Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Kamu destekli milli havayollarının devreden çıkmasıyla kıyamet kopmuyormuş. Hava trafiği aksamıyormuş. Bu durumu gözlerimizin önünde yaşanan bir olaydan hareketle sizler de rahatça tespit edebilirsiniz. Evet, yaklaşık 1.5 yıl önce tüm uçuşları durdurulan Kıbrıs Türk Hava Yolları'ndan (KTHY) bahsediyorum. Geçen hafta sonu Lefkoşa'da KTHY binasının önünde aracımı bir müddet durdurup şirketin başından geçenleri düşündüm. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) hâlihazırdaki havacılık durumuna baktım. Ortada ters bir durum görmedim. Aksine rekabet artarak devam ediyor, bilet fiyatları ucuzluyor, şirket korumacılığı, kayırmacılığı kalktığı için de otoriteler, tüm havayollarına daha rahat yaptırım uygulayabiliyor.

        Neticede yavru vatanın milli havayolu KTHY iyi yönetilemediği için iflas etmiş, ülke kamburdan kurtulmuş, ancak adaya gelen yolcu sayısında, hava ulaşımında aksama olmamış. Daha enteresanı KTHY'nin en iyi olduğu, başarılı operasyonlar yaptığı dönemin genel müdürü, şimdilerde CyXp'nin direktörü Zeki Ziya sayesinde KKTC'nin yeni bir milli havayolu olarak Pegasus devreye girmiş. Şu an adaya havayolu trafiğinin yüzde 47'sini Pegasus Hava Yolları gerçekleştiriyor.

        Hafta sonu KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye'nin KKTC Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ve bazı bakanların katılımıyla Pegasus'un KKTC temsilciliğini yapan CyXp'nin yeni binasının açılışı yapıldı. Daha önce Demokrat Parti'nin merkezi olan binanın yeni misafirine gösterilen yüksek ilginin nedenini sanırım daha fazla anlatmaya gerek yok. Zira yavru vatanın zirvesi bir açılışa bu kadar önem arz ediyorsa, demek ki hem CyXp hem de Pegasus KKTC için oldukça keyfiyet gösteren bir konuma ulaşmış. Daha açık ifadesiyle başarılı operasyonlarıyla Pegasus, KKTC'nin adı konmamış milli havayolu konumuna yükselmiş. Açılış töreninde Pegasus Hava Yolları Genel Müdürü Sertaç Haybat ve yardımcısı Güliz Öztürk ile görüştüğümde adadaki performansları sebebiyle oldukça mutluydular. Haybat'ın KKTC medyası için yaptığı sunum da şirketin nereden nereye geldiğini gösteriyordu.

        Pegasus'un Türkiye üzerinden Avrupa'nın birçok noktasına bağlantılı uçuşlar sağlaması, Sabiha Gökçen Havalimanı'nda herhangi bir kapasite veya slot sorununa takılmadan seferler yapmasının da bu başarıda ciddi rolü var. Öyle ki THY bile KKTC'de Pegasus'un çok altında yolcu potansiyeline sahip. Çünkü Pegasus, KKTC operasyonlarına başlamadan önce Türkiye'de 5 noktaya uçulurken, şu an nokta sayısı 7'ye çıkmış. Yılbaşına da ortalama yüzde 20 yolcu artışı sağlanmış. 2011'de Ercan Havalimanı'nın ağırladığı yolcu sayısı da 2 milyon 367 bin olmuş. Yakında Ercan Havalimanı özelleştirmeye çıkacağı için ilgililerin bilgisine...

        Türkiye'nin KKTC Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ve KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu açılışı birlikte yaptı (soldan sağda).

        *****************

        Uçağın içinde neden saatlerce bekliyoruz?

        Havacılık sektörü kötü hava şartlarının neden olduğu aksaklıklara yeterince iyi hazırlanmış mı, seyahati iptal olan yolcuların haklarına riayet ediliyor mu, uçuş güvenliğini sıkıntıya sokan yolculara neler yapılıyor? Bu detaylar önemli

        Karın geldiği ilk gün bir uçağın içinde tam 2.5 saat beklemek zorunda kaldım. Kabin amiri yolculara durumu ne kadar anlatmaya çalıştıysa da başarılı olamadı, uçakta kontrolü kaybetti. Ciddi tartışmalar, taşkınlıklar yaşandı. Havayollarının yaptığı hataların başında yolcu alınıp kapılar kapatıldıktan sonra yolcunun hava şartları, meydan otoritesinin uçuş talimatları ve de-iceing konusunda bilgilendirilmemesi geliyor.

