• Yazı Boyutu:
  • A+
  • A-
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 14:00'den itibaren güncellenmektedir.
Fatih Altaylı

Fatih Altaylı

[javascript protected email address]

Uludere: 70 yıl sonra

08 Şubat 2012 Çarşamba, 05:55:45

Yıl 2082.
Bugünün üzerinden 70, 2023’ün üzerinden 59 yıl geçmiş.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, Diyarbakır’da bir konuşma yapıyor.
Diyor ki: “Sevgili vatandaşlarım. Bundan 70 yıl önce bu bölgede çok acı bir olay yaşandı. Kendi ülkemizin hava kuvvetleri, hatalı bir karar sonucu burada yaşayan 34 vatandaşımızı havadan bombalayarak öldürdü. Öyle oldu, böyle oldu. Nasıl olduysa artık. Kazayla mı oldu, kararı kim verdi, hiçbir zaman ortaya çıkmadı. Ben şimdi o gün yaşanan acılar için, buradan halkımdan, o acıyı yaşayanlardan özür diliyorum.”
Olur mu böyle bir şey?
Bilmiyorum.
İnşallah olmaz. İnşallah 70 sene sonraya kalmaz.
Uludere’de yaşananın öyle veya böyle çok acı bir olay olduğu ortada.
Ölenlerin terörist olmadığı net.
Terörle alakası olmayan insanlarımızı bombaladığımız açık.
Bununla ilgili soruşturma sürüyor ama soruşturmanın “Ölenler terörist miydi?” diye yapılmadığı belli.
Soruşturma, bombalama kararının alınmasına neden olan bilginin nereden geldiğine ve bu kararı kimin verdiğine yönelik.
Yani soruşturma ölenlerle ilgili değil.
Bombalamanın vahim bir hata olduğu açık. Aranan, hatayı yapan veya yaptıran.
Demek ki, soruşturmanın sonucundan bağımsız olarak devlet bu acıyı yaşayanlardan özür dilemek zorunda.
Sorumluları bulup gerekiyorsa hesap sormak ikinci mevzu.
Bu özür neden dilenmiyor merak ediyorum.
Türkiye’de özürler niye 70 yıl sonra dilenmek zorunda anlamıyorum.

***

Öyle olmaz böyle olur

ŞİMDİ kalkıp burada bir öneride bulunsam, Türkiye'deki "sözde aydınlar" kıyamet koparırlar.
Ne faşistliğim kalır, ne ilkelliğim, ne ırkçılığım.
Ama ben yine de bu öneride bulunacağım.
Turnusol vazifesi görsün diye.
İsviçre ne yaptı? "Soykırımı inkâr etmek suçtur" dedi.
Fransa ne yaptı? "Soykırım yoktur demek suçtur" dedi. Buna karşılık biz ne yapabiliriz?
Acilen bir yasa çıkarıp "Türkler, Ermenilere soykırım yaptı demek suçtur" diyebiliriz. Diyebilir miyiz? Diyebiliriz.
Fransızlar ve İsviçreliler tersini yapabildiğine göre biz de düzünü yapabiliriz.
Peki Türkiye böyle bir karar
almaya kalkarsa ne olur?
Başta bizdeki "Hepimiz Ermeniyizciler" ayağa kalkar ve "Böyle bir yasa olur mu kardeşim?" diye kıyamet koparırlar.
"Böyle bir yasa olmazsa, öyle bir yasa nasıl olur?" diye sormak da bize düşer.

***

Bu Zürih savcılarının dünyadan haberi yok

DIŞİŞLERİ Bakanımız Ahmet Davutoğlu dün yine bana yanıt verdi. "İsviçre'de böyle bir yasa yok" diye.
Peki Ahmet Bey, haklısınız.
İsviçre'de böyle bir yasa yok.
Ama ne yazık ki, İsviçreli savcıların ülkelerinde böyle bir yasa olmadığından haberi yok.
Lütfen emir buyursanız da, Bern'deki büyükelçimiz bu savcılara gidip "Beyler siz olmayan bir yasaya göre işlem yapıyorsunuz. Doğu Perinçek'i olmayan bir yasaya dayanarak yargılıyorsunuz. Bakanımız Egemen Bağış hakkında olmayan bir yasaya dayanarak soruşturma açıyorsunuz. Siz ne biçim savcısınız?" dese. Böylelikle kendi ülkelerindeki yasalardan haberi olmayan İsviçreli savcılar da biraz hizaya gelse.
Ya da daha iyi bir önerim de olabilir.
HSYK, Zürih Savcısı'nı görevden alsın.
Hatta bir de hakkında soruşturma açsın.

