Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Zeytinyağı sektörünün “düşman kardeşler”ini bu kez de “pahalı zeytinyağı” karşı karşıya getirdi.

        Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB) Başkanı Ali Nedim Güreli’nin “ihraç fiyatına iç pazarda zeytinyağı satma” önerisini, Zeytinağacı Dergisi’nde “spekülasyon yapmak” olarak niteleyen Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Cahit Çetin‘e, EZZİB Başkan Yardımcısı Hakan Özdolgun‘dan cevap geldi.

        Üstelik dozu biraz kaçmış bir cevap;

        Türk halkının ekonomik fiyata zeytinyağı yemesi için zincir marketlerden destek talep etmiş, dışarıya 3.40 dolara sattığımız zeytinyağının, raf parası alınmadığı taktirde 7.5-8 liradan tüketiciye ulaşabileceğini söylemiştik.

        Bunun üzerine Sayın Cahit Çetin, spekülasyon yaptığımızı, raf parasının bir kez alındığını, maliyete fazla bir etkisi olmayacağını söylüyor.

        Tariş gibi markalardan raf parası almayan zincir marketler, ilk girişte bizden de almazsa söz verdiğimiz fiyata zeytinyağı satabiliririz.

        Cahit Çetin, sızma zeytinyağının özel bir ürün olduğunu ve tüketmek isteyenin paraya kıyması gerektiğini söylüyor. Oysa biz tüketiciye “sızma zeytinyağı yerine, sızma şoğurt satacağız” demedik.

        Güney Ege ve İzmir’de en pahalı sızma zeytinyağı bugün üreticiden 4.5 liraya alınıyor. Bunun tüketiciye 7.5-8 liradan ulaşması normal değil mi?

        Sızma zeytinyağını parası olanlar mı tüketecek?

        İran havyarı mı bu?

        Tüm vatandaşların bu sağlıklı ürünü, gerçek fiyatlara alıp tüketme hakkı vardır.

        Bizim ABD’ye sattığımız sızma zeytinyağını ABD halkı 4.5 dolara alırken, niye bizim vatandaşımız 15-16 liraya tüketmek zorunda?

        Her iki taraf da

        haklı ama...

        Böyle bir tartışmadan, tüketici lehine bir sonuç çıkıp çıkmayacağını zaman gösterse de üreticiyi temsil ettiğini, dolayısıyla fiyatların düşmesini istemediklerini söyleyen Tariş yöneticileri de haklı, fiyat yüksekliğinden dolayı Türk halkının zeytinyağı tüketemediğinden hareketle öneri geliştiren EZZİB yöneticileri de...

        Daha önce Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin, zeytinyağının yok yıllarında, ihraç kaydıyla zeytinyağı ithalatı önerisi yüzünden karşı karşıya gelen ve bir türlü anlaşamayan iki kurum, bu konuda da anlaşacak gibi görünmüyor.

        Konuya Türk halkının, komşumuz Yunanistan insanının 20’de biri kadar bile zeytinyağı tüketmediği, geçim zorluğu yüzünden daha ucuz olan diğer yağlara yönelmek zorunda kaldığı, ülkemizde önemli miktarda zeytinyağı stoğu varken, dışarıya milyar dolarlar seviyesinde yağ parası edemek durumunda kaldığımız gibi gerçeklerden hareket edecek olursak, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin, “ucuz zeytinyağı” önerisi hem dikkate değer, hem de geliştirilebilir.

        Tariş’le polemiğe

        gerek kalmaz

        Örneğin EZZİB üyelerinin ürünlerini tek elde topladıktan sonra iç piyasaya verebilirler.

        Böylelikle, zincir marketleri “raf parası” alınmaması konusunda daha güçlü olarak zorlayabilirler.

        Daha da olmadı, bir şirket oluşturarak büyük şehirlerde zeytin ve zeytinyağı marketleri açabilirler, söyledikleri gibi halkımıza litresi 7.5-8 liradan saflığı belgelenmiş sızma zeytinyağı yedirebilirler.

        Dağıtım şirketleri aracılığıyla bakkallara, raf parası olmayan zincir marketler aracılığıyla halka ulaştırabilirler.

        7.5-8 liraya, saflığı belgeli zeytinyağı dururken 15-16 liraya kim alır?

        Hem böylece zeytinyağı fiyatları konusunda, Tariş’le polemiğe girmeye de gerek kalmaz.

        Ama sahipsiz Türk tüketicisinin kaderidir; sebzeyi meyveyi tarla, süt, zeytinyağı gibi temel gıda maddelerini üretici fiyatının 3-4 katına tüketmek.

        Öyle bir düzen ki ne çoluk çocuk ter döken üretiye kazandırırlar ne de dar gelirli teketiciye gönül rahatlığı ile aldırırlar.

        İşin daha da garibi, bu tezgahı bazmaya kimsenin gücü yetmez.

        Diğer Yazılar