• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Abdurrahman Yıldırım

Abdurrahman Yıldırım

[javascript protected email address]

İşte reel sektörün tam görünümü

16 Şubat 2012 Perşembe, 10:52:01

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu konuşmalarında genellikle şöyle bir yakınmada bulunur: "Şimdiye kadar bir sanayi envanteri çıkaramadık. Düşünün ki, rekabet edeceksiniz, gücünüzün ne olduğunu bilmiyorsunuz. Savaşa katılan komutanın veya ülkenin kaç askeri, ne kadar topu, tüfeği olduğunu bilememesi gibi bir durum. Hiç o savaş kazanılır mı?"
Doğrudur, Türkiye'de şimdiye kadar ne kadar şirket var, bunların ne kadarı sanayide, tarımda veya hizmetlerde, sermayeleri ve borçları ne kadar, kârları ne kadar bilinmiyordu. Merkez Bankası'nın yayımlamakta olduğu sektör bilançoları ise 8 bin şirketle sınırlıydı.
Ama artık Türkiye ekonomisini oluşturan şirketlerin toplamını ve bilançolarını artık biliyoruz. Sanayi Bakanlığı'nın Girişimci Bilgi Sistemi ilk sonuçları ortaya çıkardı. Seçkin Ürey de bu verileri alarak Habertürk'te ilk kez yayımladı. Üretimin veya reel kesimin bugüne kadar tam bilinemeyen resmini gördük.
■ Türkiye'nin 2010 sonu itibarıyla 887.664 şirketi var. Bunların
145.503'ü sanayi, 105.650'si inşaat, 385.063'ü ticaret şirketi. Net satışları da 2 trilyon 252 milyar lira. Ciroda sanayinin payı yüzde 30, ticaretin payı yüzde 40.
■ Şirketlerin özvarlığı toplamı 963 milyar lira. Borçları ise 1 trilyon 259 milyar lira. Sanayi sektörü 430 milyar lirayla en büyük borca sahip sektör. Ticaret kesiminin 337 milyar, inşaat sektörünün de 220 milyar borcu bulunuyor.
■ Şirketlerin toplam kârı 76 milyar lira. 29 milyar lirayla en çok kârı sanayi sektörü, 19 milyar lirayla ticaret sektörü ve 7 milyar lirayla inşaat sektörü yapıyor. Net kârın satışlara oranı ise yüzde 3.4. Net kârın 963 milyar liralık özkaynağa oranı ise yüzde 7.9. 2010 yılında ekonominin büyümesi yüzde 9. Kâr büyümesi ise buna yakın. Hazine ağırlıklı ortalama faizi de 2010 yılı için yüzde 8.1 idi. Bu durumda milli gelir büyümesinden ücretlerin kâr ve faize göre 2010'da daha yüksek pay aldığı sonucu çıkarılabilir.

 

Şirketlerin kârı da sermayesi de düşük

Şirketlerin borcu yüksek veya özsermayesi düşük. 2.222 milyar liralık toplam kaynağın yüzde 56.7'si borç, yüzde 43.3'ü özkaynaklardan oluşuyor. Bu oranın yarı yarıya olması ideal. Sermaye eksikliği Türkiye'nin toplam şirketlerinde net biçimde tescillenmiş oluyor.
■ Bu durumda denilebilir ki, şirketler de bankalara borçlu ve onlara yüksek faiz ödüyor. Faizin yüksekliği veya düşüklüğü bir yana, reel sektör borcunun hepsi bankalara değil. Türkiye'deki reel sektörün çok önemli bir ayrımı da burada ortaya çıkıyor. Borçların toplamı 963 milyar ama bunun 349 milyar lirası bankalardan kredi biçiminde sağlanmış. Bu da, şirketler toplamının kullandığı borcun ancak yüzde 36.2'siniyurtiçi bankalardan kullanıldığını gösteriyor.
Peki geriye kalanı nereden borçlanıyor Türk şirketleri?


DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN: Bunun yanıtı bakanlığın açıklamasında yok. Bizim çıkarımımız ise reel sektörün yurtiçine yakın büyüklükte bir krediyi yurtdışından kullandığı biçimde. Özel sektörün yurtdışına borcu bunu teyit ediyor.
Yine de geriye toplam kaynakların üçte birine yakın bir bölüm kalıyor. Bu da reel sektörün birbirine borcunu oluşturuyor. Bildiğimiz çek-senet borcu yani şirketlerin yarattığı kaydi parayla yapılan borçlanma ya da büyük şirketlerin küçükleri, bayilerini veya satış zincirini finanse etmesi durumu üçüncü finansman kaynağını oluşturuyor.
Şirketlerin sermaye eksikliği böyle bir finansmanla karşılanıyor. Sermaye düşük ama şirketlerin kârları da düşük. Belki sermaye düşüklüğündendir. Ama sonuç değişmiyor. Kâr düşük olunca özsermaye de yeterince desteklenemiyor. Desek ki kâr üretilmiş ama faize gitmiş. Fakat böyle bir durum yok. Reel faaaliyetin getirisi yüzde 7.9, aynı dönemde faizin getirisi yüzde 8.1. Arada fark yok gibi. Üstelik 2011 'de bu fark tersine de dönmüş olabilir. Malum, reel faizler negatife dönüştü. Ya kârlarda gizleme oranı yüksek ya da ekonomi dışa karşı rekabet gücünü yitirirken içeride de fiyatlarını artırma gücünü kaybetmiş.

 

SONUÇ: "Öğrenmek akıntıya karşı yüzmek gibidir, ilerleyemediğiniz takdirde gerilersiniz."
Çin atasözü

Diğer Yazıları

Reytingde Türkiye'nin çıkış yolu

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 09:48
  • [javascript protected email address]
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P'un Global Operasyonlar ve Analizlerden Sorumlu Başkanı Paul Coughlin, Türkiye'nin kredi notu görünümünü ''pozitiften durağana" çevirmesiyle ilgili olarak ''Bazen şirketler ve ülkelerden bizimle olan...
Devamını Oku

Umutlar haziranın 2. yarısında

  • Yayın Tarihi: 24/05/12 09:26
  • [javascript protected email address]
Yunanistan piyasaları sallamaya devam ediyor. Bu durumun Yunanistan'da seçimlerin yapılacağı 17 Haziran'a kadar sürmesi bekleniyor. Haziran sonunda AB Liderler Zirvesi yapılacak. Yeni çözüm herhalde orada netleşecek. Yine aynı tarihlerde ABD Merkez...
Devamını Oku

Türkiye'ye karşı eli en açık olan

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 09:40
  • [javascript protected email address]
Türkiye ekonomisi hakkında uluslararası kuruluşlardan en gerçekçi değerlendirme bu yıl için OECD'den geliyor. Son toplantısı nedeniyle yayımladığı raporunda kurum Türkiye'nin büyüme hızını yüzde 3.0'den yüzde 3.3'e yükseltti. Önceki rakamı da yine...
Devamını Oku

TARIM VE TURİZM STRATEJİK SEKTÖRLER

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 09:41
  • [javascript protected email address]
Her yıl izlediğimiz TOBB Kurultayı, Türkiye'nin nabzını tutmak, iş yapanları toplu bir arada görmek, illerin sanayi ve ticaret odaları tarafından kurulan stantlarda şehirler hakkında bilgi almak, hatta son yıllarda yemeklerini tatmak açısından yararlı...
Devamını Oku

Piyasalarda bir aylık Yunan esareti dönemi

  • Yayın Tarihi: 21/05/12 09:51
  • [javascript protected email address]
Bir süreden beri zaten keyifsiz olan küresel piyasalar geçen hafta adeta cehennem azabı yaşadı. İspanya gündemdeyken, Yunanistan genel seçimlerinden belirsizlik çıkması piyasaları yaz öncesi kasıp kavurdu. Hükümet kurulamadı, seçimler 1 7 Haziran'da...
Devamını Oku
Tüm Yazıları