• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Elif  Şafak

Elif Şafak

[javascript protected email address]

Bugün 14 Şubat, gelin Gamze'ye bir hediye verelim: Bir tüp kan olsun

14 Şubat 2012 Salı, 11:11:38

Emrah ve Gamze, aşkın her bir katresinin cevher değerinde olduğunu bilenlerden. Onlar genç yaşta bilgeleşenlerden. İnsanda âlemi, âlemde sevgiyi görenlerden. Emrah ve Gamze özel bir çift. Ve ağır bir sınavdan geçmekteler... Bugün 14 Şubat. Gelin Gamze'ye bir hediye verelim. Hediyemiz bir tüp kan olsun. Ufacık ve ne kadar yaşamsal...

AŞK... Bu topraklarda üzerine en çok titrenilen, yüzyıllardır destanlara, şarkılara, türkülere ilham olan; hepimize yaşama gücü veren ama ne yazık ki, bir o kadar kıymetini bilmediğimiz, ya yasak ya ziyan ettiğimiz aşk...
Bu ay Filli Boya ile beraber ilginç ve renkli bir sosyal sorumluluk kampanyası yürüttük. Paylaşmanın heyecanı, içimizden hayat hikâyelerine kulak vermenin güzelliğiyle. Tüm geliri ihtiyacı olan ilköğretim çağındaki çocuklara yardım etmeye odaklanan TEGV'e bağışlanmak üzere. Sizlerden, ya geçmişte ya da bugün başınızdan geçen ve belki kimseciklere açamadığınız aşk hikâyelerini bizlere yollamanız istendi. Bunlardan bir tanesini seçip Habertürk'te kendi üslubumla yazmaya söz verdim. Kısa sürede yurdun dört bir yanından mektuplar, e-mail'ler yağdı. Üstelik genç yaşlı, kadın erkek, başka başka gelir kesimlerinden...
Ben bu mektupları merakla okudum. İçlerinde öyleleri vardı ki, okurken durup derin bir soluk alma gereği duydum. Birbirinden çok farklı kökenlerden gelen insanların tüm önyargılara rağmen nasıl da aşklarını yaşatmak için çırpındıklarını gördüm. Ve bir kez daha anladım ki "aşk" demek, "mücadele etmek" demek bizim memleketimizde.
Topluma, mahalleliye, kökleşmiş önyargılara, hatta bazen tüm dünyaya rağmen verilen iki kişilik bir mücadele. Nice zaman kaybediliyor, kimi zaman galip çıkıyor âşıklar. Ama her nesilde illa ki tekrar ve tekrar, sevenler zorluklarla karşılaşıyor. Belki kader, belki hayat onları sınıyor.
Ve aşkın zorlukları söz konusu olunca öyle bir mektup var ki, öyle bir hayat hikâyesi, onu duymamak, duyup da etkilenmemek ne mümkün. Gamze'nin, gencecik, güler yüzlü, güzel gönüllü bir annenin hikâyesidir gelen tüm hikâyeler arasında beni en çok sarsan, düşündüren. Katmerli bir aşk bu. Genç ve metin, içten ve sevecen bir kocanın, eşi Gamze'ye duyduğu som muhabbet, saygı ve sevgi. Beri yanda lösemi hastası Gamze'nin hem eşine hem küçük oğluna duyduğu derin bağlılık.


Emrah ve Gamze, aşkın her bir katresinin cevher değerinde olduğunu bilenlerden. Onlar genç yaşta bilgeleşenlerden. İnsanda âlemi, âlemde sevgiyi görenlerden. Emrah ve Gamze özel bir çift. Ve ağır bir sınavdan geçmekteler....
"Bu yazı gözü yaşlı ama umudunu kaybetmemiş güçlü bir babanın yazısı, sevdiğimin sayfasına yazdığım ilk yazı" diyor Emrah, Gamze'nin bloguna eklediği satırlarda. Sosyal medya şu anda bu blogu takip ediyor harıl harıl. Avucundan öpüyor karısını Emrah. Avucuna bir mühür gibi konduruyor aşklarının, bağlılıklarının yeminini. Ayrıyken bile kalpleri bir atıyor.
İki savaşçı onlar. Emrah ve Gamze. Ve kansere karşı verdikleri bu savaşı kaybetmemeleri sadece kendileri için, kendi özel hayatları için değil, hepimiz için önemli, manidar. Hırçınlıklar arasında onlar güzellik ve umut. Nefretler arasında onlar safi muhabbet. Kıymet bilmezlikler arasında onlar tepeden tırnağa kadirşinas. Hayatın değerinin, sağlığımızın değerinin ve her ikisinin de her an elimizden alınabileceğinin farkındalar.
Bugün 14 Şubat. Gelin Gamze'ye bir hediye verelim. Hediyemiz bir tüp kan olsun. Ufacık ve ne kadar yaşamsal...
Öyle bir armağan ki bize de yansıyacak ışıltısı. Cimrilik yüreklerimizi soldururken, ruhlarımızı çirkinleştirirken, kendiliğinden gelen cömertlik bize de dönecek muhakkak. Bu kadar insanız, ne kadar çoğuz aslında, saymakla bitmez. Halbuki o kadar az ki Türkiye'deki donör sayısı. Bilinmiyor, çünkü bu konular konuşulmuyor, ateş düştüğü yeri yakana kadar.
Ne yazık ki sadece iki ilik bankası var bu ülkede: İstanbul Çapa ve Ankara İbni Sina. Buralara gidin dostlar. Hiçbir ücret ödemeden bir tüp kan vererek donör olabilirsiniz. Keza başka şehirlerdeki tıp fakültelerine de başvurabilir, nasıl katkıda bulunacağınızı anlayabilirsiniz. Gamze'nin doku tipini öğrenmek için bloguna bakın lütfen.

