Ayrıntılı magazin!
"Bir zamanlar Almanya'nın Berlin kentinde Albinus adında bir adam yaşardı. Zengindi, saygındı, mutluydu; günün birinde gencecik bir metres uğruna karısını terk etti; sevdi, sevilmedi ve yaşamı felaketle son buldu. Öykünün hepsi bu kadar. Biz de üstünde durmayabilirdik, eğer anlatmaktan keyif alıp kâr elde edebileceğimizi bilmeseydik. Üstelik her ne kadar bir insanın yaşamının özeti yosunla çerçevelenmiş olarak bir mezar taşının üstüne kolayca sığarsa da, ayrıntılar her zaman hoşa gider."
Vladimir Nabokov, 'Karanlıkta Kahkaha' romanına böyle başlıyor ve 200 küsur sayfa Albi-nus'un yaşadıklarının 'ayrıntıları'nı anlatıyor!
DEMETİN EVLİLİĞİ ESPRİLERİ!
Nabokov'un dediği gibi Ayşe Özyılmazel'le Ali Taran'ın öyküsü de dört cümleyle anlatılıp bitirilebilirdi! "Ayşe Ali'yi sevdi. Evlendiler. Mutlulukları uzun sürmedi. Ve boşandılar!"
İki gündür bazı arkadaşlarım ve hayatımda ilk kez gördüğüm insanlar yaptığım işi öğrendiklerinde önce, "Bize ne Ayşe'yle Ali'nin boşanmasından?" diye söze başlayıp aslında bu evliliğin yürümeyeceğini nasıl da en başından bildiklerini ve daha bir dolu doğru-yanlış 'ayrıntıyı' bizim magazin sayfalarında kullanmayı beceremediğimiz kıvrak bir dille ballandıra ballandıra anlatıyor.
Geçenlerde bir arkadaşım Demet Akalın'ın üçüncü kez evlenmesiyle ilgili şakalar yapıp eğlenirken, eminim kendisinin iki kez boşandığı aklının ucundan bile geçmiyordu.
İKİYÜZLÜYÜM, İKİYÜZLÜSÜNÜZ!
Ağızlarını açtıklarında magazinin ne bayağı bir şey olduğundan başlayıp popçusundan oyuncusuna önüne gelene saydıran cevval gençlerin, Twitter'da her Allah'ın günü bir magazin haberini trending topic yaptığını görünce hep Nabokov'un 'Karanlıkta Kahkaha' romanının ilk satırları geliyor aklıma.
"Magazin" dendi mi sarımsak görmüş Drakula gibi kuruyup kalan bizim 'selebritilerimiz'in ellerinde gazetelerin magazin ekleri, kafeler-de barlarda tam da Nabokov'un söylediği gibi birbirlerinin hayatlarının 'ayrıntılarını' didik didik ederken değme magazin gazetecilerine tur bindirdiklerini de camialarında bilmeyen yok!
Daha önce de bu konuda yazmıştım! "Bize ne bilmem kimin aşk hayatından?" diye yakınıp her fırsatta o 'bilmem kimin' aşk hayatının dedikodusunu yapanların ikiyüzlülüğü karşısında her seferinde nutkum tutuluyor...