Fatih Altaylı

Fatih Altaylı

[javascript protected email address]

Parmağını kıpırdatmadan Cumhurbaşkanı

10 Haziran 2012 Pazar, 14:18:38Güncelleme: 14:18:38

BUNDAN birkaç ay önce geleneksel Konsensus anketimizde "Cumhurbaşkanı kim olsun?" sorusuna halkın önemli bir bölümü "Abdullah Gül" yanıtını vermişti.
Daha ortalıkta Cumhurbaşkanlığı tartışmaları yoktu ve mevcut Cumhurbaşkanı Abdullah Gül önemli bir kesimin Cumhurbaşkanı adayı olarak akla gelmişti.
Yıllar önce yapmış olduğumuz bir başka araştırmada halkın yüzde 50'yi aşan bir bölümünün ülkenin gidişatındaki pozitif veya negatif gelişmelerde cumhurbaşkanlarını sorumlu tuttuğunu gördüğümüzde çok şaşırmıştık.
Ancak aynı anket içerisinde dikkat çeken bir unsur, sıradan sayılabilecek az eğitimli vatandaşların ülkede en yetkili olarak cumhurbaşkanını gördüğünü, parlamenter sistemin nasıl işlediği hakkında en ufak bir bilgisinin olmadığını ve yürütmenin sorumluluğunun cumhurbaşkanında olduğunu zannettiğini gösteriyordu.
Yani halka göre ülkeyi idare eden cumhurbaşkanıydı.
Bu dediğim anket 90'lı yılların başına ait bir anketti.
Birkaç ay öncesinde Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını isteyenlerin önemli bir oran teşkil etmesinde de halkın gözündeki bu imajın, yani "Ülkeyi Cumhurbaşkanı idare eder" algısının önemli olduğunu düşünmüştüm.
Fakat birkaç ay içerisinde önemli bir değişiklik meydana geldiğini bu ayki anketimiz ortaya koyuyor.
Belli ki bir süredir devam eden Cumhurbaşkanlığı tartışmaları, Türkiye'de sistemin işleyişi konusunda halkın da bilinçlenmesine yol açtı.
Ve Türkiye'nin son yıllardaki başarılı performansının sorumlusu olarak Cumhurbaşkanı değil, Tayyip Erdoğan öne çıktı.
Burada hiç kuşkusuz en önemli pay, etkin olmadığı söylenen medyada.
Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı için gereken yüzde 50 çoğunluğa daha kampanyaya başlamadan, Cumhurbaşkanı seçilmek için henüz daha parmağını oynatmadan yaklaşmış, hatta yakalamış olması medyanın bu konuda ne denli bilinçlendirici etkisinin olduğunun, etkisiz denilen medyanın aslında gücünü koruduğunun çok önemli bir göstergesi.
Başka türlü, bir önceki anketimizde önde olan Abdullah Gül'ün birkaç ay içerisinde Tayyip Erdoğan'ın yarı puanında kalması, Tayyip Erdoğan'ın ise neredeyse ilk turda Cumhurbaşkanı seçilebilecek bir oy oranına ulaşması mümkün olmazdı.
Eğer Tayyip Erdoğan Başbakanlık'tan Cumhurbaşkanlığı'na ilerleme düşüncesindeyse bunu çok rahatlıkla başarabileceğini anket sonucu ortaya koyuyor.
Erdoğan'a daha bu konuda ağzından tek kelime çıkmadan Cumhurbaşkanlığı'nın yolunu açan ise beğenmediği ve