İnsan, Adem oğlu Havva kızı insan, seçenekleri olan varlık. Duyduk ya bu hikâyeyi, duymazdan gelemeyiz artık. Gördük ya acı ve endişe içinde ama gene de metin duran bu çifti, görmemiş gibi yapamayız. Kulaklarımız tıkanır yoksa. Kalp gözümüz kapanır. Kuru bir nehir yatağı gibi çoraklaşır insanlığımız.
Bir seçim var önümüzde. Ya sadece kendimizi, kendi saadetimizi düşünüp kabuğumuza gömüleceğiz, ama bunun da bir garantisi yok; hastalık kuşu her an hepimizin başına konabilir zira. Yahut da Emrah ile Gamze'nin çağrılarına kulak verip, oğlu için hayatta kalma savaşı veren bir annenin mücadelesine destek çıkıp velhasıl aşka âşık olup harekete geçeceğiz.
Gelin, bu 14 Şubat'ta biz, sevdiğimize, sevdiğimiz bu insanlara çikolata değil, kalpli şekerleme ya da ayıcık değil, bir tüp kan verelim...

Diğer Yazıları

İngiltere'yi ayağa kaldıran namus cinayeti

  • Yayın Tarihi: 24/05/12 09:32
  • [javascript protected email address]
MAHKEME salonunda bir genç kadın. 23 yaşında. Kız kardeşinin başına gelenleri anlatıyor tuhaf bir sükûnetle. Kalın bir perdenin arkasından konuşuyor. Anne ve babasıyla göz göze gelmemek için. Yüzünü göremiyor sanıklar, sadece sesini işitebiliyorlar.Onun...
Devamını Oku

Hayatın görünmez güveleri

  • Yayın Tarihi: 20/05/12 11:43
  • [javascript protected email address]
Mark Twain'in düşündürücü bir lafı var. "İsteklerinizi, hayallerinizi küçümseyen kişilerden mümkün mertebe uzak durun!" "Ruhu küçük insanlar başkalarını da daraltmak, azaltmak ister" diye devam eder söze dünyaca ünlü romancı. Küçümserler her şeyi ve her...
Devamını Oku

Mizah ve muhalefet

  • Yayın Tarihi: 17/05/12 10:08
  • [javascript protected email address]
1970 sonlarının çalkantılı suları, terörün gölgesinde geçen çocukluk, derken 12 Eylül askeri darbesi, tutuklamalar, insan hakları ihlalleri, sürgünler ve takip eden sessiz, susturulmuş seneler. Muhalefet olmayınca tek kanatla uçmaya çalışan bir kuş gibi...
Devamını Oku

Gıpta

  • Yayın Tarihi: 13/05/12 11:18
  • [javascript protected email address]
Hayli varlıklı ve kudretli bir adam, bir bilgenin kapısını çalar günün birinde. "Namını işittim. Hakikaten keramet sahibi misin merak ediyorum" der. "Bilmediğim iki şey öğret bana. İkisini de aynı günde, aynı anda göster. Sana ayıracak fazla zamanım...
Devamını Oku

Gıpta

  • Yayın Tarihi: 13/05/12 13:09
  • [javascript protected email address]
Hayli varlıklı ve kudretli bir adam, bir bilgenin kapısını çalar günün birinde. "Namını işittim. Hakikaten keramet sahibimisinmerak ediyorum" der. "Bilmediğimiki şey öğret bana. İkisini de aynı günde, aynı anda göster. Sana ayıracak fazla zamanımyok, bir...
Devamını Oku
Tüm Yazıları