Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Aslında bugün oturmuş size bu satırları yazmak yerine bir Jedi Şövalyesi olarak evrenin selameti için kötülerle mücadele ediyor olmam gerekiyordu.

        En azından 10 yaşında böyle bir hayalim vardı! Anadolu lisesine girmek için test çözeceğime teneffüslerde ‘gücü’ hissedip bir Jedi Şövalyesi’ne yakışır şekilde ağaç tepelerinde daldan dala atlıyordum. Ta ki bir Jedi Şövalyesi’ne hiç yakışmayacak bir şekilde 3 metre yüksekten tepe üstü çakılıp sol kolumu iki yerden birden kırana kadar!

        O gün darmadağın olan sol dirseğime çakılan iki platin çiviyle birlikte uzay gemilerinin havalarda uçuştuğu, ışın kılıçlarıyla dolu Jedi Şövalyesi olma hayalimi de küçük bir sandığa çiviledim.

        HAYALLERİMDE İT GİBİ ÇALIŞTIM

        Ortaokuldayken, “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna hiç duraksamadan “Arkeolog” cevabını verirken aklımda sağa sola şaklattığım uzun kırbacımdan başka bir şey yoktu! Her sabah, bir ‘Kutsal Hazine Avcısı’ olarak kafamda şapkam, üzerimde deri montum, yandan boynuma astığım deri çantam ve kırbacımı iş kıyafetim olarak giyinip kâh firavunlar zamanında Mısır’da kâh racalarla Hindistan’da büyülü sandıklar, gizemli taşlar peşinde koşturup duruyordum. O zamanlar ne sigortalı bir işin ne demek olduğunu biliyordum, ne de asgari ücreti... Hayallerimde beş para almadan sabahtan akşama kadar it gibi çalışıyordum ama mutluydum!

        İlkokul 5’te iki ders arasında kafasında bisküvi kutusundan bozma bir astronot başlığıyla taaa Venüs’e kadar gidip gelen bir arkadaşım Rami’deki toptancı halinde işlerin nasıl olduğuyla ilgili şimdi tek kelimesini bile hatırlamadığım uzun bir tirat atarken Jedi Şövalyesi Kadir’le Indiana Kadir birkaç metre uzaktan el sallıyordu bana... Bir zamanlar gece onlarla yatıp sabah onlarla gözümü açtığım hayallerimle nasıl oldu da bu kadar uzak düştük diye durup düşünmeye bile vaktimin olmamasına mı yanayım yoksa artık hayal bile kuramadığıma mı bilemedim...

        İNGİLİZ ÇOCUK CASUSOLMAK İSTİYOR

        Geçenlerde The Guardian Gazetesi‘nde “Çocukken ne olmak istiyordunuz?” başlıklı haberi okurken hayallerin çocuklukla alakalı bir şey olduğunu düşündüm! 10 yaşında 40 çeşit hayalle ordan oraya koşturan ben 40 yaşında hayal etmenin ne güzel bir şey olduğunu bile hayal edemeyecek biri olarak giriyorum her gece yatağa... The Guardian’ın haberine göre İngiliz çocukları en çok sanatçı, atlet, casus, pilot, hayvanat bahçesi görevlisi olmak istiyor... Çocukların mühendislik, matematik, teknoloji gibi dallara, sıkıcı buldukları için ilgi göstermemesi yetkilileri düşündürüyormuş!

        SIRIKLA YÜKSEK ATLAMAK İÇİNGEÇMİ?

        Gaziantep‘te hayatını kaybeden bir hastanın yakını tarafından bıçaklanarak öldürülen doktor Ersin Arslan için ülkenin dört bir yanında protesto eylemleri yapılırken YGS‘de bütün soruları doğru cevaplayıp 500 tam puan alan Sümeyye Nur Satin‘ in hayalinin doktorluk olmasını takdir etsem de ben son bir haftadır içimdeki çocuğu uyandırıp Kapalıçarşı’nın çatısında James Bond’la birlikte casus kovalıyorum... Mühendis, doktor, pilot olmak 40 yıl önce de aklımdan geçmezdi bugün de gözümde yoklar! Jedi Şövalyesi olmak için bugün Yoda’nın kapısını çalsam muhtemelen o küçük bastonuyla kovalar beni... Ama sırıkla yüksek atlamaya başlamak için çok mu geç kaldım diye düşünmeden de edemiyorum...

        Diğer Yazılar