Paranoid şizofreni

TÜRKİYE'de sayıları hiç de azımsanamayacak ve pek büyük bir bölümü gazete köşelerini işgal etmiş komplo teorisyenleri var.
Bunlar zaman içerisinde o denli etkili oldular ki hepimizin ruh sağlığını bozarak bizleri de kendilerine benzettiler.
Özellikle de yargı ve emniyette bu ruh halini egemen kıldılar.
İş öyle bir hale geldi ki her şeyin altında bir şey, bırakın öküzü, buzağının altında buzağı arar hale geldik.
Ama bazen ortaya çıkan gerçekler, komplo teorisyenlerinin bu ülkeye, ülkenin sistemine çok ciddi zararlar verdiğini, paranoyayı toplumsal bir şizofreniye çevirdiğini ortaya koydu.
İşte Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne yol açan kazanın arkasında bulunan gerçek.
Egzoz gazının havalandırma sistemine karışması sonucu helikopterin içindekilerin bayılmasından kaynaklanan bir kaza.
Son derece basit, son derece sıradan, son derece Türk işi.
Ama biz bu kazadan sonra en basiti değil, en komplike komplo teorilerini düşündüğümüz için uzun süre gerçeğe yabancı kaldık.
Yabancı servislerden Türk Silahlı Kuvvetleri'ne, Ergenekon'dan Balyoz'a herkesi bu ölümlerden sorumlu tuttuk.
Kim bilir belki biraz daha zaman geçse bundan dolayı da birkaç kişiyi hapse atmamız, 3-5 sene tutuklu tutmamız mümkün olabilecekti.
NTV televizyonunun programcılarını helikopteri düşürmekten sorumlu tutmalarına zaten ramak kalmıştı.
Ama işin aslı neymiş öğrendik.
Şimdi o komplo teorisyenleri, hepimizin ruhlarını paranoid şizofrenlere çeviren ve orada hayatını kaybedenlerin ailelerinin acılarını misli misli artıranlar bugün acaba ne düşünüyor?
Yaptıklarının ayıp olduğunu mu, yoksa ruh sağlıklarının yerinde olduğunu mu?
Doğrusu merak ediyorum.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ
Sağlıksız ruhların değil akıllı insanların peşine takıldığımız zaman.

Diğer Yazıları

"2014'te üç kez sandığa gidebiliriz"

  • Yayın Tarihi: 19/05/13 06:26
  • [javascript protected email address]
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın programı yoğun olunca, yolculuğu da aynı uçakla yapmayınca, genel yayın yönetmenleriyle yaptığı klasik sohbeti son güne, cuma namazı ile SETA'da yapacağı konuşma arasına sıkıştırmak zorunda kaldık. Washington'daki...
Devamını Oku

Suriye konusunda tam mutabakat

  • Yayın Tarihi: 17/05/13 04:57
  • [javascript protected email address]
BAŞBAKAN Erdoğan'ın Başkan Obama ile yapacağı görüşme öncesi üç ana başlığı önemsediğimi yazdım. 1-Suriye... 2-Serbest Ticaret Anlaşması... 3-Kuzey Irak... Suriye meselesinde Putin ve Cameron'un vardığı yarı anlaşmaya Obama'nın da iştirak etmesi,...
Devamını Oku

En önemli Obama görüşmesi

  • Yayın Tarihi: 16/05/13 06:29
  • [javascript protected email address]
WASHINGTON'dayız.Başbakan Erdoğan'ın Obama ile yapacağı "kritik'' görüşmeyi izleyeceğiz.Bence bu görüşme, iki lider arasında son yılların en kritik buluşması olacak.Çantalar hayli dolu.Başta Suriye meselesi var.Suriye'de Rusya etkili olur ve İngiltere...
Devamını Oku

Bedevi ve hindisi

  • Yayın Tarihi: 15/05/13 05:29
  • [javascript protected email address]
GEÇEN yılın haziran ayında Suriye, F-4 uçağımızı düşürüp 2 pilotumuzu şehit edince aşağıdaki yazıyı yazmıştım.Aradan geçen bir yıla yakın sürede önce Akçakale'de bombalı saldırı oldu. Sonra da Reyhanlı ilçemizi kana bulayan ve 51 vatandaşımızın...
Devamını Oku

Suriye devletinin terör potansiyelini unutmamak gerekir

  • Yayın Tarihi: 14/05/13 05:54
  • [javascript protected email address]
YAZACAKLARIM yayın yasağı kapsamına giriyor mu bilemem.Bence girmez ama "yasak" dediğin şey keyfe kalmıştır.Öyle bir yorumlarsın ki, salataya "reyhan" koyanı "Reyhanlı salata yedin" diye içeri atarsın.O yüzden dünden beri salatalara reyhan...
Devamını Oku
Tüm Yazıları