***

Serdar'ın ilanı

SERDAR Turgut dün köşesinde bir ölüm ilanı yayınladı.
Hürriyet Gazetesi'nin ölüm ilanını.
Serdar'a göre, Hürriyet Gazetesi geçen pazar günü attığı manşet ve ilavesinde yer alan 4 Yüz köşesinde ele alınan konuyla ölümünü açıklamıştı.
Habertürk yazarları istediklerini yazmakta özgür.
Satırına karışmam... Hukuk ve terbiye kurallarını aşmadıkça.
Burada hepimiz özgürüz. Ama karşıt düşüncemi açıklamak da benim özgürlüğüm.
Kimse yanlış anlamasın.
Her şeyden önce herkesin gazeteleri öldürmek için elbirliğiyle uğraştığı bir yerde, biz gazeteciler gazeteleri öldürmek değil, yaşatmak için uğraşmalıyız.
Hürriyet'in manşeti iyi miydi, kötü müydü değerlendirmek bana düşmez, ama diyelim ki o manşeti beğenmedik, 70 yıllık gazeteler hatalı bir manşet attı diye ölmez.
Her gazete zaman zaman yanlış kararlar verebilir. Üstelik de Enis, Serdar ve ben, Hürriyet'te neredeyse sürekli birlikte olan üç dosttuk.
Bu dostluğun hatırı, kimseye zarar vermeyen, toplumsal bir sorun yaratmayan bir manşetten derindir.
Serdar'ın belki de haklı olabilecek eleştirisinde dozu kaçırdığını düşünüyorum.

***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ

Senaryoyu okumadan rolü kabul eden artistlerin asla iyi oyuncu olamayacağını anladığımız zaman.

Diğer Yazıları

Bu neyin tahriki

  • Yayın Tarihi: 26/05/12 06:57
  • [javascript protected email address]
YILLARDIR söylerim, "Yasalar değil o yasaların nasıl uygulandığı önemlidir" diye. Anayasa başta olmak üzere bütün yasalarla ilgili düşüncem budur. Anayasa yazmakla demokrat olunmaz mesela. Amerikan Anayasası özgürlükçü değil midir? McCarthy dönemi de...
Devamını Oku

Bir bölünme hikâyesi

  • Yayın Tarihi: 25/05/12 06:46
  • [javascript protected email address]
OLDUKÇA geniş topraklara sahip olan bir ülkede uzun süren bir iç savaş yaşandı.Yer yer düşük, yer yer yüksek yoğunluklu bir çatışma ortamı.Ülkenin on binlerce vatandaşı öldü, sakat kaldı. Milyarlarca doları bu savaşta heba oldu.Ülkenin gelişmesinin...
Devamını Oku

Aziz Yıldırım'ın stratejik dehası

  • Yayın Tarihi: 24/05/12 11:44
  • [javascript protected email address]
DAYANAMADIM. Ben de yazacağım. Hatta yazıyorum.Alın okuyun.Ciddi bir mesele var ortada.Fenerbahçe'yi cemaat mi yaktı; cemaat Fenerbahçe'yi ele geçirmek istedi ama Aziz Yıldırım'dan ötürü geçiremeyince Fenerbahçe'yi bitirme operasyonu mu başlattı?Peşin...
Devamını Oku

Vay be! Kamu çalışanları grevde

  • Yayın Tarihi: 23/05/12 06:16
  • [javascript protected email address]
ZOR iştir sistemin tamamına hâkim olmak ve topu atacak kimsenin kalmamış olması.AK Parti iktidar olmadan ve olduktan sonra yakın zamana kadar "sistemle kavga ederek" ilerledi.Doğruydu.Sistem dışı bir siyasi hareketti ve sistem, onun istediği...
Devamını Oku

Cumhurbaşkanı ne diyor, müsteşar ne?

  • Yayın Tarihi: 22/05/12 12:09
  • [javascript protected email address]
GEÇEN hafta, yani birkaç günlüğüne araziye uymadan önce Türkiye'nin ABD'den "Silahlı Predatorlar talep ettiğini" yazdım ve bununla ilgili sürmekte olan pazarlıkları ve bu pazarlıktaki İran yaklaşımını anlattım.Yüzde bin doğru bir haber olduğu için...
Devamını Oku
Tüm Yazıları