        Yağan yoğun kar her sektörde olduğu gibi havacılıkta da ciddi sıkıntılara sebep oldu. Türkiye'nin dışa açılan en önemli kapısı İstanbul Atatürk Havalimanı, kar yağışının altında kalınca, seferler iptal oldu, birçok yolcu havalimanlarında mahsur kaldı. Kapasitesini yüzde 70 oranında Türk Hava Yolları'nın kullandığı meydanda sefer iptalleri nedeniyle uçak park problemi had safhaya çıktı. Gelen uçaklar park edecek, yolcu indirip-bindirecek yer bulmakta zorlandı. Bu durum meydana olan seferlerin aksamasına, azalmasına sebep oldu.

        Öte yandan havacılık sektörü sadece kış için değil her türlü olumsuz hava şartları için daima hazırlıklı olmak zorundadır. Havalimanları, havayolları bunun için milyon dolarlık yatırımlar yapar. Mesela havalimanlarında pist ve taksi yollarının (uçakları piste götüren yol) temizlenmesi için özel kar araçları bulundurulur. Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) uhdesindeki havalimanlarında toplam110 adet karla mücadele aracı bulunuyor. Bu araçların 19'u ise Atatürk Havalimanı'nda yer alıyor. Bu araçlar birçok iş aracına göre farklı bir biçimde çalışıyor. 5 ve 8 metrelik kombine kar mücadele araçlarının ön kısmı karı kürüyor, orta kısmı süpürüyor, arka kısmı ise üfleyerek pisti kurutuyor. Buzlanmayı önleyici sıvı malzeme atan de-iceing araçlarında ise karı alıp uzağa savurmaya yarayan kar rotatifleri bulunuyor. DHMİ Atatürk Havalimanı Başmüdürü Celal Özuğur ve tecrübeli ekibi,meydandaki sıkıntılı anların sorunsuz atlatılması için tüm teçhizatlarıyla yoğun çaba gösterdi. Fakat İzmir Adnan Menderes'te böylesine hava şartları beklenmediği için hem tecrübeli personel hem de araç-gereç sorunu yaşandı. Her şeye rağmen meydanlar ve havayolları için meteorolojiden gelen bilgiler hayati önem taşır, en önemli kılavuz olur. Dolayısıyla meteorolojiden gelen bilgilere göre DHMİ'nin çözüm üretmesi gerekirdi.

        Uçaklar kışa nasıl hazırlanır?

        Motoru ısıtma: Soğuk kış günlerinde sabah yola çıkmadan önce otomobilinizin motorunu nasıl ısıtıyorsanız, uçakların motorları da aynı şekilde uçmadan önce bir süre çalışarak ısıtılır. Böylece gökyüzünde sıcak-soğuk farklılığından yaşanabilecek arıza yerde önlenmiş olur.

        Kabin ısıtma: Yolcular uçağa bindiklerinde üşümemeleri için motorla birlikte kabin de ısıtılır.

        Yağ değişimi: Uçak motoru yağının değişme zamanı gelmemiş olsa bile kış mevsimi için yağ değiştirilir. Burada önemli bir ayrıntı var; yağ bir süre ısıtıldıktan sonra değiştirilmelidir. Değişim sonrası motor bir süre çalıştırılarak bu sırada oluşabilecek hatalar kontrol edilir.

        Kaplama: Uzun süre hangar dışında bekleyecek bazı uçakların kanatları koruyucu kumaşla kaplanarak donmaya karşı tedbir alınır.

        De-iceing: Kalkıştan önce de-iceing ve anti-iceing yaptırmadan kalkışa gidilmesi neticesinde bir sürü uçak kırım yaşamıştır. Şubat 2008'de kalkıştan sonra düşen CRJ100 uçağı bunlardan biri. Bu işlemlerin gerekliliğine karar veren tek yetkili kişi ise uçağın kaptanıdır. Eğer uçağın kanadında, flap'larda ve diğer hareketli noktalarda buz, don ya da kar varsa bunları temizlemek için de-iceing işlemi uygulanır. De-iceing işleminde uçağın dışı sıcak su ve alkol-glikol bazlı sıvıyla yıkanır. Böylece uçakların aerodinamik yapısı, buzlanmadan kaynaklanabilecek olumsuzluklara karşı korunur. De-iceing işlemi, hava durumuna göre 20 dakika içinde özelliğini kaybettiği için uçakların bu süre içinde havalanması gerekir. Belirtilen sürede havalanmayan uçaklar tekrar de-iceing sürecine tabi tutulur. Hava trafiğinde aksamaların, uçak içinde uzun süre beklemelerin bir nedeni de de-iceing işlemi için oluşan kuyruklardır. DHMİ, kışa hazırlık için 812 ton de-iceing malzemesi depoladı. Bunun 184 tonu Atatürk Havalimanı'nda yer aldı. De-iceing işleminde bir uçak yaklaşık 100 litre sıvıyla yıkanıyor. Kimyasal bir karışım olmasına rağmen de-iceing işleminin çevreye herhangi bir zararı yok. Bu işlemde kullanılan ithal sıvının litresi 8 Euro. Araç ve hizmetin de ilave edilmesiyle uçak başına maliyet yaklaşık 1500 Euro'ya çıkıyor. Bu da havayollarına ek bir maliyet getiriyor. Öte yandan de-iceing işleminde kullanılan sıvı Türkiye'de de üretiliyor. Sıvının satış fiyatı ortalama 2 dolar.

