faiz oranlarındaki değişim yüzde 6-10 arasında oldu. Faiz kararı öncesinde yüzde 2.48 seviyesinde olan 10 yıllık ABD faizi yüzde 2.63’e kadar yükseldi. Artışı yüzde 6.1. FED faiz artırımına daha duyarlı olan 2 yıllık tahviller ise yüzde 1.17’den yüzde 1.29’a çıktı ve yüzde 10 arttı. Kısaca asıl büyük dalga veya büyük zarar faiz tarafında oluştu.

Bir ayı henüz aşan bir zaman diliminde ABD 10 yıllık faizi yüzde 44 oranında arttı. Faiz piyasasındaki bu kalkışma ve kısmen çığırından çıkmaya karşı hisse senedi piyasası kabuğuna sindi. Dow Jones Endeksi 20 bin puanı görmesine ramak kalmışken geri döndü.

Çünkü faiz tarafındaki çılgın gidişin bir aşamada tersine döneceği, alınan pozisyonlarda kâr satışına gidilebileceği ve düzeltme yaşanabileceği bekleniyor. Bu satış dalgası sırasında faiz tarafı karışırken hisse senedi tarafının istikrarlı kalması, gücünü koruması düşünülemez. Hemen her ülkede de tahvil piyasaları hisse senedi piyasalarından daha büyüktür. Bu nedenle FED kararıyla borsalarda belli bir gerileme yaşandı.

Yeni yıla kadar sen sağ ben selamet

Asıl büyük hareketin ABD faizlerinden gelmesi, buna doların değerlenmesinin de eşlik etmesi, diğer para birimlerini, küresel faizleri ve emtia piyasalarını etkiledi.

Bunların başında da altın geliyor. Altın fiyatlarındaki düşüş yüzde 2.13’ü buldu ve ons başına 1.136.5 doları gördü. Dolar Endeksi’nin 13 yılın en yükseğine çıkması altının hızını kesti. Faiz artırımının kademeli de olsa devam edecek olması geleceğe yönelik olarak altın fiyatlarının artış eğilimini kesici ve tersine döndürücü bir etkiye sahip.

Gelişmekte olan ülke para birimlerinin kaybı yüzde 1.06 olurken TL sepet kura karşı yüzde 1 düştü. Yarım dolar ve yarım Euro’dan oluşan döviz sepeti 3.64’e kadar yükseldi ama bu düzey 2 Aralık’taki gün içi en yüksek 3.70’in altında kaldı.

Dolayısıyla FED’in faiz kararı küresel piyasalarda ciddi bir dalgalanmaya yol açmasına karşılık, Türkiye’de döviz kuruda genel bir gevşeme eğilimi hareketini tersine döndürecek kuvvette olmadı. Bundan sonra yeni yıla kadar döviz veya finansal piyasalarda major değişiklik yaratabilecek haber akışı yok. Ayın ortasını da bulduk. Bundan sonrası giderek azalan işlemler ve yeni yıl tatili olabilir.

Yılın ikinci haftasında ise yeni pozisyonlar ve kararlarla karşı karşıya kalabiliriz.

SONUÇ: “Burnumuzun ötesini görmeliyiz.”

                                                  Abraham Lincoln


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Ziyaretçi
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Cuma 7 MPH 29°
Güneşli