Fatih Altaylı

Fatih Altaylı

[javascript protected email address]

Pornosu yasak tecavüzü serbest

02 Kasım 2011 Çarşamba, 06:07:14Güncelleme: 16:46:49

BİLİNEN en aşağılık, en rezil, en pis, en iğrenç suç ne?
Çocuk pornosu değil mi?
Dünya çapında bu pislikle mücadele ediliyor.
Çok da haklı bir mücadele.
Cezası ne olursa olsun az olan bir rezalet.
İdam cezasının bile vicdanları rahatlatmadığı bir iğrençlik.
Türkiye de bu suçla kıyasıya mücadele eden ülkeler arasında.
Öyle ki, çocuk pornosunu izlemek bile ağır suç sayılıyor.
Çok da doğru öyle olması.
Peki kime çocuk denir?
1995 yılında imzaladığımız, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde 18 yaşına kadar her insanın çocuk sayılacağı yazar.
Peki bizim mahkemelerimizin ve Yargıtay'ımızın utanç verici kararının konusu olan N.Ç. olay olduğu tarihte kaç yaşındaydı?
13.
Yani tartışmasız biçimde çocuk.
Çocuk pornosunu cezalandıran bizim adalet sistemimiz, çocuğa tecavüzü, bir kulp bularak "normalleştiriyor".
Böyle bir şey olabilir mi?
Böyle bir şey kabul edilebilir mi?
Böyle hukuk olur mu?
Böyle adalet olur mu?
"Türk milleti adına karar verenler", Türk milletinin vicdanını sızlatan böyle bir karar nasıl alabilirler.
Adalet, toplumun vicdanını rahatlatmak için vardır.
Toplumun vicdanını kanatan adalete adalet denemez.
Böyle bir adalet anlayışına sahip kişilere de "yargıç" denemez.
Bu utanç kararını bozmak için Adalet Bakanı Sadullah Ergin, elindeki tüm yetkileri kullanmak zorundadır.



Suriye'nin uçkuru çözülmüş bir kere

ARAP Baharı denilen şeyin ne olduğu giderek daha iyi anlaşılıyor sanki.
Ya da ben mi yanlış anlıyorum acaba!
Bilemedim doğrusu.
Ama sanki çok yakın tarih tekerrür ediyor.
Amerika'nın Irak'ı işgali öncesi Batı medyasını yönlendiren kaynakların yazdıklarını dün gibi hatırlıyoruz.
"Saddam'ın elinde korkunç kitle imha silahları vardı."
"Saddam, Cehennem Topu diye müthiş bir silah yapmıştı ve menzili ABD'ye kadar uzanıyordu. Bununla nükleer başlıkla top mermileri atacaktı."
"Yeraltı depolarında kimyasal silahlar saklıyordu."
"Bölge ülkelerine kimyasal silahla saldıracaktı."
"Bu güçle Saddam bölge ve dünya barışı için tehditti."
Bunları aylarca, yıllarca dinledikten sonra inandık.
Herkes inanınca ABD ve müttefikleri birlikte Irak'a girdiler.
O gün bugündür Irak'ta 1 milyon Iraklının öldüğü söyleniyor. Sayı kesin değil ama Saddam 40 yıl daha iktidarda kalsa bu kadar adam öldürmezdi, orası kesin.
Irak'a giren müttefikler aradan 2 yıl geçtikten sonra "tek bir kitle imha silahı dahi bulamadıklarını" açıkladılar ama ne gam.
Saddam meselesi hallolduğuna göre ve Irak bir daha kolay kolay kendine gelemeyeceğine göre şimdi yeni bir şeyler yapmak lazım.
Onun da işaret fişekleri bir süredir atılıyordu. Şimdi yavaş yavaş havai fişek gösterisi başlıyor diye düşünüyorum.
Son birkaç günde Batılı ajanslar tarafından medyaya sızdırılan haberlere bir baksanıza. Önceki gün ABD kaynaklı bir haber geldi ajanslardan:
"İran'ın dini lideri Hamaney, Suriye Lideri Esad'a bir mektup yazarak, küstah ve kabadayı olarak nitelediği Türkiye'ye karşılık verilmesi gerektiğini söylüyordu."
Bu iddianın sahibi kimdi peki?
Rıza Halili.
Yani bir dönem CIA ajanı olarak İran Devrim Muhafızları'nın arasına sızan kişi.
CIA'nın adamı, İran ve Suriye'nin Türkiye'ye ders vermek üzere konuştuğunu yazıyor.
Dün de yine bir başka haber:
"Uydular, Suriye'de nükleer silah üretimi için tasarlanmış yeni bir tesis ortaya çıkarmış."
Defalarca gittiğim Suriye, değil nükleer silah, tabanca yapabilir mi emin değilim.
Fakat şurası belli ki, Suriye'ye göz dikilmiş bir kere.
Suriye'nin uçkuru çözülmüş. Gerisi malum.
Not: Ne Beşar Esad'ı savunuyorum, ne de baskıcı rejimini. Ama bir ülkeye girmek için tezgâh kuranların, yarın o tezgâhları kimler için kuracağı, hangi bahaneleri uyduracağı belli olmaz. Sadece uyarıyorum.