        Anti-iceing: Uçak kanatlarının buz, don ya da kar tarafından etkilenmesini önleyici bir işlemdir. Uçağın gövdesine ve kanatlarına propilen glikol uygulanır. Uçak uygulamadan sonra belirli bir süre soğuğun getireceği muhalif şartlara hazırlıklı olur. Bu işlemde buz önleyici, su karışımı veya sadece buz önleyici sıvı uçağa tatbik edilir.

        Uçuş iptallerinde yolcu hakları

        Uçuş iptallerinde yolcuların birçok hakkı bulunuyor. Yalnız bu haklar uçuşun başladığı noktadaki yolcuyla bağlantılı uçuş olanlar arasında ciddi fark gösteriyor. Türkiye'de bu iki durum birbirine çok karıştırılıyor. Mesela Ankara'dan gelip İstanbul üzerinden Münih'e gitmek üzere Atatürk'te mağdur olan yolcunun hakkı başkadır. İstanbul'da evinden çıkıp Atatürk'e geldiğinde uçuş iptaliyle karşılaşan yolcunun hakkı farklı.

        "Havayoluyla Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmelik" 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe girdi. Yönetmelik, Türk menşeli havayolu işletmelerinin Türkiye'deki havaalanlarını iniş veya kalkış noktası olarak kullandıkları tüm uçuşlarda uygulanıyor. Yönetmelikle havayoluyla seyahat eden yolcuların sahip olduğu haklar ve bu hakların geçerli olduğu durumlarla yolcuların uçağa kabul edilmediği, uçuşlarının iptal edildiği ve ertelendiği durumlardaki asgari hakları belirlenip düzenleniyor.

        Havayolu şirketi, uçuşu iptal edilen tüm yolculara bekleme süresine uygun olarak sıcak ve soğuk içecek ve yemek vermekle yükümlü. Ayrıca havayollarının süre kısıtlaması olmaksızın iki telefon görüşmesi, faks ya da e-posta hizmeti teklif etmesi gerekiyor. Bir veya daha fazla gece konaklamanın gerekli hale geldiğinde havayolu otel sağlamak zorunda.

        Bilet ücreti hangi şartlarda talep edilir?

        Uçuşun iptali durumunda ilgili yolcu öncelikle bilet ücretinigeri alma ve seyahatin başlangıç noktasına ilk fırsatta dönmeyi sağlayacak bir uçuşunun ücretsiz temin edilmesini talep hakkına sahip. Yolcu en erken fırsatta son varış yerine güzergâh değişikliğinin sağlanmasını veya ileri tarihte benzer taşıma şartları altında değişiklik yapılmasını da talep edebilir.

        Hava muhalefeti tazminat kapsamında mı?

        Yönetmelikte tazminatla ilgili hükümler de yer alıyor. Tüm tedbirleri almış olmasına rağmen olağanüstü haller sebebiyle uçuşun iptal edildiğini ispat ettiği takdirde, havayolu tazminat ödemiyor. Olağanüstü durumlar havacılıkta force major olarak tabir edilen deprem, doğal afet, olumsuz hava koşulları gibi havayolunun elinde olmayan durumlardır. Havayolu, uçuşun iptali durumunda yukarıda anılan hizmetleri, yolcularına teklif etmekle yükümlü. Tazminat hakkı doğan yolcu 100 Euro'dan 600 Euro'ya kadar para alabiliyor.

        Dava açabilirsiniz

        Yolcuyu uçağa kabul etmeyen veya bir uçuşu iptal eden hava taşıma işletmesi, etkilenen her yolcuya yönetmeliğe göre tazminat ve yardım kurallarını belirleyen yazılı bir bildirim sunmakla yükümlü. Ayrıca, uçuşu icra eden havayolunun, en az iki saatlik bir tehirden etkilenen her yolcuya bu kapsamda sözlü, yazılı veya elektronik bildirimde bulunması gerekiyor. Yönetmelik hükümlerine aykırı davranılması halinde, yolcular kanuni yollara başvurabilir. Daha ayrıntılı bilgi için; yönetmeliğin tam metnine Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün sitesinden ulaşabilirsiniz (http://web.shgm.gov.tr/doc4/shy-yolcu.pdf).

        Diğer Yazılar