Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Sermaye piyasasının 10 kurumu bir araya geldi ve "Yatırımcı Seferberliği İşbirliği Protokolü" imzaladı. Önümüzdeki dönemde bu protokol gereğince bazı faaliyetleri göreceğiz.

        Nihayet sorunun püf noktasına geldik. Sermaye piyasasının en büyük eksikliğini giderme konusunda L bir irade beyanı ortaya konuldu, ı SPK Başkanı Vedat Akgiray [Türkiye ekonomisinin artık ] 1 trilyon dolarlık bir ekonomi 'olduğunu, yine bu büyüklükte bir piyasaya (halka açık şirketlerin piyasa değeri) ulaşılabileceğini belirtti. Sorun da işte ekonominin bu büyüklüğünün sermaye piyasası ayağını kurmak.

        KAYNAK VAR: Akgiray "Kaynak yok değil, kaynak var. Türkiye en az 1 trilyon dolarlık sermaye piyasasını taşıyacak büyüklükte. Burada sorun talebin olmamasında değil, bu talebin masanın üzerine getirilmesinde" dedi. Akgiray tamamen haklı.

        ■ Türkiye'de 1960'lı yıllarda tasarruf bonoları çıkarıldı ve satıldı, ama geri ödemesi yapılmadı.

        ■ Aynı yıllarda halk ortaklığı ile birçok şirket kuruldu. Çukurova Elektrik, Hastaş, işçi şirketleri gibi. Çok azı elimizde kaldı. Gurbetçilerin kurduğu holdingler de oldu. Kaçı hayatta ve kaçı borsada? Hükümetler ve ekonomi yönetimleri geçmişte bu konularda düzenleme ve denetleme görevlerini yeterince yapamadılar.

        ■ 1980'lerin başında sermaye piyasası örgütlenip yeniden hayata geçtikten sonra bile aracı kurumlar battı, halkın parasını batırdılar. Bankalara ve lisans verilen şirketlere el konulurken, buradaki kamu alacakları tahsil edilirken, kaş yapayım derken göz çıkarıldı. Sermaye piyasası yatırımcıları mağdur edildi.

        İKİ TEMEL YANLIŞ: Sonuçta geniş kitlelerin gözünde şu veya bu nedenle hisse senedine yatırım, günlük al-sat biçimine dönüşmüş, kısa vade tuzağına düşülmüş. Bu nedenle yerli yatırımcıların ortalama vadesi 1 ayı geçmiyor. Yabancılar ise en az 1 yıl ortalama vadeyle geliyor İstanbul Borsası'na ve piyasanın üçte ikisine sahipler. Sermaye piyasasında yapılan temel yanlışlık burada.

        İkinci temel yanlışlık da şirketlerin temettü politikasında. Kâr eden bunu küçük hissedarlarıyla paylaşacak. Temettüden yararlanma olanağı ortadan kaldırılırsa yatırımcılar bu piyasada elbette kısa vade tuzağına düşerler. Kim kime 5 yıllığına, 10 yıllığına hiç geri ödemesiz bir finansman sağlıyor ki?

        FIRSAT NEREDE: Geldik 2012 yılına. Büyüme hızı iyi, işsizlik gerilemiş. Enflasyon düşmüş. Faiz düşmüş. Döviz bir yatırım aracı olmaktan çıkmış. Kişi başına gelir 2 bin 500 dolar seviyesinden 10 bin dolara yükselmiş. Yani Türk insanının geliri artmış. Bununla birlikte tasarrufların da büyümesi gerekir. İMKB Başkanı İbrahim Turhan'ın belirttiği gibi, milli gelirin hesaplama yöntemine göre tasarrufların GSYH'ya oranı yüzde 20'lerin üzerinden yüzde 12'ye düşmüş. Ama bu bile, 2011 yılı için 150 milyar liralık ilave bir tasarruf demek. Halbuki finansal tasarruflara bakıyorsunuz, ancak 75 milyar liralık artış var. Yani toplam tasarrufun yarısı düzeyinde bir finansal varlık artışı söz konusu. İbrahim Turhan diyor ki: "Demek ki tasarrufların diğer yarısı da finans alanı dışına yönelmiş." Yani altına ve gayrimenkule. Doğru bir tespit.

        Tabloya bakınca sermaye piyasasının gelişmesi için her şey oluşmuş. SPK Başkanı Vedat Akgiray'ın belirttiği gibi "100 yılda bir gelen tarihi bir fırsat yakalanmış". İş mevcut ekonomi yönetime, sermaye piyasası yöneticilerine ve piyasanın aktörlerinin becerisine kalmış.

        SONUÇ: "Yanlış pazar dostluğu bozar."Türk atasözü

        Diğer Yazılar