Öne Çıkanlar
Son Dakika
12.01.2018 - 06:43 | Güncelleme:

Dövizle borçlanmaya kısıtlama geliyor

 

2009 yılında hanehalkına tamamen yasaklama gelirken, şirketlerin ihracat ve döviz kazancına bakılmaksızın dövizle borçlanmalarının önü açıldı. Küresel sermaye risk alma iştahının yüksek olduğu ve gelişmekte olan ülkelere sermaye girişlerinin fazla olduğu 2013 ortasına kadar dövizle borçlanan kazançlı çıktı. Çünkü yapılan dış borç ve içeriden dövize endeksli borçlanma düşen kurun etkisiyle küçülüyor, TL değerleniyor ve şirketler için borcu geri ödemek kolaylaşıyordu.

- Kaldı ki şirketler de uzun vadeli ve düşük faizli borçlanmanın yolunu ancak dövizle buluyordu. Çünkü Türkiye’de enflasyon yüksek, faizler yüksek, kredi faizleri üzerinde kamusal yükler bankacılık sektörünün operasyonel giderleri ile aynı düzeydeydi. Yani TL ile kredi kullanmak pahalıydı.

- Nitekim hafta başında yayımladığımız tabloda 2016 ve 2017 yılları faiz oranlarına yer vermiştik. Aynı bankada ticari kredinin faizi TL’de yüzde 21.4, dolarda yüzde 5.72 ve Euro’da yüzde 3.51 idi. 2017 faizlerin yükselme yılıydı. Ama sadece Euro kredinin faizi düşmüştü. 2016 sonunda yüzde 3.75 olan Euro kredisi 2017’de 24 baz puan gerilemişti.

- Çünkü Euro’nun faizi düşüktü ve 2018’de parasal genişlemenin azaltılması ve sonrasında faizlerin artırılmaya başlanacağı bekleniyordu. Bu Euro’nun değerlenme ihtimalini artırdığından Euro krediye talep azdı. Bankalar da toplamak zorunda kaldıkları Euro’ları kredi olarak kullandırmak için faizlerinde artırım değil indirim yapmışlardı.

- 2013 ortasından itibaren küresel piyasalar çok oynak, sermaye hareketleri çok volatil ve doğal olarak döviz kurları yüksek dalgalanma gösteriyor. Dalgalanmanın ötesinde TL arka arkaya 5 yıldır dolar karşısında değer kaybediyor. Reel Efektif Döviz Kuru’na göre TL’nin değeri 2003 yılının da altına indi. Bu da dövizle borçlanmayı kârlı olmaktan çıkararak çok riskli hale getirdi.

*********** 

KALICI KAYNAĞIN ADRESİ SERMAYE PİYASASIDIR

- TL’nin değer kaybı dövizde büyük açık pozisyon taşıyan reel sektör şirketlerinin bilançolarını bozuyor, yükümlülüklerini artırıyor. Finansal piyasalarda döviz talebi yaratarak önemli bir stres kaynağı oluyor.

- Aradan 9 yıl geçtikten ve uygulamanın sonuçları görüldükten sonra hükümet reel sektör şirketlerine de dövizle borçlanmaya sınırlama getirmeye hazırlanıyor. Tamamen yasaklamıyor, döviz kazanma gücüne göre oranlıyor. Döviz kazancı yoksa kredi de yok.

- Buna karşılık bankalar ile şirketlerin elinden önemli bir finansman aracı da alınıyor. Reel şirketler bugüne kadar sadece esas faaliyetlerinden değil, aynı zamanda ellerindeki parayı çalıştırmaktan, faizden ve döviz kuru riski alarak da kâr elde ediyorlardı. Hatta döviz kurunu Türkiye’de en yakından izleyen kitle sanayici ve işadamlarıdır. Çünkü en büyük riski üstlenen onlardır. İşin aracılığını yapan bankacılar bile değildir. Şimdi bundan mahrum kalacaklar.

- İşte dün TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik bir açıklama yaparak “İş dünyası da dövizle borçlanmak istemiyor ama gerek maliyet gerekse vade yapısı itibarıyla TL cinsinden borçlanma koşulları oldukça kısıtlı. Enflasyonda artış olduğu sürece de bu koşullar giderek zorlaşıyor. Dolayısıyla enflasyonu düşürmek birincil önlem olmalı” dedi. Doğal olarak iş dünyası daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetli borçlanma aracını elinden şimdilik bırakmak istemiyor.

- Gerçekten de TL borçlanma maliyetlerini düşürmenin ve kredi vadesini uzatmanın yolu düşük enflasyondan geçiyor. Ancak hükümet bugünkü üretim yapısıyla enflasyonu ancak döviz kurlarını aşağı bastırarak düşürür. Kurları düşürmeden enflasyonu düşürmek çok zor. Çünkü üretimde kullanılan ara malları ve enerji ithal ediliyor. Kuru tuttuktan sonra da, özel sektörün sorunu çözülmüş olacak, döviz açık pozisyonları kâr yazmaya başlayacak. Stresleri ortadan kalkacak.

- TL ile borçlanma maliyetleri yüksek olan ve dövizle borçlanmalarına kısıtlama gelecek olan reel sektör için doğru ve kalıcı adres sermaye piyasasıdır. Halka açılma yoluyla hem kendilerine kaynak sağlamış hem de sermayeyi tabana yaymış olurlar. Elbette kazandıklarını küçük hissedarlarla adil bir şekilde paylaşmak koşuluyla. Ya temettü dağıtarak ya da verimli çalışmanın sonucu elde edilen kârların yeniden yatırıma yöneltilmesi ve bunun da şirketin değer artışına yansıtılması yoluyla.

- Borsa İstanbul Başkanı Himmet Karadağ’ın 10 büyük şirketin halka açıklama hazırlığı yaptığını söylemesi de, şirketler kesiminin bu yolda olduğunu gösteriyor. Ama öyle bir anda 10’unun birden gelmesi işin acemiliğini gösteriyor. Arz da gelişigüzel yapılmaz, aralıklı ve planlanarak olur.

SONUÇ: “Gelecek şimdiyle aynı malzemeden yapılmıştır.”

Simone Weil

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 12 Ocak 2018 Cuma 08:05
    2015 e kadar düşük kurdan,yabancı para borçlanmayla çok para kazandılar,bedavadan para,şimdi o yol tıkanıyor,dışarda faizler artıyor.kendi işlerinden para kazansınlar,onuda yapamıyorlar,rekabetçi degiller,ucuz işçi hariç,hiçbir avantaj yaratamıyorlar,haybeye para kazandırılmış uyanık takımı
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 11 MPH 10°
Sağanak Yağışlı