Turizm Bakanı Günay'dan Dikran Masis'e ada mesajı
Ayvalık'ta satın aldığı Tavuk Adası'nı turizme açmak için 4 yıldır uğraşan Eskidji Gayrimenkul'un sahibi, işadamı Dikran Masis'in sitemini geçen hafta aktardım.
Cunda Adası karşısında yer alan 18 dönümlük adada çalışmalara başlamak isteyen Masis, 14 bakanlıktan izin almasına karşın çivi çakamadığından dert yanmıştı.
Adada bulunan ve Kültür-Turizm Bakanlığı tarafından kendisine tahsis edilen 155 odalı 'Ay Yoannu tou Prodromou' isimli manastırı restore ettirmek isteyen Masis, iskele engeliyle karşılaşmıştı.
İşadamı Masis, restorasyonu gerçekleştirecek 22 üniversite öğrencisini ve inşaat malzemelerini
adaya çıkarabilmek için gereken iskeleyi, 1 yıl 4 aylık uğraşına karşın bir türlü kuramadığını belirtmişti. Dikran Bey'in sitemlerinin ulaştığı
isimlerden biri olan Kültür ve Turizm Bakanı, İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay ile görüştüm.
Bakan Günay, turizmin önünü açacak, ülkemizi tanıtacak, daha fazla turisti bölgeye çekecek her türlü yatırımı desteklediklerini belirterek şu mesajları verdi:
"Biz, engel olmak bir yana o adadaki manastırın restore edilip kültür varlığı olarak yerini alması amacındayız. O adanın bir an önce turizmin hizmetine sunulması için Dikran Bey'e yardımcı oluyoruz. Manastır, verdiğimiz süre içinde restore edilmedi. Uzatmaya gittik. Eğer bu sürede yine restorasyon başlamazsa tahsisi kaldırmak zorunda kalacağız. Sayın Masis'e bunu ilettim.
Söylediği iskele yapma izni de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı uhdesinde. İzni onlardan alacak, kıyılar o bakanlığa bağlı."
Bakalım Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan izin çıkacak mı?
Yoksa manastırın tahsisi alınacak.
Alınırsa da milyon dolarlara alınan ada, atıl durumda kalır.
Dikran Masis'in, "Bu adada tavuk mu besleyeyim" diye isyan ettiği Tavuk Adası, gerçekten tavuklar için ideal bir yer olur...
Yasemin Kafe nasıl olur da ilk 5’e girer?
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Bostanlı sahilindeki Yasemin Kafe, Türkiye’de “Ailece Gidilecek En İyi 10 Mekan” listesine 5’inci sıradan girmiş.
Jüride; Hakkı Kesirli, Çağla Şikel, Tuna Kiremitçi, Nora Romi, Neşe Erberk, Cahit Akyol, Emine Erdoğan, Hülya Ekşigil, Sibel Arna ve Şerif Yenen gibi yemek yazarı, gazeteci anne ve babalar var.
Acaba bu kişiler Yasemin Kafe’yi gidip gördü mü?
Gördü, oturdu ise nasıl listeye aldılar, anlamadım.
Seçim yaparken herhalde en önemli şeyin başında yiyecek ve hizmet kalitesiyle temizlik gelir.
Yerinin güzelliği ise sonraki iş..
Orası oturulacak bir yer..
O kadar..
Gidin servisine, temizliğine, tuvaletlerine bir bakın..
Türkiye’nin ilk beşine girmesine şaşırdım...
Ya da benim kalite anlayışımda bir hata var herhalde..
Görmemişin karı olmuş
Çocukluğumda diz boyu kar içinde okula gidip sınıfa girince sıcak sobanın başında ıslanan giysilerimi kurutmam her kar yağışında aklıma gelir.
30 yıl önce geldiğim İzmir'de en fazla 5-6 kez kar yağışına tanık oldum.
Bunların yarısı eridi gitti, tutmadı..
O yüzden İzmirliler kara hasrettir.
..Ve diğer bölgeler için eziyet olan her kar yağışını alkışlarla karşılarlar.
Son yağışta da durum değişmedi.
Kentte yaklaşık 6 saat kalan kar, İzmirliler için eğlence oldu.
Bu durumdan çıkan ders: İzmir'in kıymetini bilmektir..