Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        2009 yılının son çeyrek milli gelir rakamları küresel krizin ardından ekonominin yeniden yüksek büyümeye geçtiğini ortaya koydu. Yılın son çeyreğinde yüzde 6’yı bulan büyüme oranı hemen hemen bütün beklentilerin üzerinde çıktı. Benim de son tahminim yüzde 5-5.5 arasında bir gerçekleşmeydi. Yılın son çeyreğinde yüzde 6’lık pozitif artış ile dört çeyrek sonra yeniden yüksek büyümeye dönülmüş oldu.

        2001’DEN KÜÇÜK: Son çeyreğin yüksek çıkması ve geçmiş dönemlere ilişkin yapılan pozitif yönlü revizyonlarla 2009’un tümündeki daralma tahminlerin altında kaldı. Resmi tahmin yüzde 6, IMF’nin tahmini yüzde 6.5 idi. Gerçekleşme ise yüzde 4.7 oldu. Bu oran 2001 krizindeki yüzde 5.7’lik daralmanın 1 puan altında. Yani veriler 2009 krizinin 2001’den daha küçük kaldığını da gösterdi.

        - Yılın tamamında ise milli gelir 742.1 milyar dolardan 617.6 milyar dolara indi. Kriz milli gelirde 124.5 milyar dolarlık bir gerileme yarattı.

        Dolar bazındaki milli gelir daralması yüzde 16.8 düzeyine vardı.

        - Kişi başına düşen milli gelir 10 bin 440 dolardan 8 bin 590 dolara indi. Buradaki gerileme de artan nüfustan dolayı daha yüksek ve yüzde 17.7. Bir yıldaki kişi başına gelir kaybı 1.850 dolara vardı.

        ÇİFT HANE GARANTİ: Yüzde 6 büyüme ile 2010’a yüksek büyüme platosunda girdik. Gerçekleşen sanayi üretimi, ihracat ve iç tüketim verileri ilk çeyrekte ekonomik aktivitenin artarak devam ettiği yönünde.

        Üstelik ilk çeyrek büyümesi geçen yılın en büyük daralmasının yaşandığı dönemin üzerine gelecek. Oradaki daralma da yüzde 14.5 gibi çok yüksek bir düzeyde.

        2008’in son çeyrek daralmasının iki katı kadar. Bu baz, ilk çeyrekte yüksek oranlı büyümeyi daha kolaylaştırıyor. 30 Haziran’da ilk çeyreğe ait milli gelir verileri açıklandığında rahatlıkla çift haneli büyümeyi görebiliriz.

        Hatta yüzde 15’e doğru yaklaşan bir oranla karşılaşabiliriz. Yani sıra geldi yüksek negatif daralmanın yarattığı yüksek pozitif büyümeye.

        İHRACATA ALTIN ETKİSİ: Bu arada TÜİK’in ihracat rakamlarının şubatta yüzde 1.3 azalmayı göstermesi büyümeyi düşürmez. Çünkü TÜİK altın ihracatını da hesaba katıyor. 2009 yılının şubat ayı krizin etkisi ve altın fiyatlarının bin doları geçmesiyle 1 milyar 635 milyon dolarla aylık bazda en yüksek altın ihracatının yapıldığı aydı. Bu yıl ise normale dönüldü ve böyle bir ihracatı yok. Aynı etki mart ayında da sürecek. Çünkü 2009’un bu ayında 909 milyon dolarlık altın ihracatı yapılmıştı. Nisan ise gerçek performansın ortaya çıkacağı ay olacak.

        İlk çeyreğin çift haneli büyümesi ve yüksek büyüme platosuyla başlangıç yılın tümünü yukarıya çekici etki yapacak. İkinci yarıda baz etkisinden dolayı büyüme hız kesse bile, 2010’da, son çeyrek rakamı olan yüzde 6 civarında, hatta onun da üzerinde bir büyümeyle karşılaşabiliriz.

        SONUÇ: “Her kriz, gizli kalmış bir fırsattır.”

        Pat Mesiti

        Diğer Yazılar