03 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
11 Ekim 2016 Salı, 01:24:25 Güncelleme:08:58:01

Sağlam irade

 

Egolar, kişisel beklentiler, omurgasızlık, bilgisizlik, ‘milli hissetmemek’ sadece kendinin ve yakın çevrenin çıkarlarını düşünmek, bu çarpıklığın devamı için savaşmak, liyakata ve donanıma saygı göstermemek, insan yetiştirmemek, yetişmiş insanları sistemden dışlamak, onları yabancılaştırmak hatta marjinalleştirmek, kendi rüzgârını kendin üretmek ve bunu medya ‘üfürükçüleri’ ile fırtınaya çevirip, o koltuk ve görevlerde kalabildiğince çok kalmak için bel altı, bel üstü kuralsız, hukuksuz, kahpece kumpaslar kurmak...

Benim yaklaşık 30 seneden fazla içinde bulunduğum ve son 10 yıldır gazete köşelerinde, televizyonlarda veya muhatapları ile yüz yüze tartıştığım, hatta çatıştığım spor dünyamıza hâkim yönetsel modelin yapısı bunlardan oluşur.

Gelen giden, hiçbir şey değiştirmez, değiştiremez. Hep öyle oldu. Bu sistemin değişmesi için ‘sağlam bir irade’ gerekiyor öncelikle, sonra insan yetiştirmemiz. Bunun için insana yatırım yapmamız gerekiyor ama omurgası sağlam, bilgili, donanımlı, milli hassasiyetleri yüksek ve global düşünebilen, yetenekli insanlara...

Sporcu, antrenör, hakem, kulüp üyesi, kulüp başkanı, federasyon başkanı, medya mensubu, bürokrat, siyasetçi, bilim insanı... Özetle sporun tüm paydaş kümelerinde insanımızı yetiştirmek ve kalitesini yükseltmek zorundayız. Bunun için de sağlam bir irade göstermeliyiz. Kıvırmadan, günü kurtarıp üstüne yatmadan, ‘mış’ gibi yapmadan.

Sağlam irade sağlam insanlarda olur. Kararlı, bilgili, donanımlı, inanmış hatta ideolojik tabanı ne olursa olsun çakma değil gerçekten ideolojisi olan insanlarla. Benim gördüğüm, bildiğim, sporumuzda çoğunlukla en köşeli şey sadece toptur! Çoğu birey, içinde bulunduğu veya içine sonradan girdiği kabın şeklini alır maalesef...

Sporda veya başka alanlarda en büyük açmazımız maalesef budur ve bunu değiştirmeniz için çelik gibi sağlam iradeye sahip olmanız yetmez. Çoğunluğun ya da etkili bir grubun sağlam bir irade ile bu değişimi yapması gerekir. Bardağın az dolu kısmına bakınca bu karakterde sporcu, antrenör, hakem, kulüp üyesi, federasyon başkanı, medya mensubu, bürokrat, siyasetçi ve bilim insanı görebilirsiniz. Önemli olan çarpık sistemin değirmenine su taşıyanlara karşı bu grubun önünün açılması için mücadele vermek.

Zor olduğunu biliyorum, hatta çok zor olduğunu... Ancak zor oyun bozulur, yeter ki irade ve kararlılık ile bu yola çıkılsın yeter. Oyun bozulacaktır. Ülkemin sporu ancak böyle kalkınır. Yoksa günlük başarılar, dönemsel çıkışlar dışında sürdürülebilir bir başarı ve sistem ütopya olarak kalır. Zaten on yıllarımızı, genç nesillerimizi, mucizeler sonucu gelen başarılar, çıplak krallar, sahte efsaneler ve ütopyalar ile kandırmadık mı?

Haydi artık bu sistem bağımlılığının uyuşturduğu bünyeleri, uyuşmuş beyinleri rehabilite edelim. Sağlam bir irade ile sporumuzu topyekûn kalkındırmak için mücadele verelim. Zoru bozalım çünkü artık hastanın organ yetersizliği en kötü noktada. Hatta neredeyse beyin ölümü de gerçekleşmek üzere.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
  • Misafir 12 Ekim 2016 Çarşamba 09:21
    mükemmel bir analiz olmuş. teşekkürler .
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 15 MPH
Az Bulutlu