ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
23 Ocak 2017 Pazartesi, 08:20:29 Güncelleme:09:03:47

DOLARIN SON KRITIK HAFTASI

 

Türkiye piyasalarını yoğun şekilde etkileyen güçlü veri ve olay akışı bu haftayla sona erecek. Yüksek oynaklığın ve negatif ayrışmanın yerini şubattan itibaren daha sakin ve kısmen pozitif eğilim alabilir.

Piyasalar için önemli kilometre taşlarından biri olan ABD başkanlık değişimi tamamlandı. Yeni başkan Donald Trump resmen görevine başladı. Bu haftadan itibaren yapacağı açıklamalar ve icraatlar ile bu konudaki belirsizlikler azalmaya başlayacak. “Açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmez” misali bekleyip göreceğiz.

- Trump’ın politikalarının netleşmesiyle bizi de etkileyecek iki ana gösterge vardı. Bunlardan biri doların değeri, diğeri de ABD faizleri. Gördük ki, enflasyonun seyri, haftalık kazançlardaki artış ve istihdam düzeyi FED’i daha hızlı faiz artırımlarına zorluyor. Başkanlık seçiminin geride bırakılmasıyla FED zaten faiz artırmaya yatkın. Açıklamalarını da bu yönde revize ediyor. Bu nedenledir ki 10 yıllık ABD Hazine faizi yeniden yüzde 2.5 seviyesine yükseldi.

- Dolar ise gevşeme eğilimine girdi. Ancak bunun arkasında Trump’ın açıklaması ve sözlü müdahalesi var. “Bu dolar da çok değerli” deyince ABD para birimi yüzde 3’e yakın geri geldi. Trump’ın seçildiği 8 Kasım’da 97.861 olan Dolar Endeksi 103.820’ye kadar çıkmışken, geçen haftayı 100.740’tan kapattı. Yüzde 6’lık değer artışı yüzde 2.9’a idi.

- Doların hız kesmesi ve geri gelmesi gelişmekte olan ülke paralarına ve TL’ye yaradı. JP Morgan Endeksi ile gelişen ülke kurları dolara karşı 8 Kasım’dan bu yana yüzde 5.6 değer yitirmişken, bu kaybı yüzde 4’e indirdiler.

- TL ise dolara karşı yüzde 20 değer kaybetti ve 2.9407’ye çıktıktan sonra Merkez Bankası’nın müdahaleleri ile yüksek dalgalı, kısmen gevşeyen bir döneme girdi. Merkez Bankası artan kura karşı önce bankaları fonladığı faizi örtük bir şekilde 8.30’dan yüzde 9.12’ye yükseltti ve daha yükselteceğinin işaretini verdi. Bu da yetmeyince bankalarla döviz takası uygulaması başlattı. Sonuçta TL’nin dolara karşı kaybı 8 Kasım sonrası yüzde 20’den yüzde 16’ya doğru indi.

- Yarın Merkez Bankası rutin faiz kararlarından birini verecek. Bu karar, hafta sonu Fitch’in yatırım yapılabilir ülke notunu indirip indirmeyeceğine göre bir hazırlık amacıyla da verilebilir. Ancak biz not indiriminin önemli ölçüde fiyatladığını düşünüyoruz.

- Merkez Bankası’nın faiz kararını etkileyecek gelişmelerden biri de Anayasa değişikliğinin Meclis’ten geçmesi oldu. Ana siyasi belirsizlikte belli bir aşama geride kaldı. Bundan sonra referandum kampanyasına ve sonucuna odaklanılacak. Sonucu yaklaşık iki ay sonra göreceğiz.

- Eğer “hayır” oyu çıkar ve referandum reddedilirse hükümet güvensizlik oyu olarak algılayıp erken seçime gidilebilir. Nitekim bu yönde yetkililerin açıklamaları oldu. Referandumun kabulü ve devamında ise bir erken seçimin gündeme getirilmemesi şartıyla yeniden ekonomiye odaklanmak mümkün olabilir.

- Bu hafta ile birlikte Türkiye piyasalarını yoğun bir şekilde etkileyen güçlü veri ve olay akışı kısmen geride kalacak. Ocak ayındaki yüksek oynaklığın ve yüksek dozda negatif ayrışmanın yerini şubattan itibaren biraz daha sakin ve kısmen pozitif bir gidiş alabilir. Ocak ayı ile birlikte muhtemelen yılın en zor ayı da geride bırakılacak. Bu açıdan 2017 negatif gelişmeleri önden yüklemeli bir yıl olmaya aday gibi görünüyor.

HER SEÇİMDE BORSA YÜKSELİR

Adettendir diyelim, her seçim döneminde bizim borsamız belli bir prim yapar. Bu pirim seçimin birkaç ay öncesine ve seçime de denk düşebilir. Yukarıda yer alan BİST-100 Endeksi’nden izlenebileceği gibi, son 10 yılda 8 seçim ve referandum geçirdik. 9’uncusu da referandum şeklinde muhtemelen önümüzdeki nisanda olacak.

- Bunlarda borsanın düşük seviyede olduğu tek seçim 2009 yerel seçimleridir. O dönemdeki finansal piyasa konjonktürü de tamamen küresel krizin etkisi altındaydı. Seçimleri AK Parti yüzde 38 oyla kazandı. Bu oy oranı da bir önceki genel seçime göre 6 puanlık kayıp demekti.

- Dolasıyla borsa endeksi ile seçimlerde iktidar partisinin performansı arasında pozitif ilişki olduğunu söylemek mümkün. Diğer 7 seçim ve referandumda iktidar partisi kazandı ve oylarını artırdı. Borsanın seyrine bakınca da en iyi performansların seçime yakın dönemlerde gerçekleştirdiğini görüyoruz.

- 22 Temmuz 2007 seçiminden bir gün sonra borsa tepe yaptıktan sonra küresel etkilerle düşüşe geçti.

- 12 Eylül 2010 Anayasa referandumunda büyüme yüksekti, borsa da zaten yükseliyordu.

- 12 Haziran 2011 seçimlerinin bir ay öncesinde borsa 5 doları görmüştü. Seçimin öncesi günü ise 4.04 dolardı.

- 30 Mart 2014 yerel seçimi dibe vurup oradan dönen bir borsa aşamasında yapıldı. Burada küresel etki de vardı, 17-25 Aralık etkisi de. n Yine 2009 yerel seçimi hariç, geride bırakılan seçim ve referandumlar borsa endeksi hep 3 doların üzerindeyken yapıldı. Şu an BİST 100 Endeksi dolar bazında son yükselişlerle 2.20 dolar. 3 dolar ve üzerine çıkabilmek için biraz dolar kurunun aşağıya gelmesi, biraz da borsanın yükselmesi gerekiyor.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
Ziyaretçi
2000
Kalan karakter : 2000
HAVA DURUMU
Çarşamba 4 MPH 31°
Güneşli