İstemem eksik olsun!
TÜRKİYE dev bir sahneye döndü! Girenin çıkanın belli olmadığı bir ortaoyunu oynanıyor uzun zamandır... Üç aşağı beş yukarı aynı tekst farklı dekorlar önünde yeniden yeniden karşımıza geliyor! Hemen hemen aynı aktörler spor, sanat, siyaset, eğitim, ekonomi alanında değişik kostümlerle sahneye çıkıp tiratlarını atıyorlar. İşte sanatçılarla hükümeti karşı karşıya getiren ‘tiyatro’ tartışması! Çok değil 5-6 yıl evvel Siyaset Meydanı’nda, “Benim tiyatrom 20 milyar aldı. Seninki 25 milyar...”, “Senin tuzun kuru babanın dükkânı var!”, “Bir yılda nasıl 9 oyun oynuyorsun onu açıkla bakalım!” diye seviyeli bir tartışma yapan sanatçılarımız şimdi tiyatrolarının önünde sabahlayıp davul çalıp şarkılar söyleyerek “Özgür tiyatro” diye bağrıyor...
SANATÇI DUYARLILIĞI BİR BAŞKA
İki yıl evvel Özen Yula‘nın ‘Yala Ama Yutma’ adlı oyununda ahlâksız mesajlar veriliyor diye yobazların tiyatroyu sopalarla basma tehditlerini yalayıp yutan, “Oyunculuğun er meydanı tiyatrodur” diye attı mı mangalda kül bırakmayan anlı şanlı oyuncularımız aynı günlerde, “Yerli dizi yersiz uzun” diye manifesto yayınlıyordu... Hemen hemen hepsi televizyonda dizilerde oynayan ya da oynamış olan tiyatro sanatçılarının ağızlarının her açtıklarında yerden yere vurdukları televizyon için gösterdiği duyarlılığı iş tiyatroya gelince es geçmelerindeki komedi ne Moliere‘de vardır ne de Şinasi de! Koca koca adamların televizyonlarda gazetelerde aylardır top çevirdiği, kimsenin kaleye gitmeyi düşünmediği futbol camiasının durumundaki trajikomikliği ise Shakespeare gelse yazamaz,Woody Allen istese filme çekemez!
FUTBOLUMUZ ÇAMURA SAPLANDI
Erkekler çok küfür ediyor, kavga çıkarıyor diye ceza olarak kadınlara ve çocuklara izlettirilen futbol maçlarında gelinen son noktada önceki gün Fenerbahçeli bir kadın taraftarı Beşiktaşlı kadın taraftarların elinden erkek güvenlik görevlileri kurtardı! Hakemin yüzüne, “Adamsan beni oyundan atarsın” diyen milli futbolcuları, ona cevap verip “Sen adam değilsin” diyen ama oyundan atamayan hakemleri, “Taraftarımız bir işaret bekliyor! Güneydoğu olaylarından bile büyük bir olay görüyorum” diye açıklama yapan teknik direktörleri, birkaç ay önce “kara” dediğine bugün “ak” diyen ‘etik’ten asla taviz vermeyen hukukçularıyla, canlı yayında hıyar soyup cacık yapan, “Türk futbolundan cacık olmaz” diyen ama kendileri savcı, hâkim, avukat olan yorumcularıyla dev bir çamur deryasının içinde debeleniyor futbol âlemimiz...
HERKES BİRBİRİNİ KARALIYOR
Sütten zehirlenen çocuklarla, 10-12 yaşlarında evlendirilen ‘çocuk gelinlerin’ aynı sütunlarda haber olduğu, Avrupa’nın en genç nüfuslu ülkesinde, gençlerin dinlediği pop müzikte ödülleri hâlâ 67 yaşındaki Ajda Pekkan’ın topladığı, “James Bond filmi aman bizi Arap ülkesi gibi göstermesin” diye endişe edenlerin filmin çekildiği Eminönü’nü, New York’un ‘Fifth Avenue’sü gibi hayal ettiği, herkesin “Ben temizim” demek yerine “Ama o da yaptı” deyip başkasının da ‘kara’ olduğunu söyleyerek ‘ak’lanmaya çalıştığı bu güzel ülke insanı çok yoruyor! Koca burunlu koca yürekli Cyrano de Bergerac gibi “İstemem eksik olsun!” diye haykırmak geliyor içimden... Eksik olsun böyle sanat da, siyaset de, spor da deyip sözü Cyrano’ya bırakıyorum:
İSTEYİNCE AY’A GİDEBİLMEK
“...Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek... Tek başına... özgür olmak! Dünyaya kendi gözlerinle bakmak. Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak. Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak; ne ün peşinde olmak, ne para pul düşünmek; isteyince Ay’a bile gidebilmek... Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek... Demek istediğim, asalak bir sarmaşık olma sakın. Varsın boyun olmasın bir söğüdünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?”