Adres ver Ali Bey

SON dönemin Türk büyükleri arasında yer alan müteahhit Ali Ağaoğlu bir itirafta bulunmuş.
"Ben de İstanbul'da çürük binalar yaptım. Ben de deniz kumu kullandım. Herkes yaptı. Yaptığım binaların çoğu Van depreminde yerle bir olanlardan daha kötü durumda."
Önemli bir açıklama.
Ama eksik.
Ali Ağaoğlu "çürük" yaptığı binaların hangileri olduğunu da açıklamalı.
O binalarda da binlerce kişi oturuyor.
Bilsinler ki, sağlam binalara taşınsınlar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Her kurumun aynı hızla kirlendiğini ama birinciliği Adalet'e verdiklerini unutmadığımız zaman.

Diğer Yazıları

Kovun şu adamı!

  • Yayın Tarihi: 18/09/14 01:42
  • [javascript protected email address]
ŞU sıralar Türkiye dışında olmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyorum. Niyeyse "ruhuma'' iyi geliyor. Yazı yazmaya oturduğum anlar hariç, daha keyifli oluyorum. Yine öyle bir haldeydim. Grand Palais'de bir sergi gezdikten sonra şahane bir Paris eylülünün...
Devamını Oku

Ahmet Davutoğlu davul çalabiliyor mu!

  • Yayın Tarihi: 17/09/14 01:16
  • [javascript protected email address]
DÜNKÜ köşede Ahmet Davutoğlu'yla ilgili bir yazım yer aldı. Davutoğlu, üslubunun yumuşak olduğunu, ayrımcılık yapmadığını ve muhalefetin de kendisine aynı şekilde mukabele etmesini istediğini söylemişti ve ben de bunun Türkiye için yeni bir şans...
Devamını Oku

Muhalefete geçince mi ayıp!

  • Yayın Tarihi: 16/09/14 01:28
  • [javascript protected email address]
GAZETECİ arkadaşım Avni Özgürel, "Gazetecilik hobi, asıl hedef siyaset" demiş. Lafın nedeni Enis Berberoğlu'nun Cumhuriyet Halk Partisi saflarına katılması ve partide genel başkan yardımcılığı görevine getirilmesi. Yani demeye getirmiş ki,...
Devamını Oku

En zoru kötülüğün tamiri

  • Yayın Tarihi: 14/09/14 04:39
  • [javascript protected email address]
DÜNKÜ yazımda "Çıkan çivileri yerine koymak yine laikler denilen Batılı düşünce yanlılarına kalacak"dedim ya, geleceğin Türkiye'sinde "tamirat" yapacakları bekleyen en zor iş ne biliyor musunuz? Yok yok ilk aklınıza gelenlerde yanılıyorsunuz. İçerde...
Devamını Oku

Halt etmişsin The Economist

  • Yayın Tarihi: 13/09/14 07:29
  • [javascript protected email address]
THE Economist Dergisi, Türkiye ile ilgili "yanlış" yorumlar yapmaya devam edecek gibi görünüyor. Son olarak yaptığı yorum haberde, "Türkiye'de laikler köşeye sıkıştı" demiş The Economist. Kelimenin tam anlamıyla "halt etmiş". Türkiye'de laiklerin köşeye...
Devamını Oku
Tüm Yazıları